İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/4288 K.2019/4545

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/06/2016 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2016/4288Karar2019/4545Tarih24 Eylül 2019Okuma6 dk · 1.138 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2016/4288 E., 2019/4545 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2019
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Yağma, tefecilik, tehdit, yaralama
Hüküm
Beraat, Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.138 kelime·6 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/06/2016 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Mağdur ...’in, sanık ...’in kendisini işyerine çağırdığını, işyerinde sanığın iki yeğeni ile sanık ...’in de bulunduğunu, hep birlikte kendisini işyerinin bodrumuna indirdiklerini, sanık ...’nın geç kaldığından bahisle kendisini darp ettikten sonra “Burada bekle” diyerek bodrumda bırakıldığını, birkaç saat sonra da “Tamam git” diyerek gitmesine izin verildiğini ileri sürmesi karşısında, hürriyeti tahdit suçundan dava zamanaşımı süresi içerisinde yerinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.

I- Hazine vekilinin, hükmün gerekçesine yönelmeyen vekalet ücreti ile sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde;

Mahkemece, 17.12.2009 tarihli celsede “Tefecilik suçu yönünden iddianame de eklenerek maliye hazinesine davanın ihbar edilmesine” karar verildiğinin, 08.02.2010 tarihli celsede ise “Tefecilik suçu yönünden iddianame de eklenerek maliye hazinesine davanın ihbar edildiği, duruşma gününün bildirilmesine rağmen davaya müdahale talebinde bulunulmadığı ve kendilerinin de bir vekil ile temsil ettirilmediği ve Alanya Vergi Dairesi Müdürlüğünün 31/12/2009 ve 79471 sayılı yazılarının mahkememize gönderilmiş olduğu görüldü” denilerek yargılamaya devam edildiğinin ve yargılama aşamasında hazinenin vekalet ücreti verilmesini gerektirecek

bir katılımının bulunmadığının anlaşılması karşısında; hazine vekilinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81.maddesiyle 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, sanık hakkında tefecilik suçundan hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde bu cezasının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümden “Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- Sanık ... hakkında mağdur ...’e yönelik alacağı tahsil amacıyla tehdit ve yaralama; mağdurlar ... ve ...’ya yönelik alacağı tahsil amacıyla tehdit; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’ya; sanık ... hakkında mağdur ...’ya yönelik yağma; suçlarından kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;

1- Mağdur ...’in şikayet beyanında; tefecilik yaptığını bildiği sanık ...’den aylık faiz karşılığında borç para aldığını, ilk birkaç aydan sonra aylık ödemeleri geciktirdiğini, bunun üzerine Mustafa’nın faiz oranını arttırarak fazla para ödemesini istediğini, talep edilen fazla parayı ödeyemediğini, sanığın kendisini sürekli arayıp sahibi olduğu oto galeriye çağırarak sıkıştırdığını, 02.08.2009 tarihinde

kendisini, tutanak ile tespit edilmiş olan mesajı atarak sanık ...’in evine çağırdığını, eve girer girmez tekme ve tokat vurmak suretiyle darp ettiğini, şikayet tarihi olan 09.08.2009 günü alınan doktor raporunda belirtilen sol gözdeki ekimozun o gün aldığı darbeler nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğünün anlaşılması karşısında, mağdurun yaralanmasının rapor tarihinden eski olup olmadığı, eski ise ne kadar öncesine ait olabileceği konusunda bir araştırmanın yapılmaması,

ayrıca mağdurun sanık ...’dan aldığı ve geri ödemeyi taahhüt ettiği miktar ile sanığın talepte bulunduğu ve tahsil etmeye çalıştığı miktar denetime olanak verecek şekilde araştırılıp, miktarlar arasında bir orantısızlık bulunup bulunmadığı açığa kavuşturulduktan sonra, delillerin bir bütün halinde değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, anılan hususlar yerine getirilmeden, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması,

2- Mağdur ...’in şikayet beyanında; tefeci olarak bildiği sanık ...’den aylık faiz karşılığında borç para aldığını, aylık ödemeleri geciktirdiğinde Mustafa’nın “Gelirsem orayı başına yıkarım, çabuk parayı getir” diyerek tehdit ettiğini, almış olduğu borcu geri ödemiş olmasına rağmen senetlerini geri vermeyerek senet bedellerini yeniden istemeye devam ettiğini ileri sürdüğünün anlaşılması karşısında, mağdurun sanık ...’dan aldığı ve geri ödemeyi taahhüt ettiği miktar ile sanığın kendisinden talep ve tahsil etmeye çalıştığı miktar denetime olanak verecek şekilde belirlenip,

miktarlar arasında bir orantısızlık bulunup bulunmadığı ve mağdurun beyanını destekler mahiyette olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

3- Mağdur ...’nın; sanık ...’den aylık %15 faizle 20.000 lira borç alıp 20.000 liralık senet imzaladığı, bir kaç gün sonra sanığa şahsi olarak imzaladığı senedi firmanın çekiyle değiştirmeyi teklif ettiği, sanığın senedi verip çek almayı kabul ettiği ancak çek bedelinin 30.000 lira olmasını istediği, 3 ay vade konulan hamiline yazılı çeki sanığa verdiği, bir kaç gün sonra sanık ...’in paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek çek bedelinden düşülmek üzere para istemesi nedeniyle 7.000 lirayı sanığa gönderdiği, 3 aylık vade dolmadan işyerine gelen sanık ...’in “Çek bana geçti, parayı öde ödemezsen sen bilirsin” dediği,

akabinde sanık ...'in gelerek “Benim Mustafa’dan alacağım var, sen o parayı bana öde” diyerek baskı yaptığı, mağdurun her iki sanığa ödeme yapmayı red ettiği, bunun üzerine sanık ...’den çeki devraldığını söyleyen 3. kişinin çeki icraya koyduğu, icra takibi nedeniyle evine haciz geldiği,

annesinin evden eşya haczedilmesini önlemek maksadıyla borca kefil olup ödeme taahhüdünde bulunduğunun ileri sürülmesi karşısında, bahsi geçen icra dosyası getirtilip incelenerek sanıklar ve mağdur arasındaki alacak/borç durumu ile miktarlar arasında açık bir orantısızlık bulunup bulunmadığı belirlenip, mağdurun annesinin olaya ilişkin bilgi ve görgüsü saptanmadan, eksik inceleme ile yetinilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

4- Mağdur ...’nun; ...’den aldığı borcu geri ödediği halde sanığa verdiği senedi geri alamadığını, bir süre sonra yolda karşılaştığı sanık ...’nın yeğeni, sanık ...’un “Ben Mustafa’dan ayrıldım. Sana verilen para benim paramdı. Senedin de bende.

Bana 50.000 lira ödersen senedi sana geri verip ipoteği kaldırırım” dediğini, “Ben Mustafa’yla anlaştım, parayı da ona geri ödedim, sana ödeme yapmam” diyerek ödemeyi red etmesi üzerine, ..., Emrah Eren ve yanlarında bulunan kişilerin işlettiği otele gelip yemek yedikten sonra,

“Parayı öde, ödemezsen sonu kötü olur, eninde sonunda senden bu parayı alırız” diyerek tehdit edip, yemek parasını da ödemeden otelden ayrıldıklarını, ev ve işyeri telefonlarından arayıp tehditlerini sürdürdüklerini, tehditlerden korktuğu için eşi ve çocuğunu alıp Alanya’yı terk ettiğini, kendisine ulaşamayan sanıkların anne ve babası aracılığı ile tehditlerine devam ettiklerini, 1,5 yıl sonra eşinden boşanıp Alanya’ya geri döndüğünde senedin icraya konulduğunu öğrendiğini, nihayetinde borca karşı garanti göstermek maksadıyla ipotek koyulmuş olan evin icra kanalıyla sanıklara satışının yapıldığına ilişkin beyanları karşısında,

bahsi geçen icra dosyası getirtilip tetkik edildikten, alacak/borç durumu açık bir şekilde belirlenip arada bir orantısızlık bulunup bulunmadığı tespit edildikten ve ayrıca mağdurun anne ve babası tanık sıfatıyla dinlenip olay hakkındaki bilgi ve görgüleri saptandıktan sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetinilip, mağdurun anlatımlarının soyut olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

5- UYAP sisteminden alınan sanık ...’e ait nüfus kaydından sanığın, 01/08/2015 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi gereğince değerlendirme yapılması zorunluluğu,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, (5) nolu bozma yönünden diğer yönleri incelenmeyen, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2016/4288, K. 2019/4545, 24 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2016/4288
Karar No
2019/4545
Tarih
24 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/4297 K.2019/4592
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/4300 K.2019/5721
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/4303 K.2019/5722
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/4307 K.2019/4601
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/4310 K.2019/3536
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/4317 K.2019/4589

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.