İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/31253 K.2016/5550

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53

Esas2013/31253Karar2016/5550Tarih27 Haziran 2016Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2013/31253 E., 2016/5550 K.·Yağma Suçu Suç Vasfının Tayini Hak Yoksunluğu

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 108

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 241

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43

TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (5377) Madde 6

"İçtihat Metni" Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

A- Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan hükümlülüklerine dair kararların yapılan temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b bendinde yazılı "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin, sanık...savunmanı ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıkların, kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak,

TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına" cümlesi yazılarak diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B- Sanıkların kasten yaralama, tehdit suçlarından ve sanık ...'ın tefecilik suçundan hükümlülüklerine dair kararların yapılan temyiz incelemesinde;

Mahkemenin kasten yaralama ve tehdit suçları yönünden sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Oluşa ve dosya içeriğine göre; katılan ...'in 2008 yılının 12. ayında sanık ...'dan faizle 3.000 TL borç para aldığı, bu paranın her biri 1.350 TL bedelli 3 taksit halinde toplam 4.050 TL olarak ödenmesini kararlaştırdıkları, anlaşma uyarınca katılanın sanığa 20/12/2008 – 20/01/2009 ve 20/02/2009 vade tarihli 3 adet senet imzalayıp verdiği, bu olaydan sonra sanık ...'un tanık ... ...'den 3.500 TL borç para isteyip aldığı, karşılığında katılandan aldığı senetleri verdiği, tanık ...'in de sanık ...'tan aldığı senetleri katılana iade edip katılandan 4.000 TL bedelli yeni bir senet aldığı,

sanık ...'un katılandan olan alacağının bu şekilde tanık ...'e geçmesinden sonra, sanık ...'un sanık...ile birlikte katılanın yanına gidip; tanık ...'in yanına gideceklerini, ...'in senedini iade edeceğini ve borcunu yine kendisine ödeyeceğini söylediği,

bu şekilde aldattıkları katılanı arabaya bindirip başka bir yere götürdükleri, burada sanık .....'in katılanı tuttuğu, sanık ...'un darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralayıp ölümle tehdit edip her biri 1.350 TL bedelli 3 adet senedi zorla imzalatmasından sonra katılanı bırakıp uzaklaştıkları, sanık ...'un başlatılan soruşturma kapsamında kendiliğinden kolluğa gidip senetleri iade ettiği olayda,

1- Sanık ...'ın, tanık ...'ten aldığı 3.500 TL borç paraya karşılık, katılandan olan 4.050 TL alacağını adı geçen tanığa temlik ettiği, bu durumun mağdur tarafından benimsenip bu bağlamda tanık ...'e yeni bir senet düzenlendiği, sanık ...'un bu aşamada katılandan herhangi bir alacağı kalmadığı halde, sanıkların katılanı belediyenin çöp dökme alanına götürüp darp ve ölümle tehdit ederek hiç bir dayanağı olmayan 4.050 TL bedelli 3 adet senet imzalatmaları biçiminde gerçekleşen eylemlerinin birden fazla kişi ile birlikte yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Tehdit suçundan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi ve 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile TCK.nın 53/1-b bendinde yazılı "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden takdiri lüzumu,

3- Kabule göre de; yasal koşulları bulunmadığı halde TCK'nın 108. maddesi ile uygulama yapılması,

4- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde tefecilik suçunun.

“Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi,...” biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, tefecilik suçunun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümü içerisinde yer aldığı, bu bölümün de topluma karşı suçlar kısmı içinde bulunduğu,

5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen “Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği,

bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olduğu,

Ayrıca, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği anda suçun işlendiği kabul edilmekle birlikte, 5237 sayılı Yasanın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle oluşan sırf hareket suçu niteliğinde bulunduğu, bu suçun ivaz karşılığında ödünç paranın borç alana verilmesiyle tamamlandığı, suçun tamamlanması için ivazın temin edilmiş olmasının şart olmadığı, hatta ödünç olarak alınan paranın vadesinde geri ödemesinin yapılmamış olmasının da suçun oluşması üzerinde bir etkisinin bulunmadığı,

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığından sanık ...'un, katılana faizle ödünç para verdiğinin anlaşılması ve 01/06/2005 tarihinden sonra işlenen suçlarda TCK'nın 241. maddesindeki açık düzenlemeye göre süreklilik şartının aranmaması karşısında sübut bulan tefecilik suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve Hazine vekillerinin, sanık...savunmanı ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/31253, K. 2016/5550, 27 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/31253
Karar No
2016/5550
Tarih
27 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/31257 K.2016/5471
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/31285 K.2016/5473
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/31360 K.2016/5241
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/31363 K.2016/5245
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/31369 K.2016/5249
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/31372 K.2016/5236

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.