KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2015/1288 E., 2017/3162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yağma, hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlal
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede,
1) Sanıklar ... ve ...'ın mağdur ...'ya karşı yağma suçundan; Sanık ...'in mağdur ......a karşı hırsızlık suçundan mağdur ...'a karşı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından; Sanık ...'nun mağdur ...'a karşı yağma suçundan verilen hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,
14.10.2010 tarihinde saat 00:05 sularında sanık ...'in aynı fikir ve eylem birliği içerisinde diğer sanık ... ile birlikte müşteki ...'a ait dershaneye girerek gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminde sanık ... hakkında geceleyin birden fazla kişi ile işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 119. maddesinin 1. fıkrasının c bendi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar
..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2)Mağdur ...'a karşı gerçekleştirilen hırsızlık suçundan sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz incelemesine gelince;
Müşteki ...'ın 09.09.2010 tarihinde saat 19:20'de yolda yürüdüğü sırada sol elinde bulunan cep telefonunu arkasından gelen 14 yaşlarında 1.50 – 1.55 cm boylarında zayıf yapılı, kısa düz siyah saçlı bir kişinin alıp kaçtığı ancak telefonu çalan kişiyi teşhis edemediğini belirttiği,
Sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği,
Mağdura karşı eylemin işlendiği 09.09.2010 günü saat 19:20 öncesinde sanık ...'ın aynı gün saat 19:13:32'de (TİB.F.01.TK.832748348), 19:18:04'te (TİB.F.01.TK.832752793) dinlemeye takılan konuşma kayıtları ile olaydan sonra saat 19:38:21'de (TİB.F.01.TK.832770907), 20:01:30'da (TİB.F.01.TK.832791434) ve saat 20:09:01'de (TİB.F.01.TK.832798308), dinlemeye takılan konuşma kayıtlarının olaya ilişkin konuşmalar olup olmadığı yönünde ortaya çıkan duraksama karşısında;
olay günü sanık ... tarafından kullanılan telefon sinyal bilgileri hangi baz istasyonundan alındığı araştırılıp, aynı olayın faili olduğu şüphesi ile hakkında kovuşturması ayrı yürütülen İbrahim Gür'ün hakkındaki dava akıbeti araştırılıp olanaklı ise her iki dava dosyası birleştirilip, olanaklı değil ise, denetime olanak sağlaması açısından onaylı bir suretleri dosya içerisine konulduktan sonra kanıtların bir bütün halinde takdiri gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilip, yargılamaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
...
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2015/1288, K. 2017/3162, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama