KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/16257 E., 2013/461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2013
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Gasp suçundan sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 495/1, 61/1.59 ve 81/3. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 11 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair KAYSERİ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/11/2002 tarihli ve 2002/259-301 sayılı kararının infazı sırasında, 01 /06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1.
150/2, 35/2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis eczası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 07/06/2005 tarihli ve 2002/259-301 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.07.2012 gün ve 2012/12037/42544 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 gün ve KYB/2012/200680 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 17.09.2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2005 tarihli ek kararında kanun yolunun hatalı gösterildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 tarihli ve 2011/6-386 esas, 2012/99 sayılı kararı nazara alınarak, kanun yolu ve merciinin hatalı bildirilmesinin kesinleşmeye engel olmadığı kabul edilmek suretiyle, anılan kararı müteakip verilen uyarlama kararlarının hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." seklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması,
herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkânı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/16257, K. 2013/461, 15 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama