KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/25393 E., 2013/22087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında 07.12.2007 tarihinde kesinleşen ve zamanaşımı süresini durduran hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara sanık başka suçtan cezaevinde hükümlü olduğundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2008 günlü yazısı ile ara verildiği, “42 gün” sonra sanığın 13.06.2008 tarihinde salıverilmesi ile zamanaşımı süresinin yeniden durduğu, daha sonra sanığın denetim süresi içindeki yükümlülüğü ihlal ettiğinin belirlendiği 12.02.2010 tarihi ile kesinleşme tarihi olan 07.12.2007 arasında zamanaşımı süresinin toplam “2 yıl 24 gün” durduğunun anlaşılması karşısında; suç için zamanaşımı süresinin geçmediği belirlenerek yapılan incelemede:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suç tarihi 04.04.2006 olmasına karşın, gerekçeli karar başlığında 01.04.2006 olarak yazılması,
2-Sanığın,yakalandıktan sonra yakınanlar ... ve ...'a ait iş yerlerinin önünden suç arkadaşı ile birlikte çaldıkları deterjanları sattıkları yeri göstererek kolluk görevlilerine iadeyi gerçekleştirdiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK’nın 168/1.maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi, 3-Sanık ...’ın yaş küçüklüğü dikkate alınarak uzlaşma teklifinin 5560 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı Yasanın 253/4. maddesi uyarınca kanuni temsilcisine yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-28.11.1991 doğumlu olup, suç tarihinde 15 yaşını tamamlamamış olan sanığa hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda, 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesi uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezaya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5-Sanığın suç arkadaşı ile birlikte 3 farklı yakınanın iş yerleri önünde bulunan deterjanları çaldığı, yakınanlar ... ve ... ait deterjanları çaldıktan sonra başka bir iş yerine sattığı,yakınan ... ise deterjanını çalıp kaçarken yakınan tarafından sanığın yakalandığı,olayda 2 tamamlanmış ve 1 kalkışma aşamasında kalmış hırsızlık suçunun oluştuğunun anlaşılması karşısında;iş yerlerinin birbirine yakın olması nedeniyle tek bir eylemle birden fazla mağdura karşı hırsızlık suçunun işlendiği gerekçesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/25393, K. 2013/22087, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama