KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/14966 E., 2013/6186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı, Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen dava konusu çocuğun cinsel istismarı eyleminin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezanın doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık ... savunmanı Av. ...’in temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, sanık ... hakkında duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Bir başkasını, kendisinin veya yakınanın hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya teslime zorlanması söz konusudur. İcrâî hareketle işlenebilen bir suçtur.
Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır. Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması yağma suçunu oluşturur. Cebir- şiddet mağduru maddeten zorlayan failin istediği davranışa ve malın zaptına karşı sukut içine sokan fiillerdir. Tehdit muhatabın üzerinde zorlama etkisinin hali hazırda bedensel tesir eden zorlama ile değil gelecekte belirtilen manevi bir zorlama korkutmayla oluşmasıdır.
Ciddi tehdidin objektif olarak görünüm uyandırması ve tehdit edilen taraftan ciddiye alınması da gerekir. Dolayısıyla hafif bir tehlikeyle tehdit yani şahsen ve malen büyük bir tehlike oluşturmayan tehditler yağma suçunun oluşması bakımından yeterli değildir. Tehlikenin büyük olup olmadığı daha çok faili bir mesele olup tehdidin yönlendirilmiş olduğu şahıs yer ve zaman da göz önüne alınarak her somut olayda nicelik incelemesi gerekmektedir.
Ancak tehdit edilen kötülük ile malın teslimi arasında oran yok ise yine yağma suçundan bahsedilemez.
Bu açıklamalar ışığında; yakınanın olay günü gündüz vakti Florya civarında bisikleti ile gezerken sanığın yanında bir arkadaşı olduğu halde kollarını kaldırıp yakınanın düşerek yaralanmasına neden olduğu, yanındaki arkadaşının daha sonda ayrılıp gittiği, sanığın yakınanın yanına gelip bir şey oldu mu diye sorup yakındaki tenha sayılabilecek merdiven boşluğuna götürmeye çalıştığı, yakınanın tepki göstermesi üzerine şurada biraz oturalım sonra gidersin dediği, söz konusu yere giderek oturdukları, sanığın yakınana cep telefonun var mı diye sorduğu, yakınanın da cep telefonunu çıkarıp verdiği,
sanığın telefona bakıp dandikmiş diyerek geri verdiği, daha sonra paran var mı diye sorduğu, yakınan yok deyince, bu sefer sanığın cinsel duygularını tatmin etmeye dönük fiillerde bulunması şeklinde gelişen eylemde, sanığın yakınanın cep telefonunu aldığı ya da paran var mı diye sorduğu sırada ne şekilde cebir ya da tehdit kullandığına ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan ve yakınanın içsel olarak korkmasının da tek başına yağma suçunun oluşumu için yeterli olmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/14966, K. 2013/6186, 27 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama