KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/29098 E., 2013/16405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün İncelenmesinde:
Sanıklar ... ve ...'ın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına ilişkin Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2007 gün ve 2006/169-2007/203 sayılı kararı, sanık ... savunmanının temyizi üzerine Dairemizce incelenerek bozulmuştur.
Yerel Mahkeme bozmaya uyup yargılamaya devam etmiş ve sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 168/1-4, 31/2. maddeleri uyarınca 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezasının TCK'nın 50/1-d maddesi uyarınca 4'er ay müddetle internet kafe olarak çalıştırılan yerlere gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine hükmetmiştir. Mahkemenin bu hükmü sanıklar savunmanları tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir
Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur.
Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir.
Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağırılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Hal böyle olunca,
Sanık ... için hırsızlık suçundan kurulan 27.04.2007 tarihli hüküm temyiz edilmeden kesinleştiğinden ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2010 gün ve 2010/611-939 sayılı kararı ile kurulan hükmü temyiz etme olanağı bulunmadığından, sanık ... savunmanının bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün İncelenmesinde:
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b maddelerine uyan hırsızlık suçlarının gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 12-15 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin yarısının geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 6 yıllık sürenin suç tarihi olan 09.10.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/29098, K. 2013/16405, 15 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama