KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/18992 E., 2015/38206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Tebliğname No
- 6 - 2009/75024
- Mahkemesi
- Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 25/12/2008
- Numarası
- 2008/124 (E) ve 2008/545 (K
- Suç
- Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, yakınan S.. İ..’ı vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde darp ederek kasten yaralama suçunu da işledikleri, 5237 sayılı TCK'nın 149/2.maddesi uyarınca yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağının anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK’nun 86/1 ve 87/3.maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Oluş ve dosya içeriğine göre; yakınanın olay tarihinde gece saat 04.00 sıralarına kadar sanıklarla birlikte eğlendikten sonra, dönüş yoluna koyuldukları ancak yakınandan işlettiği kahvehaneyi zorla devralmak niyetinde olan sanıkların yakınanı evine bırakmak yerine alıkoyarak dağa götürdükleri, burada yakınanı 02.08.2007 tarihli doktor raporunda belirtildiği üzere burnunda ve sağ ayağında kemik kırığı oluşacak şekilde darp ederek aynı günün sabahında kahvehanenin işletmeciliğinin kendilerine devrini sağladıkları, kahvehanenin asıl sahibi olan B..
D..’in kovuşturma aşamasındaki beyanında yakınanla iki yıllık kira sözleşmeleri olduğunu henüz bir yılının dahi dolmadığını aralarında kira nedeniyle bir anlaşmazlık bulunmadığını olay tarihine kadar yakınanın kahvehaneyi devredeceğinden hiç bahsetmediğini belirttiği, olay gecesi darp edilen yakınanın kahvehaneye sanıkların kolunda getirildiği ve darp edildiğinin dışarıdan da rahatça gözlemlenebildiğinin tanık beyanlarınca doğrulandığı,
olay tarihinde devriye görevi yapan ve sabaha karşı araç içerisinde sanıklar ile yakınana rastlayan polis memurlarının tanık sıfatıyla alınan beyanlarında özetle sanıklardan Davut ve Yılmaz’ı görevleri gereği tanıdıklarını, olay günü sabaha doğru çeşme başında bir aracın durduğunu fark ettiklerini, yanlarına gittiklerinde, sanıklardan Davut ve Yılmaz’ın ellerini yıkadıklarını ve kendilerini görmeleri üzerine telaşlandıklarını belirttikleri, sanıklar olay gecesi yakınanın tepeden düşerek yaralandığını iddia etmiş iseler de;
mahkemece yakınandaki yaralanmanın düşme neticesinde mi darp neticesinde mi olup olmadığının tespiti amacıyla doktor raporu aldırıldığı ve söz konusu rapora göre yakınandaki yaralanmaların daha çok darp neticesinde oluşabileceğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerinin kanıtlandığı gözetilerek hükümlülüğü yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/18992, K. 2015/38206, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama