KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2014/6809 E., 2014/7887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2014
Karar Metni
972 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Hükümlü ... hakkında 20.04.2006 tarihinde işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı ...
Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 gün ve 2006/114 Esas, 2006/138 Karar sayılı kararıyla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 62, 58/9, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ve TCK'nın 116/4, 62, 58/9, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestliğe hükmedilmesine karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine,
Dairemizin 07.11.2012 gün ve 2009/7200 Esas, 2012/19729 Karar sayılı ilamı ile “Sanığın hırsızlık suçuna yönelik kurulan hükmün incelenmesinde, TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin mahkeme kararından bölüm çıkarılarak, TCK'nın 53. maddesi yönünden diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına, konut dokunulmazlığını bozma suçuna yönelik kurulan hükmün incelenmesinde, sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçundan CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi,
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu ve TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hak yoksunluğunun koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması nedenlerinden bozulmasına” karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2014 gün ve KD – 2014/98520 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2014 gün ve KD - 2014/98520 itiraz sayılı yazılarında özetle;
“İtiraza konu olan husus, sanık hakkında 1 yıl içinde ikiden fazla dava açılmasının itiyadi suçluluk ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi için yeterli olup olmadığı noktasında kendisini göstermektedir.
Bilindiği gibi, TCK'nın 6/1-h maddesinde, “itiyadi suçlu” deyiminden, “kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişinin anlaşılması” gerektiği ifade edilmiştir.
Öte yandan, TCK'nun 58/9. maddesinde, “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Şu halde, bir kişinin itiyadi suçlu sayılabilmesi için; suçun kasıtlı suçlardan ve aynı türden olması, bu suçların 1 yıl içinde farklı zamanlarda en az üç kez işlenmesi koşullarının birlikte bulunması gerekir. Ayrıca itiyadi suçtan hüküm kurulabilmesi için, ilk iki suçun kesinleşmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Anayasanın 38/4. maddesi de dikkate alındığında, kesinleşmiş yargı kararı olmadıkça işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden, sanığın henüz yargılama aşamasında bulunan eylemleri nedeniyle TCK.nun 6/1-h maddesi gereğince itiyadi suçlu kabul edilerek, hakkında verilen cezanın aynı Yasa’nın 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, Yüksek Dairenizin 07/11/2012 gün ve 2009/7200 Esas, 2012/19729 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına dair ilâmına karşı, sanık lehine itiraz yoluna gitme zorunluluğu doğmuştur.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/6809, K. 2014/7887, 14 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama