KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2013/9510 E., 2013/21884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görülmüş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, mükerrirlik uygulamasında adli sicil kaydındaki tekerrüre esas en ağır cezanın dikkate alınması yerine iki ayrı mahkeme ilamının belirtilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin ( 4 ), ( 5 ) ve ( 6 ).fıkralarında ‘‘ Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına
karar verebilir ’’. Denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince ‘mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına’ karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 5.bendindeki 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden daha az ceza içeren ‘Kuşadası Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/949 Esas-2004/132 Karar sayılı nolu ilamı ile verilen ve 01.03.2004 tarihinde hırsızlık suçundan dolayı aldığı 1 yıl 6 ay hapis cezası ile”’ ve 6.bendindeki “takdiren bir yıl süreyle” ibarelerinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 170 ve 225/1. maddelerinde öngörülen düzenlemeye göre, sanıklar hakkında açılmış bir kamu davasının bulunması gerektiği, hükmün de ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, yakınan ...’ya yönelik, konut dokunulmazlığını suçuyla ilgili olarak 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesi uyarınca yöntemince açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/9510, K. 2013/21884, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama