İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/2483 K.2019/5786

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2017/2483Karar2019/5786Tarih21 Kasım 2019Okuma5 dk · 1.061 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2017/2483 E., 2019/5786 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2019
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Yağma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.061 kelime·5 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Soruşturma evresinde toplanan deliller suç işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenler. Kamu davasını açma veya açmama yetkisi Cumhuriyet Savcısına aittir.

İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında; suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. Failin her biri birbirinden bağımsız biri diğerinin unsuru olmayan ve ayrı ayrı suç teşkil eden fiilleri yönünden de iddianamede kamu davasının sınırları açıkça gösterilmelidir. Cumhuriyet Savcısının iddianamesine göre, mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar vermesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksiklik ve yetersizlik varsa bu, yargılamada giderilmelidir.

İddianamede dava konusu yapılmak istenen suç teşkil eden eylemlerin ayrı ayrı açıklanıp belirlenmesi gerekir. Yani suç teşkil eden fiiller bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilmelidir. Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkmak demek, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulamaya CMK kuralları kesin engel oluşturur. Hakim, fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak bilindiği üzere, iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan ve herbiri ayrı ayrı bağımsız suç teşkil eden her bir fiilin açıklanması gerekir.

İddianameyle açılan ve yürütülen yargılama sonucu değişen suç vasfı ile bir görevsizlik kararı verilmesi halinde, öncelikle açılan davanın dönüşen suç niteliğine uygun olup olmadığı değerlendirilip olanaklı değilse usulünce kamu davası açılması zorunludur. Şayet, iddianamede suç teşkil eden eylem açıkça anlatılmış ancak suçun vasıflandırılması hatalı ise bu halde bir görevsizlik kararı verilmesi mümkündür. Bu durumda, mahkemenin görevsizlik kararına konu suç ile ilgili değerlendirme yapması olanaklı olacaktır.

Hal böyle olunca;

Kamu davasında nihai yargılama yapan mahkemenin, sanıkların eylemini bir bütün halinde değerlendirip sonucuna göre hüküm kurması gerekirken eylemin ayrı ayrı değerlendirmeye alınması yerinde olmayacaktır.

TCK'nin 148. maddesinde yağma suçunun basit hali, aynı Kanunun 149. maddesinde ise nitelikli halleri düzenlenmiştir.

Yağma suçu;

Bir başkasının hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınabilir bir malının rızası dışında alınması eylemi hırsızlık suçunu oluşturur. Bir başkasının cebir, şiddet veya tehdit ile alınıp kendi hüküm ve tasarruf altına sokulması ile yağma suçunu oluşturur. Mal alınamamışsa eylem teşebbüste kalır. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdit ile oluşturulmak istenen tehlike boyutu her olayın özelliğine göre yargıç tarafından takdir edilir. Tehditte mağdurun korkması değil tehdit nedeniyle sanığın istediğine boyun eğmesi aranır.

Tehdidin zilyedi şahsen veya malen büyük bir tehlikeye düşürülebileceği bildirilmesi ile tehdit tamamlanır. Basit bir tehdit veya bu şekilde algılanabilecek her türlü davranış yağma suçunu oluşturmaz.

TCK'nin 157. maddesinde dolandırıcılık suçu ile ilgili düzenlemeye yer verilmiştir. Dolandırıcılığın basit hali TCK'nin 157. maddesinde anlamını bulmuştur.

Buna göre, dolandırıcılık suçu hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlanmasıdır.

Görüldüğü üzere yağma ve dolandırıcılık suçları, suçun unsurları bakımından birbirinden farklıdır.

Sanıkların suç oluşturan hangi eylemlerden yargılandığını bilmek hakkıdır. Bu savunmanın kullanılması açısından bir güvence olduğu gibi hukuk devleti olmanında bir gerekliliğidir.

Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelince;

Mağdurun 31.12.2010 tarihli kolluk ifadesinde özetle; olay günü saat 17.30 sıralarında sanığın birden önüne atlayarak yerde bulunan cüzdan içerisinden bir adet bilezik ve üç adet doları çıkarıp, mağdura ''Bunlar bizim nasibimiz üleşelim, üzerinde para varsa bana biraz para ver bende sana bileziği vereyim'' dediği, mağdurun da parası olmadığını ve istemediğini söylemesi üzerine ise ısrar ederek ''O zaman üzerinde telefon varsa onu ver bende sana bileziği vereyim ikimizde bu işten karlı çıkalım'' dediği,

mağdurun umursamayarak gittiği esnada ise kolundan tutarak ''Bana telefonunu ver bende sana bu bileziği vereyim, ondan sonra da yollarımıza gidelim'' dediği sırada sanığın polis ekiplerinin olay yerine doğru geldiğini görünce kaçmaya başladığı, mağdurun durumu polislere anlatması üzerine sanığın yakalandığı şeklinde beyanda bulunduğu,

Mağdurun 09.03.2012 tarihli İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifadesinde; ''Sanığı daha önce tanımazdım. Olay günü işten çıktım. İMÇ blokları önünde yürüyordum. Sanık yolumun üstünde ayakta duruyordu. Ben tam onun önünden geçerken birden yere eğilerek daha önce yere bıraktığı cüzdanı yerden almak için hamle yaptı. Ben birden durdum. Cüzdanı o ana kadar görmemiştim. Cüzdanı yerden alınca bak cüzdan buldum dedi. Bende beni ilgilendirmez dedim. Kendisi cüzdanı açtı.

Bana gösterdi. İçinde bir adet burma bilezik ve 3 adet 1'er dolar para ve kuyumcu kartı vardı. Kartın arkasında bilezik fiyatı yazıyordu. Bana cüzdanı beraber bulduk içindekilere ortak olalım, paylaşalım dedi. Kartın arkasına baktık. 8500 TL bilezik değeri yazıyordu. Ben birşey demedim. Param olup olmadığını sordu. Var dedim. Telefonum olup olmadığını sordu. O da var dedim. Sonra bana bu bileziği sana vereyim. Miktarı 8500 TL'dir. Bozdurursun senin olur.

Sen de telefonla paranı bana ver dedi. Ben istemiyorum dedim. Israr etti. Bir kaç defa tekrarladı. Ben kabul etmeyince sinirlendi. Beni itekledi. Ben giderken kolumdan çekip beni arabaya yasladı. Benden telefonu istedi. Ben vermek istemeyince beni itip kakmaya başladı. Bağırıp çağırdı. O sırada polis ekibi geçiyordu. Olayı gördüler. Sanık onları görünce kaçmaya başladı. Polisler onu yakaladı. Yakalanmadan önce kaçarken içinde bilezik ve paraların olduğu cüzdanı yere atmış.

Polisler onu da buldu.'' şeklinde beyanda bulunduğu,

İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli oturumunda mağdurun aramalara rağmen bulunamadığından dinlenmesinden vazgeçildiği,

Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği olayda;

1-) Sanık ... hakkında, olay nedeniyle TCK'nin 157/1, 35/1, 53. maddeleri uyarınca dolandırıcılığa kalkışma suçundan dava açıldığı, İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2012 gün, 2011/96 Esas ve 2012/746 Karar sayılı görevsizlik kararı esas alınarak sanık hakkında yağma suçundan dava açıldığı görüşü ile yargılamanın sürdürülmesinin açıkça Yargılama Yasasının ve usul haklarının ihlali anlamına geldiği, bu nedenle sanık ... hakkında yağma suçundan 5271 sayılı CMK’nin 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı bu yönde iddianame ile kamu davası açılması da sağlanmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

2-) Kabule göre;

a) Mağdur ...’nın aşamalarda değişerek gelişen beyanları arasında açık aykırılıklar giderilip, mağdura yönelik cebir ve/veya tehditin ne şekilde oluştuğu duraksamalara yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdiri gerekirken eksik inceleme ile yetinilip yargılamaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,

b) Adli emanetin 2011/1129 sırasına kayıtlı eşyalar ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2017/2483, K. 2019/5786, 21 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2017/2483
Karar No
2019/5786
Tarih
21 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2484 K.2019/1164
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/2488 K.2019/10763
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/2489 K.2019/5258
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/2490 K.2019/11254
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/2492 K.2019/5360
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/2498 K.2019/9108

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.