KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2014/8759 E., 2014/17146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27/03/2014 gün ve 2013/Bşk-343 Esas, 2014/24 sayılı kararı ile 29/05/2014 tarihinde Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ..., ... ve ...'un hırsızlık suçundan cezalandırılmasına ilişkin ... 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.09.2002 gün ve 2002/499-674 sayılı kararı, sanık ...'nın temyizi üzerine Dairemizce incelenerek bozulmuştur.
Yerel Mahkeme bozmaya uyup yargılamaya devam etmiş; sanıklar ... ve ...'nın 765 sayılı TCK'nın 492/1-son, 522, 523, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 1560 YTL adli para cezasıyla, sanıklar ... ve ...'un 765 sayılı TCK'nın 492/1-son, 65/3, 522, 523, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 900 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına hükmetmiş, mahkemenin bu hükmü sanık ... tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur.
Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir.
Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağırılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Hal böyle olunca,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/8759, K. 2014/17146, 15 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama