KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2013/2577 E., 2013/20301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Belli süre ile hapis cezasına mahkum olmak, cezanın uyarı gereksinimini ve kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayabildiği gibi kısa süreli hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesi de toplum barışı açısından bir zorunluluk göstermeyebilir; bu durumda da seçenek yaptırımlara hükmedilebilir. Seçenek yaptırımlara uyarak hareket edenin kendisi için yararı ve hukuki sonuçları vardır. Olayda mevcut seçenek yaptırımların belirlenmesinde; kişiselleştirme ve bireyi topluma kazandırma gibi olgular ile cezanın karşılığı yaptırımın infazının da dikkate alınması gerektiği muhakkaktır. Kısa süreli hapis cezalarına karşı seçenek yaptırımlarının uygulanması 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinde yerini bulmuştur.
Bu yasa normunun uygulanması, mahkemenin takdir yetkisindedir. Bu takdir iki hususa ilişkin bulunmaktadır. Bunlardan biri fail için seçenek yaptırıma hükmedilip hükmedilmeyeceği, diğeri de para cezasına mı yoksa güvenlik tedbirine mi hükmedileceği yönündeki takdiri kapsamaktadır.
Mahkeme bütün bu hususlarda takdir yetkisini kullanırken suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suç işlemesindeki özellikleri göz önünde bulunduracaktır.
“Bir yerlere gitmeme ve belirli etkinlikler yapmadan yasaklanma” seçenek tedbiri seçilecekse bu durumda belli yerler ve etkinlikler sanığın suç işlemesine, suça yönelmesine ya da zararlı alışkanlıkları edinmesine veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasına, çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunuyorsa sanık veya hükümlünün, yeniden suç işlemesine yol açan bu tür yerler ve etkinliklerden ayrık tutulabileceğinin belirlenmiş olması gerekir.
Dolayısıyla belli yere gitme veya etkinliğin yapılmasına ilişkin yasaklama, failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesine olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin bulunmalı, yani çevrilen seçenek tedbir işlenen suçla bağlantılı olmalıdır. Aksi halde hakim takdirinden bahsedilemez. Ayrıca seçenek tedbirin infazı da duraksama yaratmamalıdır.
Hal böyle olunca söz konusu tedbir kararının sanığı suça yönlendiren ortamdan ayrık tutacak bir şekilde ve infazında da duraksama yaratmayacak biçimde verilmesi gerekirken, sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının yaş küçüklüğü nedeniyle, “ 6 ay süreyle internet kafelere ve eğlence amaçlı oyun salonlarına gitmekten yasaklanmasına” şeklinde infazda duraksamaya neden olacak biçimde tedbir kararına çevrilmesine hükmedilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/2577, K. 2013/20301, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama