Hükümlü ... savunmanının yaptığı temyiz istemi üzerine yokluğunda verilen hükmün hükümlüye tebliği ile yapılan temyize onay verip vermediği hususunda meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın, hükümlünün temyize onay verdiği veya temyiz isteminde bulunduğuna ilişkin dosya içerisinde bir belge bulunmadığının anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 gün 2008/10-101-113 sayılı kararları da gözönüne alınarak hukuken geçerliliği bulunmayan zorunlu savunmanın yaptığı temyiz isteminin REDDİNE, dosyanın incelenmeksizin Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Hükümlü ... hakkında mağdurlar ... ve ...’a yönelik eylemleri yönünden kurulan hükmün temyizen incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, hükümlü ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Hükümlü ... hakkında mağdurlar ..., ..., ... ve ...’e yönelik eylemleri yönünden kurulan hükmün temyizen incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCY’nın 43/3. maddesi uyarınca, yağma suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetildiğinde, hükümlünün her bir mağdura yönelik eyleminin ayrı ayrı yağma suçlarını oluşturduğu düşünülmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, uyarlama yargılamasında kazanılmış hak oluşmayacağının gözetilmesine, 14/11/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.