KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2016/2946 E., 2016/2220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2016
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yağma suçundan sanık ...’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 495/1 ve 81/2. maddeleri gereğince 11 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 27/02/2004 tarihli ve 2003/258 esas, 2004/31 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28/09/2004 tarihli ve 2004/6506 esas, 2004/10196 sayılı kararı ile onararak kesinleşmesini müteakip, cezanın infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 149/1-c ve 150/2. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 22/06/2005 tarihli ve 2003/258 esas, 2004/31 sayılı ek kararına karşı ...
Bakanlığının 07/12/2015 gün ve 2015-25678/81028 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2016 gün ve KYB/2015/406293 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 18/02/2016 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde,
2- Sanığın müştekiye karşı işlemiş olduğu yağma suçu bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun daha lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada, anılan Kanun’un 150. maddesi uyarınca verilen ceza üzerinden, malın değerinin az olduğu gerekçesiyle indirim yapılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca
gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda suçun işlenmesindeki özellik dikkate alındığında, verilen cezadan indirim yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ RKMİLLETİADINA
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2016/2946, K. 2016/2220, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama