İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2736 K.2018/6071

Yakınan ...'ye karşı nitelikli yağma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c,f,g ve 62/1 maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2013…

Esas2018/2736Karar2018/6071Tarih3 Ekim 2018Okuma6 dk · 1.251 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2018/2736 E., 2018/6071 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.251 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yakınan ...'ye karşı nitelikli yağma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c,f,g ve 62/1 maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2013 tarihli ve 2009/55 esas, 2013/66 sayılı kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/4175 esas, 2015/6403 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,

Hükümlüler Süleyman Yalvaç ve ... müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddine ilişkin Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/04/2017 tarihli ve 2009/449 esas, 2013/338 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2017 tarihli ve 2017/424 değişik iş sayılı kararına karşı; hükümlü ... müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2016 tarihli ve 2016/151 esas, 2016/193 sayılı ek kararına karşı;

Hükümlü ... müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2017 tarihli ve 2009/449 esas, 2013/338 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair TARSUS 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/08/2017 tarihli ve 2017/786 değişik iş sayılı kararına karşı; Adalet Bakanlığının 11.07.2018 gün ve 11430-2017/Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2018 gün ve KYB/2018/61120 sayılı ihbar yazısı ile;

“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir.

Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır.

Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;

Dosya kapsamına göre, hükümlüler ..., ..., ... ve ...’ın iddianamede belirtilen 23. olay nedeniyle, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2013 tarihli ve 2009/55 esas, 2013/66 sayılı gerekçeli

kararının 232. sayfasında, mağdur ...'ye karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c,f,g ve 62/1. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldıkları ancak;

1-) Mağdur ...’nin yaptığı teşhis işlemi neticesinde düzenlenen tutanakta hükümlülerin teşhis edilmediği, sanıklar ..., ... ve ...’nun askerde veya cezaevinde olduklarından dolayı söz konusu olayda bulunmadıklarına dair iddiaların bulunduğu,

2-) Yukarıda bahsi geçen yağma suçunda iş yerinde bulunan ve yalan tanıklık suçundan yürütülen soruşturmada tanık olarak yeniden ifadesine başvurulan ...’ın iş yerinde güvenlik kamera görüntülerinin olduğunu, olay günü taraflar arasında zor kullanma, hakaret ve tehdit olaylarını hatırlamadığını beyan ettiği,

3-) Olayın tanığı olan ...’ın yağma suçuna ilişkin alınan beyanında ''Ben maktulleri müştekileri ve şüphelileri tanımıyorum olay tarihleri olan 2008 yılında ben Tarsus’da değildim yurt dışındaydım olayla ilgili bir bilgi ve görgüm yoktur beni neden çağırdıklarını bilmiyorum benim şüphelilerin kurmuş olduğu suç örgütü ile ilgili bir bilgim yoktur böyle bir suç örgütü olduğundan haberim de yoktu'' dediğinin duruşma tutanaklarından anlaşıldığı;

ancak yalan tanıklık suçundan Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, soruşturma aşamasında yazılan yazı üzerine Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğünün 06/04/2016 tarihli yazı cevabında sanığın, 20/12/2007 tarihinde İstanbul Atatürk Hava Limanından yurt dışına çıktığı, 16/01/2008 tarihinde İstanbul Atatürk Hava Limanından ülkeye giriş yaptığının belirlendiği, bunun haricinde 2008 yılı içinde yurt dışında olduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığının tespit edildiği,

yalan tanıklık suçundan Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanık ...’ın mahkemede alınan savunmasında, yağma olayına ilişkin ifadesine başvurulurken kendisine hızlı bir şekilde isimlerin okunduğunu, ancak kendisine tarih söylenmediğini, o tarihlerde eğitim için yurt dışına gidip geldiğini ve kendisine tarih söylenmediği için yurt dışında olduğunu söylediği şeklinde savunmada bulunduğu, dosya kapsamında mevcut Emniyet Müdürlüğü yazısına göre sanığın 2008 yılında sadece Ocak ayının 16'sına kadar yurt dışında olduğunun belirlendiği,

oysa sanığın tanık olarak alınan ifadesinde "2008 yılında ben Tarsus'ta değildim, yurt dışındaydım" demek suretiyle 2008 yılının tamamında yurt dışındaymış gibi beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, ayrıca sanık savunmasında belirtildiğinin aksine 2008 yılı içerisinde başkaca yurda giriş çıkışının olmadığının yazı cevabından anlaşıldığı,

yine talimatla alınan ifadesinde “şüphelileri tanımıyorum” diyen sanığın mahkememizde alınan savunmasında ... ve ...'i tanıdığını beyan ettiği, yapılan yargılama neticesinde yalan tanıklık suçundan sanık Gamze Yaşar’ın Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2018 tarihli ve 2016/471 esas, 2018/181 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği,

Sonradan ortaya çıkan bu durumlar karşısında, Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/471 esas sayılı dosyası incelenmek suretiyle, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 320. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının toplanacak delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca” anılan kararın bozulması istenilmiş ise de;

TÜ RKMİLLETİADINA

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı ile dosya incelendi;

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı öngörülen olağanüstü bir kanun yoludur. Kural olarak, mahkeme kararlarına temyiz veya istinaf incelemesinden geçerek ya da geçmeksizin kesinleştikten sonra bir daha el sürülmesi mümkün değildir. Fakat yargılamanın yenilenmesi kurumu bunun istisnasıdır.

Yargılamanın yenilenmesi yoluna hükümlü lehine veya aleyhine başvurulabilir ancak hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi belli şartlar dahilinde mümkündür, bu şartlar 5271 sayılı CMK’nın 311.maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır;

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise;

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa,

Yukarıda sayılan hallerden birisinin varlığı durumunda sanık lehine yargılamanın yenilenmesi yolunun açılacağı muhakkaktır.

Bu bilgiler ışığında, somut dosyamıza gelince;

Hükümlü ... liderliğindeki suç örgütüne üye hükümlülerin, 2006-2007 yıllarında farklı tarihlerde yakınan ...’nin işyerine gelerek zorla para istemesi, inşaat malzemesi alıp, parasını vermemesi veya eksik vermesi şeklinde gelişen eylemleriyle ilgili olayda;

1-) Yakınan ...’ye yaptırılan teşhis işlemi neticesinde düzenlenen tutanakta, hükümlüler ..., ..., ... ve ...’nun teşhis edilemeyip, hükümlüler ..., ... ve ...’nun askerde veya cezaevinde olduklarından dolayı söz konusu olayda bulunmadıklarına ve tanık ...’ın olay günü taraflar arasında zor kullanma, hakaret ve tehdit olaylarını hatırlamadığına yönelik beyanına dair itiraz konularının yargılama esnasında yerel mahkemece ve temyiz aşamasında Yargıtay 1. Ceza Dairesince incelenerek değerlendirildiği dikkate alındığında;

2-) Yargılama esnasında tanık olarak ifadesine başvurulan ...’ın, olayla ilgili yalan tanık yaptığından bahisle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2018 tarihli ve 2016/471 esas, 2018/181 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmesine dair itiraz konusuna ilişkin olarak; sanık ... ile daha önceden duygusal arkadaşlığı olan ...’ın, Mersin ili Viranşehir Mahallesinde bir kafede gönül ilişkisi içerisinde bulunduğu yakınan ... ile oturduğu sırada kız meselesi nedeniyle yaşanan kavgaya şahit olduğu,

...’ın tanıklığının, yakınan ...’ye karşı işyerinde gerçekleştirilen yağma olayı ile ilgili bulunmadığı ve daha önceki tarihlerde gerçekleşen anılan yağma olayları yönünden de adı geçen tanığın görgü ve bilgisinin olmadığı anlaşılıp, ayrıca bu tanığın beyanının kararda etkili delil olarak esas alınmadığı nazara alındığında; anılan hususların yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni delil niteliğinde olmadığı gibi yargılamanın sonucuna da etkili görülmediğinden;

SONUÇ / HÜKÜM

Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2016 tarihli, 2016/151 esas, 2016/193 sayılı ek kararı ile Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2017 tarihli, 2017/424 değişik iş sayılı ve 08/08/2017 tarihli, 2017/786 değişik iş sayılı kararlarına yönelik Kanun Yararına Bozulması talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 03.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2018/2736, K. 2018/6071, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2736
Karar No
2018/6071
Tarih
3 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/2737 K.2018/4325
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/2737 K.2018/9196
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/2737 K.2018/6993
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/2738 K.2018/4228
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/2738 K.2018/12728
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/2739 K.2018/13339

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.