KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2013/20540 E., 2013/20895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2013 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 59/2, 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, 53, 116/2, 62/1, 53, 151/1, 62/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile (işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları bakımından 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı ise de; 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamaya göre sonuç cezanın açıkça lehe olduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/20540, K. 2013/20895, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama