İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/34914 K.2013/25346

Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi)…

Esas2013/34914Karar2013/25346Tarih17 Aralık 2013Okuma7 dk · 1.372 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2013/34914 E., 2013/25346 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.372 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi) 09.06.2010 tarih ve 2010/94 Esas, 2010/553 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 27.05.2013 gün ve 2013/8664/34001 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2013 gün ve KYB – 2013/199300 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyasının Dairemize 07.06.2013 tarihinde gönderildiği,

Dairemizin 02.07.2013 gün ve 2013/19882 Esas, 2013/15486 Karar sayılı kararı ile “incelenen somut olayda. 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesinde düzenlenen “teşebbüs” nedeniyle indirim yapılıp yapılmaması takdire dayalı bir konudur. Hakime tanınan bu yetki keyfi ve sınırsız değil ise de, bu yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir.

Bu itibarla, takdir hakkına giren konularda kanun yararına bozma istenemeyeceğinden kanun yararına bozma isteminin reddine” karar verildiği, bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınıın 05.12.2013 gün ve KYB – 2013/199300 itiraz konulu yazıları ile itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine. Dosya Dairemize yeniden gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99.maddesi ile değişik 308.maddesi gereğince yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2013 gün ve 2013/199300 sayılı itiraz konulu yazılarında özetle;

İnceleme konusu olayda; olay yerinde hırsızlık vakalarının artması üzerine kolluk güçlerinin denetimlerini sıklaştırdığı, suçun işlendiği tarihte de takip altında bulundurulan sanıkların, müştekinin çantasından cüzdanı alıp kaçmaya çalışırlarken, kendilerini olayın başından beri takip eden görevli polis memurlarının kesintisiz takibi sonucu yakalandıkları, çalınan cüzdanın da atıldığı yerden alınarak bir vatandaş tarafından karakola getirilmesi üzerine içerisinden hiçbir şey alınmamış vaziyette müştekiye teslim edildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı,

bu durumda sanıklara tamamlanmış hırsızlık suçundan değil hırsızlığa teşebbüs suçundan ceza verilerek haklarında 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin uygulanması gerektiği, Hakimin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.06.2009 gün ve 2009/30-177 sayılı kararında da açıklandığı üzere teşebbüs hükmünü uygulayıp uygulamama durumunun takdirinde olmadığı ancak teşebbüs nedeniyle cezadan indirim yapılması, indirim oranının belirlenmesinin Hakimin takdirinde olduğu hal böyle olunca Dairemizin 02.07.2013 tarih ve 2013/19882 Esas, 2013/15486 sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilerek,

Adalet Bakanlığının teşebbüs hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin kanun yararına bozma istemi konusunda esastan bir karar verilmesi istenilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi konusunda esastan bir karar verilmesi istemi usul ve yasaya uygun olduğundan Yargıtay Başsavcılığının bu yönden itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla;

TÜ RKMİLLETİADINA

1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2)Dairemizin 02.07.2013 gün ve 2013/19882 Esas, 2013/15486 Karar sayılı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE dair ilamının KALDIRILMASINA,

İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/94 Esas, 2010/553 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; sanıklar ... ve ... hakkında 31.12.2009 tarihli müşteki ...'e yönelik hırsızlık eylemlerinden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 37/1, 142/2-b, 53, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemenin yargılama sonucunda sanıkların ayrı ayrı TCK'nın 142/2-b maddesi uyarınca 3'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verdiği,

hırsızlık suçunun mahkemece tamamlanmış suç olarak kabul edildiği verilen kararı sanık ve sanık müdafilerinin temyiz ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından kararın bozulmasının istenildiği, dosyanın 6. Ceza Dairesi nöbetçi heyetince 15.08.2012 tarihinde incelenerek süresinde temyiz edilmediğinden temyiz isteminin reddine karar verildiği, kararın 15.08.2012 tarihinde kesinleştirildiği, 07.06.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu kez kanun yararına bozma yasa yoluna gidildiği ve sanıkların eyleminin teşebbüste kaldığının iddia olunduğu,

Dairemizin 02.07.2013 gün ve 2013/19882 Esas, 2013/15486 Karar sayılı ilamı ile somut olayda 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesinde düzenlenen teşebbüs nedeniyle indirim yapılıp yapılmaması takdire dayalı bir konu olup hakime tanınan bu yetki keyfi ve sınırsız değil, yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir, gerekçesi ile reddedildiği bu kararımızda somut olayda suça teşebbüs durumunun tartışılmadığı, olayda teşebbüs durumu olmadığından,

suçun teşebbüs derecesinde kalmadığından yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, teşebbüs nedeniyle indirim yapılıp yapılmamasının takdire dayalı konu olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Somut olay incelendiğinde 11.01.2010 tarih ve 2010/288 Esas sayılı iddianamede; olay günü ... ilçesinde bulunan ...

Kundura isimli mağazaya alışveriş yapmak bahanesiyle giren şüphelilerin mağaza içerisinde alışveriş yapmakta olan müşteki ...'in yanına yaklaştıkları, müştekinin yanına yaklaşan şüpheli ...'nin müştekiyi sıkıştırarak kolunda asılı bulunan çantayı perdelediği diğer şüpheli ...'nin de elini uzatıp müştekinin çantasının fermuarını açarak içindeki kadife simli cüzdanı alarak siyah uzun tuniğinin iç tarafına gizlediği ve hemen şüphelilerin hızlıca mağazadan çıktıkları, olayı gören asayiş şubeye bağlı polislerin şüphelilerin peşlerine düştükleri,

takip edildiklerini anlayan şüphelilerin yakalanmamak için sağlı sollu birbirlerinden ayrılarak kaçmaya başladıkları, polislerden kaçan şüpheli ...'nin çaldığı cüzdanı ... caddesine bağlı ... sokak üzerinde yola attığı, bilahare de şüphelilerin polisler tarafından yakalandıkları eylemlerinden dolayı sevk maddelerine göre cezalandırılmalarının istenildiği anlaşılmaktadır.

Polis memurları ... ve ...'in düzenledikleri olaya ilişkin tutanakta: adresini beyan eden ... isimli kişinin çalıştığı işyerinin önünde siyah renkte bir çanta ve çantanın içerisinde aynı desen küçük çantada iki adet altın yüzük, bir adet gümüş yüzük, bir adet gümüş işlemeli oltu tespih, bir adet milli miyango bileti, bir adet çeyrek altın ve müşteki ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını bularak karakola teslim ettiği tutanak altına alınmıştır.

Sanıkları yakalayan polis memurlarından ...in duruşmada tanık olarak beyanı alınmış, ...i 09.06.2010 tarihli duruşmadaki beyanında; olay tarihlerinde ...

Kundura isimli işyerinde hırsızlık olayları olduğu için tedbir almaya karar verdiklerini kendisinin çevreyi kontrol ettiğini, dışarıda da diğer arkadaşlarının bulunduğunu, bir ara baktığında sanıklardan birinin perdeleme yaptığını diğerinin de bir bayanın çantasını kurcaladığını gördüğünü, bayanın sanıklarla tartıştığını, durumu sorduğunda bayanın çantasının açılmak istendiğini belirttiğini, bunun üzerine oradan ayrılan sanıkları arkadaşları ile birlikte takip etmeye başladıklarını, sanıkların yol boyunca dükkanlara girip çıktıklarını tekrar ...

Kundura isimli işyerine döndüklerini, orada müştekinin çantasını yine birinin perdeleme yaparak diğerinin açtığını gördüğünü, müştekinin yanına yaklaşarak polis olduğunu, çantasından çalınan bir şeyinin olup olmadığını kontrol etmesini söylediğini, müştekinin tedirgin olduğunu, polis olduğunu nerden bileyim, benim çalınan bir şeyim yok dediğini, kendisinin "olay teşebbüs aşamasında kaldı" düşüncesiyle oradan ayrıldığını, bir süre sonra müştekinin koşarak kendisinin yanına geldiğini, cüzdanının çalınmış olduğunu söylediğini bu sırada sanıkların da oradan ayrılarak ara sokağa girdiklerini, arkadaşlarını onları yakalamaları için ikaz ettiğini,

sanıkların kaçmaya başladıklarını bu arada yolda müştekinin cüzdanını atmış olduklarını, arkadaşlarının da sanıkları kaçırmamak için cüzdanı almamış olduklarını, sanıkları yakaladıktan sonra geldiklerinde cüzdanın bir esnaf tarafından polislere teslim edildiğinin görülmüş olduğunu, sanıkların atılı suçu işlediklerinin bizzat kendileri tarafından gözlemlendiğini, tutanakların doğru olduğunu beyan etmiştir.

Olaya ilişkin dosya kapsamı delliler ve mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde; sanıkların hırsızlık suçlarının tamamlanmış olduğu teşebbüs derecesinde kalmadığı mahkemenin de bu şekilde kanaate vardığı, olayda sanıkların kesintisiz takip durumlarının olmadığı müştekinin sanıklar tarafından çalınan cüzdanının ayrı ayrı yöne kaçan sanıklardan sanık ... tarafından yol üzerine atıldığı, daha sonra bu cüzdanın esnaflık yapan ... tarafından bulunarak karakola teslim edildiği, dolayısıyla somut olayda TCK'nın 35. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, sanıkların hırsızlık suçlarının tamamlanmış olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.06.2009 gün ve 2009/30-177 sayılı kararında özetle “suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususu hakimin takdirine ilişkin değil, maddi hukuka ilişkin bir hukuka aykırılığı oluşturacağından suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklıdır.” şeklinde açıklanmıştır. Buna göre bir suç teşebbüs derecesinde kalmış ise hakim teşebbüs hükmünü uygulayıp uygulamamada takdir hakkına sahip değildir.

Ancak teşebbüs nedeniyle hangi oranda indirim yapacağı konusunda hakim takdir hakkına sahiptir. Bu konuda Yargıtay Başsavcılığı ile Dairemiz arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dairemiz ile Yargıtay Başsavcılığı arasındaki görüş ayrılığı somut olayda sanıklar hakkında TCK'nın 35. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği yönünde toplanmaktadır.

Somut olay bir bütün halinde incelendiğinde olayda kesintisiz bir takip bulunmadığı, olayı gören polis memuru ... hazırlık ve duruşmadaki beyanında sanıkların müştekinin çantasını perdeleme yaptığını ve karıştırdıklarını görünce, müştekinin yanına giderek çantasından bir şeyinin çalınıp çalınmadığını sormuş müşteki ise ben senin polis olduğunu nerden bileyim diyerek polis memuruna tepki göstermiş bu sırada sanıklar olay yerinden ayrılmışlar, bir süre sonra çantasının karıştırıldığını ve içindeki cüzdanının çalındığını anlayan müşteki ise tekrar polis memuru ...in yanına gelerek,

çantasından cüzdanının çalındığını beyan etmiş, bunun üzerine olayı diğer polis memurlarına ... haber vermiş daha sonra sanıklar yakalanmıştır. 5237 sayılı TCK'nunda yer alan hırsızlık fiillerinde failin, suç konusu eşya üzerinde hakimiyet kurmasından bahsedilmemiştir. Somut olayda sanıkların hırsızlık eylemi tamamlanmış, olayda kesintisiz bir takipten ve suçun tamamlanmamamış olduğundan söz edilemez.

Mahkemece de sanıkların eyleminin tamamlanmış hırsızlık suçu olarak kabulü yerinde olup suçun faillerine TCK'nın 35. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda izah olunduğu üzere;

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2010 gün ve 2010/94 Esas, 2010/553 Karar sayılı dosyasında Adalet Bakanlığının olayda teşebbüs hükmünün (5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi) uygulanması gerektiğine ilişkin kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK'nın 309/1-2. maddeleri uyarınca REDDİNE, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/34914, K. 2013/25346, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/34914
Karar No
2013/25346
Tarih
17 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/34914 K.2013/40873
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/34916 K.2013/38374
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/34916 K.2013/40866
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/34917 K.2013/29980
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/34917 K.2013/38254
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/34918 K.2013/29072

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.