Yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, konutta ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c) ve (h) bentleri ile birlikte (d) bendinin; sanık ... hakkında aynı maddenin (c) bendi ile birlikte (a), (d) ve (h) bentlerinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanık ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, konutta ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c) ve (h) bentleri ile birlikte (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, kurulan gerekçe ve teşdit uygulanmış olması karşısında bozma sebebi yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesiyle yapılan uygulamaya esas alınan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/950 esas ve 2006/424 karar sayılı ilamıyla, TCK’nun 157/1. maddesi uyarınca hükmedilen 1660 TL adli para cezasının, miktar yönünden kesin nitelikli olup 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.