KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2015/6435 E., 2017/4461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın, mağdurun evine girerek bıçak gösterip 20,00 TL para istediği, mağdurun “param yok çabuk git” demesi üzerine balkondan atlayıp gittiğinin anlaşılması karşısında, teşebbüs hükümlerinin uygulama koşulları oluştuğu halde TCK'nın 35/2. maddesi ile uygulama yapılmaması kanuna aykırı ise de, bu hal sonuç cezaya etkili görülmediğinden, sanık hakkında daha önceden ayrı ayrı iki kez hükmedilen 7.200 TL adli para cezasının toplamı ile sonuç cezanın değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesine aykırı davranılmasının, infazda gözetilmesi olanaklı olduğu dikkate alındığında;
Anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TC. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234. ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretlerinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2015/6435, K. 2017/4461, 14 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama