KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/23056 E., 2012/6294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 14/04/2011 tarih ve 6217 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26 maddesi ile eklenen geçici 3. maddesine göre, “01/01/2014 tarihine kadar, Asliye Ceza Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunmayacağı” belirtildiği görülmekle, giderilme olanağı bulunmadığından, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Ancak
1-Gerekçeli karar başlığında katılan kurumun faaliyet gösterdiği İl Müdürlüğü'nün Diyarbakır yerine Antalya olarak yanlış gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2- Suç eşyasını satın alma suçundan sanık ...'un suç konusu telefon kablolarını kolluk tarafından yakalanmadan üç gün önce yaşları küçük olması nedeniyle soruşturması ayrı yürütülen şüpheli ..., ... ve ...
10 topunu 30.-TL karşılığı aldığını, soruşturma evrakı ayrılmadan önce Hazro Cumhuriyet Başsavcılığında 27.09.2007 günlü savunman huzurunda alınan ifadesinde adı geçen sanığa “9-10 kilo kabloyu 5 .-Tl ye sattığını” ifade ettiği ve aynı günlü şüpheli ...'ın savunman huzurunda alınan ifadesinde de “sanık ...'u tanıdığını ve komşusu olduğunu” belirttiği ve dava konusu iddianamede hırsızlık suçundan sanık ... ve yaşı küçük şüpheli ... hakkında 11.12.2006 tarihinde aynı suç yerinde gerçekleştirdikleri hırsızlık eylemi nedeniyle dava açıldığının anlaşılması karşısında;
öncelikle iddianamede belirtilen dosyanın getirtilip incelenmesi ve yaşları küçük olması nedeniyle soruşturması ayrı yürütülen şüpheli ..., ... ve ... hakkındaki evrakın akıbeti araştırılıp, dava açıldığının saptanması halinde ve olanaklı ise her iki dava dosyasının birleştirilmesi, olanaklı değil ise evrakı ve / veya dava dosyası getirtilip incelenip, gereğinde beyanına da başvurulduktan sonra delillerin bir bütün halinde takdir edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/23056, K. 2012/6294, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama