Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2014/4193 E. , 2014/18162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Şantaj, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda, sanık ... ve savunm
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2014/4193 E. , 2014/18162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Şantaj, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda, sanık ... ve savunmanı Av....'in duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla bu sanık yönünden duruşmasız, diğer sanıklar yönünden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü; Sanıklar hakkında cebir ve tehdit kullanarak silahla ve birden fazla kişiyle hürriyetten yoksun kılma ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. I-Sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan, sanık ... hakkında yağma ve hakaret suçlarından, sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ile sanıklar ... ve ...'in yağma suçu yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede: Sanıklar ... ve ...'e yükletilen dava konusu yağma, sanık ...'a yükletilen dava konusu yağma ve hakaret ile sanık ...'ya yükletilen dava konusu hakaret eylemlerinin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği, İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği, Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği, Anlaşıldığından, katılan ... vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Av. ... ile sanık ... savunmanı Av. ...'nin duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, sanıklar ... ve ...'in yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin tebliğnamaye uygun olarak ONANMASINA; II-Sanık ... hakkında şantaj suçundan, sanık ... hakkında ise yağma ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: 1-) Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'nın yağma eylemi sırasında, istediği 50.000 TL'yi ödemesi yönünde ölümle tehdit ettiği katılanın, ödeme yapmasını güçlendirmek için, sanık ... ile olan ilişkisini ailesine ve eşine haber verip rezil edeceğini söyleyerek, ikamet adresi ve eşinin telefon numarası bilgilerini alması şeklinde gerçekleşen tehdidin yağma suçunun devamı şeklinde olup, olayda tehdit suçunun özel bir görünüm şekli olan şantaj suçunun ayrıca oluşmadığı, şantaj içerikli ifadelerin yağma suçunun tehdit unsuru içinde kaldığı ve sanığın eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca şantaj suçundan da yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-) Yağma suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nda Özel Hükümler kitabında, kişilere karşı suçlara ilişkin ikinci kısmın malvarlığına karşı suçlar başlıklı onuncu bölümünde 148 ila 150. maddelerinde düzenlenmiştir. Yasanın 148. maddenin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddede ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma ile yağmada değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Yağmanın temel şekli 5237 sayılı Yasanın 148. maddesinin 1. fıkrasında tanımlanmıştır. 5237 sayılı Yasanın 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle almaktır. Bu itibarla “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olup, bu itibarla birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir. Yağma suçu birden çok suçun bir araya gelmesiyle oluşmuş olsa da, onlardan ayrı ve bağımsız bir suçtur. Bu nedenle hırsızlık suçu için öngörülen suçu etkileyen nedenler yağma suçunda uygulama alanı bulamayacağı gibi, iki farklı suç olmaları nedeniyle yağma ve hırsızlık suçları arasında zincirleme suç ilişkisinden de bahsedilemez. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, akabinde bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Tehdit suçunun basit şekli ise, 5237 sayılı TCY’nın 106/1. maddesinde; “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur” biçiminde düzenlenmiş olup, aynı Yasanın 106/2. maddesinin (a), (b), (c) ve (d) bendlerinde suçun nitelikli hallerine yer verilmiştir. Nitelikli hallerden 106/2-a madde ve bendi tehdidin silahla işlenmesini ifade etmekte olup, tehdidin basit ve nitelikli halleri gibi bir malın alınmasında kullanılması durumunda yağma suçunun unsuru ve nitelikli hali oluşmaktadır. Somut olaya gelince; sanık ...'un yağma eylemi sırasında diğer sanıklarla daha önce planladıkları şekilde istenilen menfaatin teminini sağlamak için, katılana bıçak tevci ederek “seni keserim, karnını deşerim, liğme liğme doğrarım” şeklindeki tehdidinin yağma suçunun zor unsuru olup, bir bütün halinde yağma suçundan uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, tehdit suçundan suçun unsuru olduğundan bahisle beraat, yağma suçundan ise tehdidin unsuru olduğu benimsenerek mahkumiyet hükmü kurulup, yazılı şekilde hükümde çelişki yaratılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 30/10/2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ün katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.