İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/4909 K.2016/5961

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2014/4909Karar2016/5961Tarih21 Eylül 2016Okuma5 dk · 999 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2014/4909 E., 2016/5961 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2016
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Yağma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

999 kelime·5 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Mağdur ... ..... sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Mağdur ...'un velisi olan ...'un 08.1.2013 tarihli celsede şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi ve aynı celsede hazır olan mağdur müdafi Av.... ..... da bu beyana karşı bir diyeceğinin olmadığını beyan etmesi karşısında, katılma ve temyiz hakkı bulunmayan mağdur vekilinin temyiz talebinin CMUK.nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,

II- O yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince;

Suçun mağduru, aleyhine suç işlenen kimse yani suçun kurbanıdır ve suçtan doğrudan zarar görendir. Şikayetçi, resen kovuşturulan suçlar dahil bir suçu devletin soruşturma ve kovuşturma makamlarına duyuran kişi olarak da anlaşılmalıdır.

Sanığın fiilinden haklı çıkarları zedelenen kişi, fiil ile ilgili yetkili mercilere olayı intikal ettirebileceği gibi fiilin failinin yargılanmasında bu hali ile aktif ve etkin bir rol alması tartışmasızdır. Zaten bu niteliği nedeniyle kamu davasında taraf olma hakkına sahiptir.

Maddi gerçeği araştırma en çok güvenilen mahkemelere verilmiştir. Bir olayın normlar karşısında durumunun tespiti hususu çıkan uyuşmazlığın yargılama makamı önüne getirilmesidir ki buna da dava denir.

Bu durumda yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikleri vardır.

O halde önce olay öğrenilmelidir.

Sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi çözümlenmesi gereken meseledir. Bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak, yani nasıl meydana geldiği belirlenmesi ile oluşur. Olay belirlendikten sonra buna uygulanacak norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi olayın durumun tespiti, hukuki durumunun tespitidir. Olayın faili ve bunun ceza hukuku karşısındaki sorumlulukları öncelikle olayın belirlenmesi ile mümkündür.

Olay ise deliller ile öğrenilebilinir. Delillerin gösterdiği objektif bakımdan bir ihtimaldir. İhtimal belli dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır.

Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta belirlilik ortaya çıkar. Yani belirliliğe şüphenin yenilmesi ile ulaşılır.

Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak olmalıdır. Buna ulaştıracak araç ise delillerdir. Deliller; samimi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, tutanaklar özel yazılı açıklamalar görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilinir. Suç konusu ve/veya alet olayın parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eser belirti delil olup, olayı temsil eden dolaylı delildir.

Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için eylemin olup olmadığı kanıtların yorumu ile saptanır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını ve sonuca nasıl ulaştığını gerekçede açıklar. Gerekçedeki mantıksal kronolojik dizi ise iddia, savunma, kanıtlar, kanıtların yorumu sabit kabul edilen eylem; ihlal edilen norm ve bunun yorumu ile ulaşılan sonuçla hüküm şeklinde olmalıdır.

Delil hukuku sıkı ispat kuralları kabul edilmiştir. Deliller zümresinde tanık, ceza muhakemesinde anlatımı önemli bir yer işgal etmektedir. Tanık olayın taraflarından olmayan ve olay ile ilgili olarak beş duyusu ile edindiği bilgileri açıklayan kimsedir.

Tanık gördüğünü, müşahede ettiği hususlar ve öğrendiği bilgileri açıklar. Tanık beyanının önemi gözlemlenen maddi vakaları bizzat açığa kavuşturabilirliğinden kaynaklanır.

Tanık bazen kendisine veya yakınlarına menfaat sağlama, tehlikeyi önleme, bazen toplumsal etki, bazen de duyduğu veya gördüğünü yanlış algılaması ve böylede inanması ile yanılgılı anlatımlarada yönelebilir. Hakim tecrübelerine dayanarak tanığın beyanlarının sağlamlığını değerlendirir. Bu özellik ise delil olarak sayılabilir.

Tanık olmak ile onun beyanına yüklenen ispat gücü farklıdır. Hakim ispat konusunda mantık kuralları ile de bağlıdır.

Somut olaya gelince;

Mağdur ..., kovuşturma aşamasında verdiği ifadede yanında arkadaşları tanık ... ve ... olduğu halde daha önce tanımadığı üç şahsın yanlarına gelerek, içlerinden büyük olanının kendisinden para istediğini, üzerinde hiç para olmadığını, cebinde olan kent kartı gösterdiğini; para istenirken herhangi bir bıçak vs. gösterilmediğini ya da tehdit yapılmadığını, sonrasında yaşı büyük olan sanığın tanık İbrahim'den bıçakla tehdit ederek yanında köpek olduğu halde para istediğini ve İbrahim'in de parayı verdiğini ifade etmiştir. 10.01.2010 günlü teşhis tutanağında “ellerinde köpek olan İlhami, kardeşi ve 3. kişi geldi. İlhami köpekle korkutarak para istedi, ben yok diyince diğerlerine yöneldi, üzerlerini arayıp paralarını aldı” şeklinde açıklamış,

Soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde kendisinden yalnızca para istendiğini, olmadığını belirtmesi üzerinede, suçun faillerinin yanındaki arkadaşlarına yöneldiğini beyan etmiştir.

Müşteki ... 09.01.2011 tarihli şikayet dilekçesinde; oğlunun dershane öğretmeni .....bilgilendirmesi ile bir grup öğrenciden zorla para alındığını öğrenip oğluna sorunca, 08.12.2010 günü saat 11:00 civarında görse tanıyabileceği 3 kişinin bıçak çekip, köpekle korkutup oğlu ve arkadaşlarından para istediğini, oğlunda para olmadığı için alamadıklarını, diğerlerinden alındığını öğrendiğini belirtip şikayetçi olmuştur. 07.01.2011 günlü duruşmada ise; "oğlumda para olmadığından bir şey almamışlar, diğerlerinin üzerini arayıp zorla, korkutarak paralarını almışlar", 08.01.2013 günlü duruşmada ise "2,-TL duruşma öncesi bana verildi, şikayet ve katılma talebinden vazgeçiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanıklar aşamalarda kendi içinde ve birbirleriyle çelişen ifadelere yer vermekle, birlikte bir noktada mağdurdan para isteyip alanın sanık ... olduğunu açıklamakla yetinmişlerdir.

Olayın tanığı olan ... 08.12.2011 günlü mahkeme beyanında ise; mağdur ve ... yanlarında olduğu halde, sanıkların dershane çıkışı önlerini kestiğini, ikisinin ellerinde bıçak olduğunu, bıçağı göstererek kendilerinden para istediklerini, mağdur ...'ın üzerini aradıklarını, sadece kent kartının olduğunu onu da almadıklarını, tanık ... 17.05.2012 günlü mahkeme beyanında; sanıkları tanımadığını ve olay hakkında bilgi ve görgüsünün olmadığını ifade etmiştir.

12/05/2011 gün ve 2011/120 nolu iddianame ile suç tarihi 28/12/2010 ve 15/12/2010, mağdurları..... karşı, sanıklar ..., ... ve ... haklarında yağma suçlarından açılan kamu davasının ..... 2011/234 esasına kayıtlı olarak görüldüğü anlaşılmaktadır.

Dosyaya yansıyan tüm beyan, kayıt ve deliller ışığında bakılınca; mağdur ...'ın aşamalardaki beyanları ile olay yerinde olduğu ifade edilen tanık ... ve ...'ın anlatımları birbiri ile örtüşmediği gibi sanık savunmalarınında ise suçu inkara yönelik olduğu görülmektedir.

Hal böyle olunca;

Öncelikle 30.12.2010 günü mağdur yanında olan ... ve ...'a karşı sanıkların suç teşkil eden eylemleri ile ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, varsa evrak ve/veya dosyası celp edilip incelenerek, mağdur ve tanıkların beyanları arasındaki açık aykırılıklar giderilip, gerektiğinde .....açık kimliği saptanıp mahkeme huzurunda andlı beyanı alınıp sonucuna göre sanıkların her biri için suç teşkil eden haksız bir fiilin olup olmadığı varsa hukuki nitelendirilmesi yapılması gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilip yargılamaya devamla, yerinde, yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/4909, K. 2016/5961, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2014/4909
Karar No
2016/5961
Tarih
21 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/4993 K.2016/5927
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/5163 K.2016/12601
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/5240 K.2016/12602
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/5277 K.2016/5784
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/5313 K.2016/7153
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/5336 K.2016/12593

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.