KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2013/33182 E., 2014/4661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2014
- Tebliğname No
- 2 - 2012/215870
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 17/05/2012
- Numarası
- 2011/330 (E) ve 2012/95 (K
- Suçlar
- Hırsızlık, Yağma
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın bulunduğu Cezaevi İdaresi aracılığıyla gönderdiği 20.06.2013 ve 05.12.2013 günlü dilekçelerinde, “...hızlandırılmasını ve gerekirse iç tasdiklenerek tarafıma beyan edilmesini", “...bir an önce onaylanmasını istiyorum.” şeklindeki ifadelerde geçen onama işleminin yerel mahkeme hükümlerinin Yargıtay tarafından incelenmesi sonucunda yerine getirdiği bir faaliyeti ifade ettiği, yasal düzenlemeye göre de, onama yetkisinin sadece Yargıtay'a ait olduğu, temyiz hakkından açıkça feragat edilmediği, anılan dilekçelerin temyiz ve dosyanın öncelikle incelenmesine ilişkin irade beyanını içerdiğinin anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık savunmanının Cumhuriyet Savcısı'nın mütalaasını açıkladığı ve hükmün tefhim edildiği 17.05.2012 tarihli celsede, “... sanık imkan sağlanırsa pişmanlık hükümlerinden yararlanmak ister, bu konuda süre verilmesini istiyoruz” dediği; esas hakkında savunmasında ise, “süre istediklerini” beyan ettiği ve mahkemece sözkonusu taleplerin reddedildiğinin anlaşılması karşısında,
Sanık savunmanına esas hakkında savunmasını hazırlayabilmesi ve etkin pişmanlık iradesini yansıtan sanığa zararı gidermesi için makul bir süre verilip, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/33182, K. 2014/4661, 11 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama