İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/24096 K.2012/14253

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15/11/2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2011/24096Karar2012/14253Tarih11 Temmuz 2012Okuma6 dk · 1.295 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2011/24096 E., 2012/14253 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2012
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Tehdit, dolandırıcılık
Hüküm
Kısman beraat, kısmen mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.295 kelime·6 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15/11/2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Gerekçeli karar başlığına isimleri yazılmayan mağdurlar ... ve ...'in isimlerinin yerinde eklenmesi olanaklı görülmüş ;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Dolandırıcılık ise; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararı olarak kişinin kendisine veya başkasına icrai veya imhası davranışlarla yarar sağlamasıdır.

Dolandırıcılık salt mal varlığına karşı işlenen bir suç değildir. Mal varlığı yanı sıra irade ve karar verme özgürlüğünü korumaya yönelik bir suçtur. Dolandırıcılık suçunda mağdur yanıltılmaktadır. Yani dolandırıcılık suçu tipik bir hile suçudur. İrade hile ile fesada uğratılmaktadır. Mağduru hataya düşürecek kurnazca hareketler hiledir. Her hile ahlaka aykırı bir eylem olsa dahi her zaman cezalandırılan dolandırıcılık olması için suç tipinde belirtilen şekilde muhatabı hataya düşürmesi gerekir. Hata kişideki tasavvur ile gerçeği birbirine uymaması olup, hile: mağdurda hata hali oluşturacaktır. Mağdurdaki tereddüdü kuvvetlendirilmesi de onu hataya düşürmektedir.

Hilenin kandıracak nitelikte olması gerekir. Kullanılan hile mağdurun durumu fail ile olan ilişki göz önüne alınıp kandırılmış ise olay bazında eylem dolandırıcılık olacaktır.

Yalan: bilerek gerçek dışı bir hususun beyan edilmesidir, yalan toplumda güvenin kötüye kullanılmasıdır. Yalan söyleyen muhatabın güven ve iyi niyetini istismar eden kişidir. Fail söylediği yalanın kontrolünü engel olacak veya yalanın tespitini zorlayacak bir hareket yapmadıkça mücerret yalan hile olarak kabul edilmemektedir. Şayet beyanda bulunan gerçeği söyleme bakımından hükümlülük altında ise yalan güvenin kötüye kullanılmasında bir araçtır.

Yalan kişi üzerinde etki yapması için söylenmiş ise hile olarak ele alınabilir. Yalan mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıran güven ortamı içinde ortaya konmalı fail mağduru istediği yöne çekmiş olmalıdır. Mücerret yalan dolandırıcılığın karakteristik unsuru olan hileyi meydana getirmez. Hilenin kandıracak nitelikte olup olmadığı olaysal değerlendirilmelidir.

Olayın özelliği, mağdurun durumu, fail ile olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli yalanın denetim olanağı bulunup bulunmadığına da bakılarak belirlenmelidir.

Eğer aldatılan için bu olayın gerçek olup olmadığı önemsiz ise bu durumda onun hatasından bahsedilemez.

Dolandırıcılık suçunda mağdurdan fail hile ile bir şeyi almakta veya bir şeyin teslimini sağlamakta ya da mağdurun yararlandığı bir haktan vazgeçmesini temin etmektedir.

Duygusal veya manevi yönden uğratılan zarar gibi mağdura temin edilecek geleceğe yönelik kazanç tasavvurları bu suçun maddi unsuru olamayacağı gibi irdelemesi ve belirlenmesi objektif olarak mümkün olmayan hallerde bu suçun objektif unsurunu teşkil etmez.

Her dolandırıcılık eylemi failin planladığı aldatıcı nitelikli hareketlere başlar ve bu aldatıcı hareket kişilerin birbiri ile olan ilişkilerinde iyi niyet ve güven kurallarını temelden ihlal eder.

Mağduru hataya düşürecek, aldatıcı hareketlerin yapılması ve düşünen hata ile aldatıcı hareketler arasında nedensellik bağının da bulunması gerekir. Dolandırıcılık suçunun temel şekli 5237 sayılı TCK.nun 157. maddesinde yer almıştır.

Dolandırıcılık suçunun vasıflı hali ise 5230 sayılı TCK.nın 158.maddesinde düzenlenmiş ve suçun temel şekline göre daha ağır müeyyideler içinde barındırmaktadır.

5237 sayılı TCK'nın 158/1-b maddesinde “kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle işlenmesine ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Dolandırıcılık suçunun bu nitelikli haliyle fail mağdur üzerinde ve onun iradesinde doğrudan olmamakla beraber, bir hususu onun korkmasını temin etmek için kullanmakta bu ise mağdura yönelik doğrudan bir tehdit biçiminde olmasa dahi onu hataya sevketmelidir.

Bilindiği üzere kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlar başkasına güven duymaya en fazla ihtiyaç duydukları kandırılmaya en müsait oldukları zamandır. Kişinin içine düştüğü çaresizlikten yararlanılarak aldatılması çok daha kolaydır. Ancak bu bendin uygulanabilmesi için mağdurun gerçekten tehlikeli veya zor şartlarda bulunması ve bundan yararlanılmak suretiyle eylemin gerçekleştirilmesi gerekir.

Mağdur böyle bir durumda değil ise bu nitelikle halin uygulanması mümkün olmayacak eylem 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesi kapsamında ele alınacaktır.

Bu yasal değerlendirme ışığında; somut olaylarımıza gelince ;

1- Olay tarihinde sanık ...'ın mağdur ... ...'in oğlu olan ... ile anlaşıp, bir tavuğu kesip kanını ...'in üzerine sürdükten sonra adı geçen mağdura oğlu ... gidip elinde kestikleri tavuğun kana bulanan bıçak bulunduğu halde önceden husumetinin bulunduğu bir çocuğu kavga esnasında bıçaklayarak yaraladığını bilgisini vermesi üzerine olaya müdahil olan ...'in teyzesi olan ve sanığın yargılandığı diğer eylemin mağduru ... sanık ...'ın kendi oğulları ...'ya benzer bir olayda yardım ettiğini belirtip, sanık ...'ı eve çağırdığı,

görüşmeye gelen adı geçen sanığın konuşmaya başlamadan önce yanında taşıdığı tabancayı sehpanın üzerine koyduktan sonra ...'in yerine silahla yaralama eylemini üstlenecek birisini bulabileceğini belirtip cep telefonu ile mağdurun huzurunda biriyle konuşuyor gibi yaptıktan sonra bu işin hallolduğunu ancak suçu üstlenecek kişinin 6.000.TL istediği söylemesi üzerine, adı geçen mağdurun aynı gün akşam üstü parayı Kenan İnalkaç'a verdiği, iki ay sonra da bu sefer ...'in yerine sözde tutuklanan kişinin ceza aldığı ve 12.000.-TL daha istediği iddiası ile mağdur ...

Sezerden belirtilen miktarda paranın alındığı , mağdurdan alınan ilk 6.000.-TL parayı sanık ... ve mağdurun oğlu olan ...'in birlikte harcadıkları daha sonra bütün bu olanların gerçek olmadığını öğrenen mağdur ...'in eyleme oğlununda katılması nedeniyle şikayetçi olmadığının anlaşılması karşısında; yukarıda belirtilen açıklamaların ışığında sanığın eylemi 5237 sayılı TCK.nun 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Sanık ...'ın yaşı küçük katılan ... 'yı tehdit edip, adı geçen katılanın üzerine kestiği tavuğun kanını sürüp eline verdiği bıçak ile bir kişiyi öldürdüğünü ailesine söyletmesi üzerine, katılan ...'dan oğlunun hapse girmesinin engellenmesi için oğlu yerine başka bir kişiyi kolluk kuvvetlerine teslim ettiğini bu nedenle bu kişiye ceza evinde bakılması gerektiğini belirtip 300.-TL istediği katılan ...'da oğlunun başının beladan kurtulması için bu teklifi sanığa güvenerek kabul ettiği ancak 3-4 ay sonra 500-600.-TL'nin sanık tarafından istendiği iddiası ile bu miktardaki parayı 3-4 ay aldığı,

katılanın bu durumunu kullanarak bu sefer sanığın araba ihtiyacı olduğunu belirtip 7.000.-TL talep ettiği parayı alamadığı takdirde kendilerine “polise” ihbar edeceği tehdidinde bulunduğu , katılan ... istenilen miktardaki parayı da sanığa verdiği ancak sanığın isteklerinin ardı ve arkasının gelmediği ihbar tehdidi ile katılanlardan 5.000.-TL daha istediği bu sefer borçlusu katılan ... olan senedin düzenlenerek sanığa teslim edildiği, bu senedi sanığın araç alımında kullandığı, vade gününde de katılanlar tarafından ödendiğinin iddia olunduğu,

suç konusu senedin dosya'ya ibrazı sonucu 05.11.2008 günlü bilirkişi raporunda inceleme konusu senedin yazıyla meblağını gösteren bölümdeki “Beşbin yetele” ve “...” yazılarının sanık ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği,

sanığın Ceza evinden havale ettirdiği 15.09.2008 günlü dilekçede senet üzerindeki yazıların kendi eli ürünü olmadığını iddia ettiği bilirkişi raporu üzerine de 05.12.2008 günlü duruşma da bu defa senedin yırtılmış olduğunu düşündüğü için yazının kendine ait olmadığını savunup bu koşullarda kabul ettiği ancak senedin kız kardeşinden borç olarak katılanların almış olduğu bilezikler karşılığında düzenlendiğini savunması şeklinde gelişen olayların bir bütün halinde 5237 sayılı TCK.nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu düşünülmeden , aynı yasanın 158/1-b maddesi ile uygulama yapılması,

3- Olay tarihinde sanık ... ile katılan ...'nın yeğeni olan ve adı geçen katılan ile birlikte ikamet eden ... ile arkadaş oldukları, mağdur ...'nın evine yeğeninin arkadaşı olması nedeniyle gelip giden yaşı küçük adı geçen mağdurun oğlu ... ile de tanışıp arkadaşlık yapmaya başladığı 2006 yılı Şubat ayı içerisinde bir gün sanık, ... ve mağdur ... ile birlikte sanığın kullandığı araç ile gezerken şehrin dışına çıkıp aracı park ettikten sonra,

sanığın ...' ya bir tavuğu kesip elbiselerine akan kanı sürdükten sonra kanlı bıçak ile birlikte ailesinin yanına gidip kavga ettiği bir kişiyi bıçaklayıp öldürdüğünü ancak suçu başka bir şahsın üstlendiğini, suç üstlenen kişininde hizmetinin gereği para istediğini söyleyip ailesinde para istemeyi teklif ettiğini, mağdur ...'nın kabul etmemesi üzerine,

sanığın bağırarak “ne dediysek o olacak” diyerek koltuğunun altından çıkardığı siyah- kahverengi renkli tabancayı çıkarıp mağdura doğru doğrultup “yapacaksın diyorsan yapacaksın” diyerek bağırdığı ,

tanık ...'ın araya girerek silahı tuttuğu ve sanığın tekrar beline koymasını sağladığının mağdur ...'nın 19.06.2007 günlü ifadesinde belirtildiği ayrıca sanığın üzerinde silah taşıdığına ilişkin Kayseri 6. Asliye Ceza mahkemesinin 05.12.2007 günlü oturumunda ...'in beyanlarının da bulunduğunun anlaşılmasına rağmen tanık ...'ın aşamalarda yukarıda belirtilen olay ile ilgili ifadesi alınırken sadece “tehdit” etti şeklinde beyanla yetinip tehdit eyleminin ne şekilde ve nasıl gerçekleştirildiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde sorulmadan eksik ve yetersiz araştırma ile yetinilip sanık hakkında beraat hükmü kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile katılanlar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 11.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/24096, K. 2012/14253, 11 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/24096
Karar No
2012/14253
Tarih
11 Temmuz 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/24096 K.2012/28077
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/24097 K.2012/16859
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/24098 K.2012/17143
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/24099 K.2012/16860
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/24101 K.2012/16861
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/24102 K.2012/16862

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.