KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/8281 E., 2012/16450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezaların tür ve süresi ve yasal sürede olmamasına göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318 maddesi uyarınca REDDİNE,
Dosyaya eklenmiş olan aynı Mahkemenin 2010/342 ve 2011/318 sayılı dosyalarına ait belgelerin yerinde Mahkemece ait oldukları dosyalara eklenmesi olanaklı görülmüştür.
I. Yakınanlar ..., ... ve ... Çoşkun'a karşı eylemlerle ilgili kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yakınanlar ... ve ...'a karşı eylemlerde silah kullanılmadığı halde, sanıklar hakkında hüküm kurulurken TCY'nın 149/1-a maddesine de yer verilmesi ... ceza belirleme gerekçeleri karşısında; hükmün gerekçesinde sanık ... hakkında TCY'nın 58.maddesinin uygulanması gerektiğinden söz edilmişse de; tefhimle hükmün esasını oluşturan kısa kararda 58.maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş olması, uygulanacağı belirtilen hükümlülüğün esasen yerine getirme tarihine göre 58.madde uygulanmasına esas olamayacağı ve karşı temyiz bulunmadığından kazanılmış hakta gözetildiğinde sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir.
5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK'nın 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325. maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendini savunmaktan başka,
kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlen- dirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından, yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC.Anayasa'sının 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, Anayasaya aykırılık- larının ileri sürülemeyeceği ve ... hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Anılan maddeye göre, hakim uyuşmazlıklarda, ... hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır.
Bu açıklamalar ışığında;
Mahkemece 5271 sayılı Yasası'nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ve savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Zorunlu müdafilik ücreti olan toplam 3.285 TL’nin sanıklardan tahsili ile hazineye gelir kaydına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Yakınan ...'a karşı ... nedeniyle kurulan hüküm ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Yakınan ...'ın sanık ...'in amcası olan diğer yakınan ... ve yakınan ...'ın ortak olduğu işyerinde çalıştığı, bu kapsamda sanıkların yakınan ...'ı önce telefonla arayarak, sonrasında ise çalıştığı iş yerine giderek sürdürdükleri eylemleri bir bütün olarak yakınan ... üzerinde baskı kurmaya ve ondan istedikleri parayı almaya yönelik olup, iş yeri çalışanı olan ...'a karşı yağma suçunu oluşturacak şekilde bir istemlerinin bulunmadığı ve anılan suçun yasal ögelerinin gerçekleşmediği anlaşıldığı halde, adı geçen yakınana karşı yağma suçundan da hükümlülüklerine karar verilmesi,
2. Sanık ...'in bıçak ve mermi taşıması eylemi bir bütün halinde tek 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunu oluşturduğu ve en ağırından hüküm kurulması gerektiği halde, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/8281, K. 2012/16450, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama