KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/9470 E., 2013/24033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık ...'ın adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınan sanık ...'nın, sanık ...'a suçtan önceki bir tarihte iki adet kamyonet sattığı,sanık ...'ın yakınan ...'ya ilk araç için 10 aylık taksidi ödediği, ikinci kez aldığını ise ödeyemediğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında; taraflar arasında hukuki işlem nedeniyle alacak borç ilişkisi bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK 150/1. madde ve fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık ...'ın şüphe üzerine kolluk tarafından yakalandığında yakınan ...'dan yağmaladıkları 40.000 TL bedelli senedi verdiği kişiyi söyleyerek bunun yakınana iadesini sağlayıp kendisinin zararını tamamen karşıladığının anlaşılması karşısında;sanıklar ... ve ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 168/1-3. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Diğer sanık ... ile birlikte önceden verdikleri karar uyarınca yağma suçuna doğrudan katılan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCY’nin 37/1. maddesi yerine aynı Yasanın 39. maddesiyle uygulama yapılması,
4-Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/9470, K. 2013/24033, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama