KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/6448 E., 2013/20106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içinde bulunan 09.05.2007 tarihli olay tutanağı içeriğine göre, "Suç tarihinde Buca-Şirinyer pazar yerinde görev yapan polis ekibinin, saat 14:15 sularında, daha önceki hırsızlık suçları nedeni ile kendilerince tanınan, elinde siyah evrak çantası bulunan ..., boyun kısmında çizikler bulunan ... ... ve 13-14 yaşlarında olduğu tahmin edilen ... ...'ı pazar yerinde takibe aldıkları, pazar yerinde çocuk tişörtü bakan ... ...'in yanına yaklaşan ... ...'ın vücut teması sağlayıp alışveriş süsü verdiği, ...'ın elindeki çantayla kapama yaptığı, ... ...'ın yakınanın sağ kolunda asılı çantasından cüzdanını alarak pantolonuna sakladığı ve olay yerinden hızla kaçarken yakalandığı, ... ve ...'ın ise pazar yerinin kalabalık olmasından faydalanarak kaçtıklarının" belirtildiği;
Yakınanın, "Çantasından ne zaman ve ne şekilde hırsızlık yapıldığını fark etmediğini, cüzdanını çantasında bulamayınca karakola başvurduğunda, ... ...'ın cüzdanının çaldığını öğrendiğini" beyan ettiği,
28.05.2007 tarihinde karakola getirilen ...'ın şüpheli sıfatıyla alınan beyanında atılı suçlamayı kabul etmediği; tutanak mümzilerinin aynı gün düzenledikleri tutanakta, "Her ne kadar olay yerinden kaçan şüphelinin ...'ın olduğuna ilişkin tutanak tutsalar da, faillerin isimlerini yanlış anımsamaları nedeni ile sehven ... ... ve ... olarak tutanağa yazdıklarını, aslında bu kişilerin olayın şüphelisi olmadıklarını ve şüphelilerin gerçek kimliklerinin taraflarınca bilinmediğini" bildirdikleri;
aynı tutanak mümzilerinin 29.05.2007 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında, "Sabıkalılar albümünden firar eden şüphelilerin ... ve ... olduğunu teşhis ettiklerini" belirttikleri; sanıklar ... ve ...'in 06.06.2007 tarihinde yakalanarak ifade için karakola getirildiği ve tutanak mümzilerinin olayın şüphelilerinin bu şahıslar olduğuna ilişkin teşhis tutanağı düzenledikleri, ancak tutanakta sanıkların imzalarının bulunmadığı,
Yargılama sırasında sanıkların boynunda çizik bulunmadığına ilişkin gözlemin zabta geçirildiği, tutanak mümzi ... ...'ün duruşmada tanık sıfatıyla alınan beyanında, "Cüzdan alma olayını bizzat görmediğini, uzaktan gördüğünü ve net bir teşhis yapamadığını"; tanık ... ...'nun, "Cüzdan alma olayını görmediğini ancak üç şahsı birarada pazarda dolaşırken gördüğünü, ...'in yönlendirmesi nedeni ile tutanağa ... ve ...'ın adını yazdıklarını"; tanık ...
Demirci'nin ise, "Sanıkları önceden simaen tanıdıklarını, ancak ismen bilmediklerini, ...'in söylediği isimlere itibar ederek tutanak düzenlediklerini, olayı gerçekleştiren kişilerin sanıklar olduğunu, sanıkları fotoğrafından ve karakola geldiklerinde teşhis ettiklerini" söylemeleri; sanıkların da ... ...'ı tanımadıklarını ve atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; pazaryerinden kaçan iki şahsın sanıklar olduğunun duruksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilemediği,
tutanak mümzilerinin geri planda bulunup hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısları tam olarak görmedikleri, tutanak mümzilerince tutulan, kendi içinde ve alınan beyanlarla çelişen tutanaklar dışında sanıkların savunmasının aksine kesin, yeterli, hukuka uygun ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/6448, K. 2013/20106, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama