KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/749 E., 2013/24380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 491/ilk maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 19.02.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Bulancak Sulh Ceza Mahkemesinin 19/02/2002 tarih 2002/46 esas 2003/18 sayılı hükümlülük kararı sanıklar ... ve ... yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan karar yerel Cumhuriyet Savcısı ve sanıklardan ... tarafından yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine,
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11/07/2005 tarih 2004/22987 esas 2005/12579 sayılı kararı ile, sanık ... yönünden “suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yeni yasalar çerçevesinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve bozmanın temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...'a teşmiline” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılarak bozmaya uyulup verilen görevsizlik kararı üzerine Bulancak Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklar ... ve ... da yararlandırılarak 20/01/2009 gün ve 2006/24 E. 2009/5 K. sayılı kararın verildiği anlaşılmışsa da.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı hükümle cezalandırılan sanıklar hakkında birbiriyle çelişen hükümlerin verilmesinin engellenmesi ve temyiz yoluna başvurmayanlar aleyhine doğabilecek adaletsizlikleri önlemektir.
Anılan maddenin uygulanabilmesi için; aynı mahkemece aynı kararla birden çok sanığın hükümlendirilmesi, sanıkların fiilinde bağlantı bulunması, hükmün Cumhuriyet savcısı, katılan veya sanıklardan bir veya birkaçı tarafından ve sanıkların tümünü kapsamayacak şekilde temyiz edilmiş olması, hükmün cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık nedeniyle sanık yararına bozulması ve bu bozmanın hükmü temyiz etmeyen veya kendileriyle ilgili temyiz bulunmayan sanıklara da uygulanma olanağına sahip olması gerekecektir.
Suç unsurlarının oluşmaması, fiilin suç olmaması, cezanın azaltılması veya ortadan kaldırılmasını gerektiren nedenler de cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık olarak değerlendirilebilecektir.
Bu nedenle hükmün diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi, somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; adı geçen hükümlüler hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılamasının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, bozma ilamı sonrasında ki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlüler ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca adı geçen hükümlü hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/749, K. 2013/24380, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama