KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/13163 E., 2012/5119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle;
Sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
17.08.2009 tarihli '' Olay Yeri Tesbit ve Yakalama Tutanağı' nda 17.08.2009 günü saat 02.00 sıralarında karakolu arayan ... adlı kişinin kendilerinin bakmış olduğu Kalkan Beldesi Kalamar mevkiinde bulunan villaların karşısında bulunan çalılıkla kaplı tepede iki sahıs gördüklerini ve halen burada beklediklerinin ihbarı üzerine, 02.10 'da bahse konu yere gelindiği, villanın bahçesine oturularak beklenmeye başlanıldığı, 02.50 sıralarında ayak sesleri geldiği, kişilerin villara giden yola inerek önce ... adlı, sonra da ... isimli villaların bahçesine girip çıktıkları, müdahale edilerek ... ve ...'nın yakalandığı,
sanıkların üst aramasında tornavida, bıçak ve eldiven ile ...'ta 4 adet 50.00 , 1 adet 20.00, 1 adet 10.00 TL bulunduğu, ancak bu tutanakta yönelik Kalkan Beldesi Akbel mevkiinde ...'e ait villanın bakımıyla ilgilenen yakınan ...'e yönelik 16.08.2009 günü saat 23.00 sularında gerçekleştirildiği ileri sürülüp kolluğa bildirildiği belirtilen yağma olayından söz edilmediği, oysa 15.12.2009 tarihli oturumda anlatımı saptanan yakınanın patronu ...
23.16 'da ... numaralı karakolu arayarak yağma olayını bildirdiğini, 10 dakika içinde ekip gelerek yakınanla görüştüklerini ve yakınanı alıp gittiklerini söylediği, yakınan aynı tarihli oturumda patronunun 156' yı aradığını akşamleyin jandarmaya gitmediklerini sabah gidip şikayetçi olduğunu ifade etmiş, 17.08 2009 günü sabahleyin karakola gelen yakınan ... bahçede gördüğü ... ..., ..., ... ve ...'ı kendisini yağmalayan kişiler olarak teşhis etmiş, bu anlatımında yakınan villada işlerini bitirince bahçeye çıktığını, arkasından iki kişinin yaklaştığını, beline bir şey dayayarak ' ... abin nerede ' diye sorduklarını,
kendisinin de "buradan gitti'' dediğini, cebinde para var mı '' deyip 3 adet 50.00,1 adet 20.00 ve 1 adet 10.00 TL olan 180.00 TL parasını aldıklarını,' ... abine söyle tekrar geleceğiz, sokak kapısını aç ' dediklerini, kendisinin kapıyı açtığını bu kişilerin kapıdan çıkıp evin önünde iki kişiyle buluşarak gittiklerini belirtmesine karşın, Mahkemede 15.12.2009 tarihli oturumda bahçede yanan lambaları kapatmak için çıktığında henüz lambaları söndürmemiş iken iki kişinin geldiğini, bu kişilerin sanıklar ... ve ... olduğunu, diğer sanıklar ... ve ...'ın yüzünü görmediğini bu nedenle bu sanıklardan şikayetçi olmadığını,
olaydan sonra patronu ... ...'i arayıp 1-2 dakika konuşup, yakında bulunan patronun bulunduğu diğer villaya gittiğini söylemiş, böylece kolluk anlatımında 4 kişiyi teşhis etmesine karşın Mahkemede iki kişiyi teşhis ederek anlatımları arasında çelişki oluşturmuş, ayrıca ... üzerine kayıtlı kendisinin kullandığı cep telefonuna ilişkin iletişimin tesbiti tutanaklarında 16.08.2009 23.03.34 'te 51 ... patronu ... ... ile görüştükten sonra 23.04.28 1802 ... internete bağlandığının saptandığı,
yakınana bu husus sorulduğunda ... diye birini tanımadığını o gece internete girmediğini ifade etmiş, 30.03.2010 tarihli oturumda tanık sıfatıyla dinlenen ... yakınanın kaynı olup, belirtilen telefonu yakınanın kullandığını, 2009 yılı başlarında hattı kendisi adına aldıklarını ancak kendisinin numarayı bile bilmediğini yakınan ...'in kullandığını belirtmiş, böylece yakınan ile tanık ... anlatımları arasında açık çelişkiler oluşmuş,
tanık olarak anlatımları saptanan patronunun eşi ... yakınanın olaydan sonra yanlarına gelip olayı anlatırken unutmamak için yazdığını bu kağıtta yakınanın ışıkları söndürünce arkaya iki kişinin geldiğini anlattığını, tutanak düzenleyici tanık ...'da 14.01.2010 tarihli oturumda yakınanın villanın ışıklarını söndürdükten sonra iki kişinin geldiğini söylediğini belirtmiş, yakınan ise 15.12.2009 tarihli oturumda ışıkları söndürmediğini bu nedenle sanıkların yüzünü gördüğünü ifade ederek yine diğer tanık anlatımlarıyla çelişki oluşturmuş, jandarmaya ihbarda bulunan ... ...
17.08.2009 tarihli kolluktaki anlatımında evinde iken ...'ün kendisini arayıp bizim ilgilendiğimiz villanın karşısındaki tepelik alanda iki kişi gördüğünü söylediğini, kendisininde jandarmayı arayıp haber verdiğini, sonrasında jandarmalarla söz konusu villaların olduğu yere gittiklerini belirtmiş, ...'te kolluk anlatımında aynı şekilde beyanda bulunmuş, ... ...
15.12.2009 tarihli oturumda kolluktaki anlatımlarını tekrar ettiğini, yakınanın gasp edilmesi olayına dair bilgisinin olmadığını, Kalkan'da hırsızlık olayları olduğu için çevreyi takip ettiğini, tam tarihini hatırlamadığını sanık ... ve tam olarak kestirememekle birlikte yanındaki ...'yı ...'a ait villadan çıkarken gördüğünü, sonradan öğrendiğine göre villadan bir şey çalınmadığını ifade etmiş, 22.07.2010 tarihli oturumda tekrar dinlenen ... ... sanıkları gece 01.00-01.30 sıralarında jandarma tarafından yakalandıklarında gördüğünü,
Kalamar mevkiinde bir villada gece bekçişi olan tanık ... ise sanıkları tepede gördüğünde saatin 23.30 olduğunu belirtmiş, sanıklar yargılama aşamasında hırsızlık amacıyla villalara girdiklerini kabul etmişler ancak tüm aşamalarda yağma suçunu işlemediklerini yakınanın patronunun emekli komiserin villalardaki hırsızlık olaylarını önlemek için kendilerine böyle bir komplo kurduğunu savunmuşlar, 17.11.2009 tarihli oturumda tanık sıfatıyla dinlenen ... ... sanıklardan ...'yı tanıdığını, araba aldığını devrini almak amacıyla, kendisini vekalet almak için aradığını, karakolda olduğunu söylediği,yanında arkadaşı ...'nın olduğunu,
anılan kişinin karakol komutanını tanıdığını birlikte karakola gittiklerini, ... karakol komutanı başçavuş'a olayı sorduğunu, komutanın ...'in sanıkları paket etmesini istediğini yoksa kendisinin komutanı paket edeceğini ve tehdit ettiğini söylediğini ifade etmesi ve olay akşamı gerçekleştirildiği ileri sürülen ..., ..., ... 'ya yönelik hırsızlık eylemleri ve ... adlı villadaki hırsızlık suçuna ilişkin sanıklar hakkında soruşturma yapılıp dava açılıp açılmadığının da dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında: yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yakınan ile tanık ..., ..., ...,
... 'nin anlatımları arasındaki belirtilen açık çelişkiler taraflara sorulup giderilmeye çalışılarak hangisinin hangi nedenle üstün tutulduğu karar yerinde açıklanıp tartışılarak, ayrıca sanıkları 23.30'da Kalamar mevkiinde tepede gördüğünü söyleyen tanık ...'ün anlatımına göre yakınanın yağmalandığını iddia ettiği Akbel mevkii arasındaki mesafe saptanarak, yağma olayını gerçekleştirdikten sonra sanıkların yakalandıkları mevkii ne kadar zamanda gelebilecekleri saptanıp, tanık ... ...'in anlatımda söz ettiği ... tanık sıfatıyla dinlenerek,
olay gecesi gerçekleştirildiği ileri sürelen hırsızlık eylemlerine dair sanıklar veya başka kişiler hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava açılıp açılmadığı, açılmışsa dava dosyaları istenip incelenerek, gerekirse onaylı örnekleri dosyaya konulup kanıtlar bir bütün olarak değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdiri yerine, sadece somut olarak anlatılıp açıklanmadan soyut ifadelerle sanıkların anlatımları arasındaki çelişkilerden bahsedilip sanıkların mahkumiyetlerine hükmolunduğu,
ancak yakınanın kendi anlatımları arasındaki yakınanın anlatımlarıyla diğer tanıkların anlatımları arasındaki, yakınanın anlatımıyla hayatın olağan akışına aykırı olarak kendisine yönelik yağma suçundan hemen sonra iletişim tesbit tutanağındaki 1802 ... internet bağlantısına ilişkin bilgi arasındaki çelişkiler tartışılıp açıklanmadan, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/13163, K. 2012/5119, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama