KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/4318 E., 2012/7766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522/1, 59/2, 81/2. maddeleri gereğince 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Karaburun Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/1998 tarihli ve 1995/41 esas, 1998/21 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun'un 142/1-b, 116/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 25/07/2007 tarihli ve 2007/38-104 sayılı kararına karşı yapılan eski hâle getirme talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 04/05/2010 tarihli ve 2007/38-104 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İZMİR 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2010 tarihli ve 2010/600 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29/12/2010 gün ve 2010/15259/76972 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2011 gün ve KYB-2011/10080 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/03/2011 tarihinde Dairemize
gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında,
25/07/2007 tarihli kararda başvuru şekillerinden olan tutanak düzenlenmesi koşuluyla zabıt kâtibine yapılabilecek sözlü başvuru usulü, temyiz mercii ve kanun yoluna başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususlarının gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği anlaşılmakla,
bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 40. maddesi gereğince eski hâle getirme nedeni teşkil edeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ RKMİLLETİADINA
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/4318, K. 2012/7766, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama