KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/5036 E., 2013/3053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılanın 27.6.2009 tarihli kolluk anlatımında: “ 26.6.2009 günü saat 23.00 sıralarında elinde bulunan simitleri satmak için cadde üzerine geldiğini, saat 23.10 sıralarında sanığın cep telefonundan kendisini arayarak yanına geleceğini söylediğini ve 15 dakika geçtikten sonra yanına geldiğini, birlikte bir çay ocağına gidip çay içtiklerini, daha sonra tam olarak yerini bilmediği yeşillik bir alana gittiklerini, saat 01.00 sıralarında sanığın bir arkadaşının geldiğini, karanlık olduğu için eşgalini tam göremediğini, ancak 1.80 boylarında zayıf ve esmer tenli bir şahıs olduğunu, bu şahsın belindeki silahı çıkararak soyunmasını istediğini,
elindeki silahla kafasına vurduğunu, yere yatırarak iki yıldır biriktirmiş olduğu bel çantasının içindeki 9.000 TL parasını, iki adet cep telefonunu, yüzüğünü, saatini aldığını, üzerindekileri çıkarıp sadece iç çamaşırları ile bırakıp gittiklerini, utandığı için polise gidemediğini, eve gidip durumu kardeşine anlattığını ve polis merkezine geldiklerini” beyan ettiği.
Cumhuriyet Savcılığına vermiş olduğu ve suç tarihini 3.7.2009 olarak belirttiği 6.7.2009 tarihli şikayet dilekçesindeki ve Cumhuriyet Savcılığındaki 7.7.2009 tarihli anlatımlarında: “olay günü akşam üstü bankaya yatırmak ve borcunu ödemek için biriktirdiği 11.000 TL kağıt para ve 250-300 TL bozuk para yanında iken sanığa rastladığını, birlikte çay içtiklerini, bankaya para yatırma zamanını geçirdiğini, Cevatpaşa parkına, ormanlık yere gittiklerini, oturur oturmaz sanığın bir arkadaşının gelerek belinden çıkardığı tabancanın kabzası ile alnına ve kafasının muhtelif yerlerine vurduğunu, sanığın da üstündekileri çıkarıp bel çantasını, yüzüğünü,
saatini zorla aldığını, kendisini iç çamaşırları ile bırakıp birlikte kaçtıklarını” beyan ettiği.
14.12.2011 günlü oturumdaki anlatımlarında ise: “olay günü sanıkla buluşup çay içtiklerini, kendisine cumaya gitmeyi teklif ettiğini, alkollü olduğunu söyleyerek sanığın kabul etmediğini, simit sattığı için cebinde devamlı 200-300 TL parasının olduğunu, bankadan 9.000-10.000 TL. kredi çektiğini, birlikte parkta otururken kafasına çorap geçirmiş bir şahsın gelerek elindeki silahla çenesine vurup üzerindeki paraları aldığını, iç çamaşırları kalana kadar kendisini soyduklarını, iki saat yürüyerek eve gittiğini ve kardeşine olayı anlattığını” beyan etmiş olduğu,
bu haliyle katılanın aşamalardaki anlatımlarının sanıkla karşılaşma biçimi ve zamanı, yağmalandığını iddia ettiği paranın temin şekli, olay yerine sonradan geldiğini iddia ettiği şahsın nitelikleri hususlarında çelişkili olduğu.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 17.5.2011 tarihli cevabi yazı içeriğinden, katılana ait olup olay esnasında yağmalandığı belirtilen cep telefonunun 29.6.2009 tarihinden sonra sanığa ait iki ayrı hat ile kullanılmaya başlandığının anlaşılması karşısında; öncelikle katılanın anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi, katılanın yağmalandığını iddia ettiği paranın bankadan kredi çekmek suretiyle temin edildiğini beyan etmesi halinde, ilgili bankadan sorularak katılanın beyanının doğruluğunun saptanması, katılana ait cep telefonunun ne surette temin edilerek kullanılmaya başlandığı hususunda sanığın savunması tespit edilerek,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/5036, K. 2013/3053, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama