KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/1457 E., 2012/4158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, özgürlüğü kısıtlama, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, hırsızlık, suç eşyasının satın alınması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
1.880 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... ile hakkında yağma suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilen arkadaşları ... hakkında, yakınanlarla ilk buluşmalarında yakınan ...’ı evine bıraktıktan sonra yanlarından ayrılmak isteyen yakınan ...’i bırakmamak suretiyle ve sonrasında her iki yakınanı yıkık bağ evine götürüp burada darp edip alıkoymak suretiyle dolaşım özgürlüklerini kısıtlama suçundan her bir yakınan bakımından ayrı ayrı zamanaşımı içinde soruşturma yapılması olanaklı görülmüştür.
Hükmolunan her bir cezanın süresine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE;
I-Sanıklar ... ve ...’in yakınan ... ...’ya karşı gerçekleştirdikleri güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında TCY.nın 155/2. maddesi uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezanın yanı sıra adli para cezasına hükmolunmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA;
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’i dolandırmak suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...’e tek başına senet imzalatmak suretiyle geceleyin yağmalamak suçundan (hükmün IX-D ve X-D başlıkları altında) kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’i dolandırmak suçundan TCY.nın 157/1. maddesi uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezanın yanı sıra adli para cezasına hükmolunmaması; sanık ...’ın adli sicil kaydında yer alan Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 gün ve 2007/74 – 2008/331 esas karar sayılı ilamı ile sanık ...’in adli sicil kaydında yer alan Çorum Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2006 gün ve 2006/77 – 2006/267 sayılı ilamının onaylı bir örneği getirtilerek, haklarında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
III-A-1)Sanıklar ..., ... ve ...’nin yakınan ...’e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Yakınan ... ile sanıkların aşamalardaki anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre; olay öncesi birlikte yakınan ...’in otomobilinde olduğunu öğrendikleri altınları almak hususunda anlaşıp plan yapan ve bu amaçla sanık ...’in kullandığı oto ile yakınan ...’in kullandığı otoyu takip edip, önüne araçlarını kırarak durmasını sağladıktan sonra, elindeki tabanca ile ...’in otosuna binen sanık ...’in, tabancayı ...’in beline dayayarak,
öndeki aracı takip etmesini isteyip, bulundukları yerden yaklaşık 600 – 700 metre uzaklıktaki çiftlik mezarlığının üst tarafına götürdükleri ve eylemi gerçekleştirmek için sanık ...’in araçtan ... ile araçta bulunan ...’in arkadaşlarını indirip, kendisine daha önceden gerçekleşen bir olay nedeniyle hırsız deyip vurduracağını söylediğini duyduğunu söyleyerek darp etmeye başladığı ve bu sırada diğer sanıklar ... ile ...’in de kendi araçlarından inerek,
yakınanın aracını aramak suretiyle torpido gözünde bulunan altınları alıp sanık ...’e “hadi tamam gidelim” diyerek hep birlikte kendi otomobillerine binerek olay yerinden ayrılmaları biçiminde gerçekleşen olayda; eylemin başlangıcı, gelişimi ve sonuçlanması safhaları değerlendirildiğinde, sanıkların önceden anlaşıp eylemi planladıkları ve kastlarının yakınanın aracında bulunan eritilmiş altını almak olduğu,
bu amaçla yakınanın seyir halindeki aracını durdurup, işbölümü uyarınca sanık ...’in silah tehdidiyle başka bir yere götürerek yine burada aşağı indirip silah doğrultmak ve darp etmek suretiyle, diğer suç arkadaşlarının araçta arama yapıp altını almaları için gerekli olan süre kadar yakınanın direncini kırıp alıkoyduğu,
eylem de kullanılan silahın yakınanın özgürlüğünü kısıtlama suçunun gerçekleştirilmesinin yanında yağma suçunun gerçekleştirilmesi için de kullanıldığı gözetilmeden, yakınanın eylem sırasında yağmalandığının farkında olmamasının, sanıkların önceden oluşmuş ve başkaca kanıtlarla belirlenebilen kastları karşısında sonucu değiştirmeyeceği gözetilmeden, sanıkların yağma suçundan hükümlülükleri yerine, yerinde olmayan gerekçeyle TCY.nın 141/1. maddesiyle yazılı biçimde hüküm kurulması;
b-Sanık ...’nun adli sicil kaydında yer alan Çorum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.9.2006 gün ve 2005/442 – 2006/872 esas karar sayılı, 11.04.2007 tarihinde kesinleşen ve hakkında tali karar fişi düzenlenmiş olan ilamı ile Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/87 sayı ve 14.4.2009 günlü şartla tahliye kararına konu olan ilamının getirtilerek sonucuna göre, sanık hakkında TCY.nın 58. Maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmemesi;
2)Sanıklar ... ve ...’ın yakınanlar ...’a asıl borçlu ve yakınan ...’e kefil olarak senet imzalatmak suretiyle gerçekleştirdikleri yağma suçundan (hükmün IX-B-C ve X-B-C başlıkları altında) kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ...’ın adli sicil kaydında yer alan Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 gün ve 2007/74 – 2008/331 esas karar sayılı ilamı ile sanık ...’in adli sicil kaydında yer alan Çorum Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2006 gün ve 2006/77 – 2006/267 sayılı ilamının onaylı bir örneği getirtilerek, haklarında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, yakınan ...’a asıl borçlu ve yakınan ...’e kefil sıfatıyla bir adet senet imzalatmaları, tek bir yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, katılan sayısınca yağma suçundan hüküm kurulması,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ... ...’nın kuyumcu atölyesinden altın çıkararak güveni kötüye kullanma suçunu işleyen sanıklar ... ve ...’in eylemine iştirak etmekten kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ...’ın adli sicil kaydında yer alan Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 gün ve 2007/74 – 2008/331 esas karar sayılı ilamı ile sanık ...’in adli sicil kaydında yer alan Çorum Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2006 gün ve 2006/77 – 2006/267 sayılı ilamının onaylı bir örneği getirtilerek, haklarında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yakınanlar ... ve ...’in dosya içeriğine göre belirlenebilen, yakınan ... ...’ya ait kuyumcu atölyesinden 5. kez güveni kötüye kullanmak suretiyle elde ettikleri altınları, yakınan ...’in yağmalanması sonucu ellerinden çıkması üzerine,
bu altınları geri alabilmek için mahallelerinden tanıdıkları kabadayı olarak bilinen ... lakaplı ... aracılığıyla sanıklar ... ve ...’le tanışıp, altınları gömüden bulduklarını belirterek ... ile yanındaki arkadaşlarından geri alınmasını istedikleri, sanıkların önce altınları paylaşmayı sonrada kişi başına 2 bin lira olmak üzere toplam 6 bin lira para istedikleri ancak sonradan altınların yakınan ... ...’nın atölyesinden alındığını öğrenip, yakınanları baskı altına alıp kendi isteklerini yerine getirttirebilmek için, önce yakınan ...’e senet imzalattıkları, bir gün sonrada her iki yakınanı yıkık bağ evine götürüp burada her ikisini de dövüp,
sanık ...’un yanındaki bıçağı yakınan ...’ın bacağına sallamasına karşın cebindeki anahtarlığa isabet etmesi nedeniyle yaralayamadığı ve yakınanlara söz konusu altınları ... kuyumculuk atölyesinden aldıklarını itiraf ettirip, cep telefonu kamerasına kaydettikleri ve görüntüleri yakınanlara izlettirip “bunu ...’ya göstersem bana 10 bin lira ödül verir sizi de süründürür” diye tehdit ettikleri sonrasında tekrar arabaya bindirip gittikleri kırtasiyeden boş bir bono yaprağı alıp, yakınan ...’ın asıl borçlu, yakınan ...’in de kefil sıfatıyla,
meblağ kısmını boş bırakarak imzalatıp yakınanları serbest bıraktıkları ancak iki saat sonra tekrar telefonla arayıp 100-200 lira harçlık isteyip buluştukları ve parayı aldıktan sonra, arkadaşları ...’i aradan çıkarttıkları bundan sonra kendilerine para getirmeleri gerektiğini söyledikleri, yakınanların itiraz etmeleri üzerine, sanık ... elindeki bıçakla oynarken, sanık ...’in senetleri çıkartıp sallayarak “elimizde senetleriniz var ya para getireceksiniz ya da altın ayrıca bizimle ya dostluğu seçersiniz ya da düşmanlığı” demek suretiyle tehdit ettikleri, yakınanların korktukları için dostluğu seçtiklerini söylemeleri üzerine,
sanık ...’in, arkadaşı ...’un araması olduğunu bunun kaldırılması için avukata para vereceklerini ve 200 gr altın getirmelerini istediği, yakınan ...’ın atölyedeki işinden kaçta çıktığını öğrenip yakınanları evlerine bıraktıkları, aynı gün akşamı bu kez yalnızca yakınan ...’i arayıp buluştukları ve yakınana artık yalnızca üçünün olduğunu ve arkadaşı ...’ı “kafala”layıp kendilerine altın getirmesini söyledikleri, yakınan ...’in kabul etmemesi üzerine, o zaman bize üç kez altın getirin senetlerinizi iade edelim diyerek ayrıldıkları ve bir gün sonra ...’ın atölyeden aldığı 200 gr altını ... vasıtasıyla sanıklara gönderdiği,
sonrasında sanıkların bu kez ...’i aradan çıkartıp ...’dan bir kerede 40 bin liralık altın getirmesini isteyip, kabul etmemesi üzerine azar azar getirmesini söyleyip ...’dan kısa aralıklarla 145 gr, 400 gr ve 50 gr. altını işyerinden çıkartıp sanıklara doğrudan verdiği, en son atölyeden çıkarttığı 200 gr altını ise sanıklardan önce görüştüğü arkadaşı ...’e bu sende dursun diyerek verdiği ve atölye çalışanlarının farkına varıp yakınanları yakalamaları biçiminde gerçekleşen olaylar dizesinde;
Sanıkların, yakınanlardan senetleri alırken uyguladıkları cebir ve şiddetle yakınanları korkutup sindirerek baskı altına alıp sonrasında ellerindeki senetleri gösterip kendilerine ya altın ya da para getirmelerini isteyip, bir tanesi elindeki bıçakla oynarken diğerinin ya bizimle dostluğu ya da düşmanlığı seçersiniz diyerek tehdit ettiği ve bu aşamadan sonra yakınanlardan önce üç kez altın sonra da toplam 40 bin liralık altın getirmelerini isteyip, bunu parça parça almaları eylemlerinin tek bir yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı biçimde hüküm kurulması;
4)Bozma ilamının [III)A] başlığının (1, 2 ve 3) alt başlığı altında belirtilen suçlar bakımından sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
B)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, yakınan ...’in özgürlüğünü kısıtlama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
İddianamede yağma suçu anlatılırken yakınanın özgürlüğünün kısıtlandığından söz edilmesi bu konuda dava açıldığını göstermeyeceğinden ve anılan suçtan nitelendirme veya sevk maddesi gösterilmemiş olması karşısında, sanıklar hakkında özgürlüğü kısıtlama suçundan açılmış dava bulunmadığı halde, ek iddianame düzenlettirilmeden, ek savunmayla yetinilerek bu suçtan da hükümlülüklerine karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında, yakınan ...’in özgürlüğünü kısıtlama suçundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar ... ve ...’ın yakınanlar ...’a asıl borçlu ve yakınan ...’e kefil olarak senet imzalatmak suretiyle gerçekleştirdikleri yağma suçu ile aynı sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümler yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 326/son maddesinin gözetilmesine 07.03.2012 tarihinde kısmen oybirliğiyle, kısmen oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Kararın (II) nolu kısmında “sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yakınan ...'i dolandırdıkları kabulüne yönelik Düzeltilerek Onama kararına;
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanıkların eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu bu nedenle suçun vasfında yanılma nedeniyle bozma inancı ile sayın çoğunluğun bu yöndeki düşüncesine iştirak olunmamış, diğer yönlerden sayın çoğunluk görüşü benimsenmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/1457, K. 2012/4158, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama