İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/6138 K.2014/3970

Hükümlü ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2000 tarihli iddianamesi ile yağma, ırza geçme suçlarından ve 28.03.2004 tarihli ek iddianamesi ile konut dokunulmazlığını bozma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda ...

Esas2014/6138Karar2014/3970Tarih10 Mart 2014Okuma5 dk · 1.097 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2014/6138 E., 2014/3970 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.097 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Hükümlü ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2000 tarihli iddianamesi ile yağma, ırza geçme suçlarından ve 28.03.2004 tarihli ek iddianamesi ile konut dokunulmazlığını bozma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda ...

2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2002 tarihli kararının temyizi üzerine Dairemizin 09.10.2003 gün ve 2003/4982 Esas, 2003/6630 Karar sayılı ilamıyla yağma ve zorla ırza geçme suçlarından kurulan yerel mahkeme hükmünün onanmasına, konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verildiği,

konut dokunulmazlığını bozmak suçundan yargılama devam ederken 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girmesi ile uyarlama talebi üzerine mahkemenin 10.03.2009 gün ve 2009/46 Esas, 2009/41 sayılı kararı ile yağma suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-b-d-h, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis, ırza geçme suçundan önceki hüküm hükümlü lehine olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.02.2014 gün ve 2012/7731 Esas, 2014/2235 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme hükmünün Onanmasına karar verildiği,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2014 gün ve 6 – 2009/226565 sayılı itiraz yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,

Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2014 gün ve 6 – 2009/226565 itiraz sayılı yazılarında özetle;

“İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 6.Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık, suçun sübutuna ilişkin olmayıp yargılaması yapılıp hakkındaki hüküm kesinleşen hükümlünün işlemiş olduğu konut içerisindeki yağma ve konut dokunulmazlığını bozma suçları yönünden 765 ve 5237 sayılı TCK.nın ilgili hükümlerinden hangisinin uygulanması gerektiğine ilişkin bulunmaktadır.

Dosyaya ve yargılamaya konu somut olay incelendiğinde, birlikte ikamet edip kardeş olan mağdure ve mağdurun evlerine geceleyin saat 02.00 sularında mağdur ve mağdure aynı odada uyumakta iken giren yüzü poşi ve yazma ile örtülü hükümlünün silah tehdidiyle önce mağdureyi etkisiz hale getirip para ve altınlarını aldığını,

gürültüye uyanan mağdur ...'i de korkutmak için silahla bir el yere ateş edip engellemeyi durdurduğu ve yine çekmecelerdeki eşyaları aldığı bu sırada da yanında getirdiği 1,5 metrelik kalın iple mağdur ...'i yüzükoyun yere yatırarak ellerini arkadan bağlayıp gözlerini de kapattığı bilahare mağdureyi alıp salona götürdüğü ve daha sonra da mağduru kendisinin altın ve paralarla birlikte kaçmasına engelleyeceği düşüncesiyle bağlı vaziyette bırakıp kaçtığı olayda,

sanığın yağma suçunun icrai hareketlerine devam edebilmek ve tamamlayabilmek için mağdur ...'in ellerini arkadan bağlayıp yüzükoyun yatırarak uzunca bir zaman bağlı vaziyette hareket serbestisini ve hürriyetini engelleyecek şekilde zorla tuttuğu sabitttir. Zira, mağduru sanığın evden kaçmasından sonra diğer mağdure ... iplerini çözerek kurtarabilmiştir. Bu eylemin kanunda ifade edilen manasıyla hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğunda tereddüt yoktur.

Açılan kamu davası ve yerel mahkemece yapılan yargılamada, hükümlü hakkında 765 sayılı Yasa döneminde yağma suçu ile birlikte işlenen hürriyeti tahdit suçları için ayrı bir düzenleme olmayıp bu şekilde işlenen suçlarda 765 sayılı Yasanın 499/1 maddesinin uygulanması gerektiği halde, aynı Yasanın sadece silahlı yağmayı düzenleyen 497/2 maddesiyle uygulama yapılarak 24 yıl ağır hapis cezası tayin edilmiştir.

Oysa ki 765 sayılı Yasanın 499/1 maddesindeki "her kim, para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet almak için bir kimseyi hapseder yahut dağa veya tenha bir mahalle kaldırırsa, maksadına nail olmamış ise on beş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Maksadına nail olmuş ise cezanın yukarı haddi hükmolunur." şeklindeki düzenleme olayımıza uymaktadır.

Bu hatalı vasıflandırma ile hükümlü hakkında 497/2. maddesi uyarınca kurulan hüküm kesinleşmiş ise de; sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın yağma bölümünde eski 499/1 maddesinin tam karşılığı bulunmadığından hükümlünün eylemine uygulanması gereken 149 ve 109. maddelerine göre mukayase yapılmasına ve lehe kanunun belirlenmesine yasal bir engel yoktur.

Çünkü lehe yasanın belirlenmesinde önceki hükümdeki hatalı vasıflandırma ve uyarlama yargılamasında verilen hükümler kazanılmış hak teşkil etmemektedir. Yüksek Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrarlı uygulamalarıda bu yöndedir.

Ancak, konut dokunulmazlığını bozma suçu 5237 sayılı Yasanın 149.maddesinin d fıkrasında yağma suçunun nitelikli hali olarak sayıldığından bu suçtan ayrıca uygulama yapılmasına gerek olmayıp 765 Sayılı Yasının 499/1 ve 193/2 maddeleri ile 5237 Sayılı Yasanın 149/1-a-b-d-h,109/2-3-a maddeleri ile mukayese yapılarak uyarlama yargılaması sonucunda ortaya çıkan sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe kanun belirlenmelidir.

Bu sebeplerle; Yüksek Dairenin yağma ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin ONANMASINA, ilişkin kararına BOZULMASI talebiyle itiraz zorunluluğu doğmuş bulunmaktadır.” denilmiştir.

765 sayılı Yasa döneminde yağma suçu ile birlikte işlenen hürriyeti tahdit suçları için ayrı bir düzenleme olmayıp bu şekilde işlenen suçlarda 765 sayılı Yasanın 499/1. maddesinin uygulanması gerektiği halde yerel mahkemenin aynı Yasanın sadece silahlı yağmayı düzenleyen 497/2. maddesi ile uygulama yaparak hükümlü hakkında 24 yıl ağır hapis cezası tayin etmiştir.

Oysaki 765 sayılı Yasanın 499/1. maddesinde “her kim para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet almak için bir kimseyi hapseder yahut dağa veya tenha bir mahalle kaldırırsa, maksadına nail olmamış ise 15 seneden 20 seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Maksadına nail olmuş ise cezanın yukarı haddi hükmolunur.” şeklindeki düzenleme olaya uymaktadır.

Yerel mahkeme uyarlama yargılaması sırasında hatalı vasıflandırma yaparak hüküm kesinleşmiş ise de hükümlünün 5237 sayılı Yasaya göre eylemine uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nun 149 ve 109. maddeleridir.

Yerel mahkemenin 765 sayılı TCK'nun 499/1, 5237 sayılı TCK'nun 149 ve 109. maddelerine göre karşılaştırma yaparak lehe olan yasayı belirlemesi gerekirken bunu yapmamış olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla,

Yukarıda açıklandığı üzere hüküm;

1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,

2) Dairemizin 17.02.2014 gün ve 2012/7731 Esas, 2014/2235 Karar sayılı yağma ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan Onama ilamının KALDIRILMASINA,

3) Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü.

Somut olay incelendiğinde birlikte ikamet edip kardeş olan mağdure ve mağdurun evlerine geceleyin saat 02.00 sularında mağdur ve mağdure aynı odada uyumakta iken giren yüzü poşi ve yazma ile örtülü hükümlünün silah tehdidi ile önce mağdureyi etkisiz hale getirip para ve altınlarını aldığı, gürültüye uyanan mağdur ...'i de korkutmak için silahla bir el yere ateş ederek onun engellemesini durdurduğu,

çekmecedeki eşyaları aldığı bu sırada da yanında getirdiği 1.5 metrelik kalın iple mağdur ...'i yüzükoyun yere yatırarak ellerini arkadan bağlayıp, gözlerini de kapattığı bilahare mağdureyi alıp salona götürdüğü ve daha sonra da kendisinin altın ve paralarla birlikte kaçmasını engelleyeceği düşüncesiyle bağlı vaziyette bırakıp kaçtığı olayda mağdur ...'in ellerini arkadan bağlayıp yüzükoyun yatırarak uzunca bir zaman bağlı vaziyette hareket serbestisini ve hürriyetini engelleyecek şekilde onu zorla tutarak hürriyetini tahdit ettiği ve hükümlünün “kişinin hürriyetini tahdit” suçunun sübuta erdiği olayda 765 sayılı TCK'nun 499/1 ve 193/2.

maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-b-d-h, 109/2-3-a maddelerinin mukayese yapılarak ortaya çıkan sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe kanun belirlenmesi gerekirken yerel mahkemenin hatalı uygulama yapması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükümlü müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmekle ...

SONUÇ / HÜKÜM

2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2009 gün ve 2009/46 Esas, 2009/41 Karar sayılı kararının itiraza uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hatalı uygulamanın kazanılmış hak oluşturmayacağına, 10.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/6138, K. 2014/3970, 10 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2014/6138
Karar No
2014/3970
Tarih
10 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/6138 K.2014/9179
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/6138 K.2014/8912
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/6139 K.2014/8808
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/6139 K.2014/9180
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/6139 K.2014/8905
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/6140 K.2014/8331

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.