KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2018/274 E., 2020/777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağmaya kalkışma suçundan cezalandırılmalarına ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2013 günlü kararı, sanık ... ve savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 10.04.2017 tarihli kararı ile sanık ... yararına bozulmuş, yerel Mahkeme bozmaya uyup yargılamaya devam etmiş ve kararı temyiz etmeyen sanık ... yönünden bozmanın sirayetine karar vererek cezalandırılmasına hükmetmiş, anılan bu hüküm sanık ... savunmanı tarafından da temyiz edilmiştir.
Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur.
Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “Bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir.
Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağrılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2018/274, K. 2020/777, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama