İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3073 K.2018/7941

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.02.2017 gün, 2017/602 numaralı iddianamesi ile sanık ... hakkında yakınan ...’ya karşı nitelikli yağma ve hakaret suçlarından İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/70 Esasına kayıtlı olarak açılan davanın…

Esas2018/3073Karar2018/7941Tarih10 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.112 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2018/3073 E., 2018/7941 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2018
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.112 kelime·6 dk okuma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.02.2017 gün, 2017/602 numaralı iddianamesi ile sanık ... hakkında yakınan ...’ya karşı nitelikli yağma ve hakaret suçlarından İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/70 Esasına kayıtlı olarak açılan davanın 09.05.2017 günlü oturumda verilen ara karar uyarınca, iddianame ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü vekili tarafından mahkemeye sunulan 30.05.2017 tarihli dilekçe ile davaya müdahil olma talebinde bulunulduğu,

13.07.2017 tarihli oturumunda “Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın” davaya katılma istemi kabul edildikten sonra bu aşamaya kadar duruşmalara katılmayan mağdur ...’nın “Temin edilememesi ve mevcut delil durumu nazara alınarak” dinlemesinden vazgeçilip aynı oturumda yargılama faaliyetine son verilerek sanık ... hakkında hakaret suçundan beraat, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı TCK’nin 149/1-d-h ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası verildiği,

Yakınan ...’nın, anılan karardan bir gün sonra 14.07.2017 günü sunduğu “Şahsi Şikayet ve Davadan Feragat Hk” konulu dilekçe içeriğinde “Sayın Hakimliğinizin yukarıda anılan dosyasında müşteki sıfatında bulunmaktayım. Tutuklu Sanık ... oğlum bulunmaktadır. Kendisinden şikayetçi ve davacı değilim. Uzlaşma sağlanmıştır. Herhangi bir zararım ve mağduriyetim kalmamıştır. Bu sebeple kendisinden şikayetçi ve davacı değilim. Tüm şikayetimden feragat ediyorum. Feragatimin kabulü ile bu hususta gerekli işlemlerin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim” belirterek zararının karşılandığını ve şikayetinden vazgeçtiğini açıkça beyan ettiği,

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13.07.2017 tarih 2017/213 sayılı kararına karşı O Yer Cumhuriyet Savcısı “Hakaret suçundan verilen beraat”, idare vekili “Hakaret suçundan verilen beraat ile yağma suçundan kurulan mahkumiyet” hükümlerine karşı sanık ... aleyhine; sanık ... ve savunmanı ise sanık lehine istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen 27.11.2017 gün, 2017/1481 Esas, 2017/1631 sayılı, hakaret suçundan “Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun Esastan Reddine”; nitelikli

yağma suçundan “Birden fazla nitelikli hal nedeniyle temel cezanın belirlenmesinde hangi gerekçe ile sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğinin açıklanmayarak buna ilişkin bir izahat karara yansıtılmadan gerekçesiz şekilde hüküm kurulmasına” dair karar ile hükmün bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verildiği,

İstinaf bozma kararına uyan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 29.03.2018 tarih, 2017/401 Esas, 2018/136 sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 149/1-d-h ve 62. maddeleri uyarınca verilen 9 yıl 2 ay mahkumiyet hükmüne karşı adı geçen idare vekili ile sanık ... ve savunmanının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen 05.07.2018 gün, 2018/2711 Esas, 2018/1722 sayılı "Esastan red" kararına karşı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ve sanık ... tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası üzerine, temyiz dilekçesinde hukuka aykırı olduğu ileri sürülen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular CMK'nin 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenmekle;

Yağma; başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malın zilyedin rızası olmadan cebir ve tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan yağma suçu, amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir veya tehdidin etkisiyle malın alınması veya teslimi sağlanması ile suç tamamlanır. Bu haliyle bir çok hukuki değeri taşır.

Yağma suçundan korunan hukuki değerler; kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyettir.

Yağma suçu cürümlerinde iki ayrı suçtan; cebir ve/veya tehdit ve hırsızlık suçlarının birleşmesiden meydana gelmekte ise de yağma cürümü kendisini meydana getiren suçlardan tamamen bağımsız ayrı bir suçtur.

Yağma cürümleri birleşik suç niteliği gereği kendisini oluşturan normların korumak istedikleri hukuki değerlerin tümünü ortak bir şekilde korumakta bu değerlere zarar veren eylemlere tek ceza öngörmek suretiyle diğer normları korumaktadır.

Yağma suçunun mağduru bu suçun işlenmesi ile ihlal edilen hukuksal değerlerin (irade özgürlüğü, mülkiyet ve zilyetlik) sahibi olan kişi veya kişiler olmaktadır.

Eşya mülkiyeti kişiye değil bir kuruma, örneğin bankanın parasını koruyan görevliye tehdit veya zor kullanılıp alınırsa bu durumda mağdur, üzerinde cebir ve tehdit tatbik edilen kişidir, parası alınan kurum pasif suje değil suçtan zarar görendir.

Bir hakkın sujesi yalnız birey olabilir, devlet ve tüzel kişiler suçun işlennmesinde zarar görseler de suçun pasif sujesi olamazlar ancak görülen davaya müdahil olarak katılabilirler.

Hal böyle olunca;

Cebir ve tehdit ile mal varlığı değeri üzerindeki tasarruf özgürlüğü zorlanan kişi "Mağdur"; mağdur dışında irade özgürlüğü saldırıya uğrayan başka biri varsa oda "Suçtan zarar gören" olarak davada yer alabilecektir.

Kamu davasına katılma 5271 sayılı CMK'nin 237. maddesinde; katılma usulü ise aynı kanunun 239. maddesinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı CMK'nin 237/1. maddesinde "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

O halde müdahale talebinin kabulünde esas teşkil edecek zarardan maksat, suçtan doğrudan doğruya meydana gelen ve gelmesi umulan zarardır. Dolaylı olarak meydana gelebilecek zarar söz konusu değildir.

Yağma suçunun mağduru "Cebir veya tehditle mal varlığı değeri üzerindeki tasarruf özgürlüğü kısıtlanan kişi" olduğu düşünüldüğünde mağdurun mahkeme huzurunda yasal hakları anlatılarak adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılamanın da bir gereğidir.

Yağma suçunun mağdurunun, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi halinde mağdur adına bir başka kişi ve/veya kurum tarafından kullanılması mümkündür diye düşünüldüğünde hemen belirtelim ki;

6284 sayılı "Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine" dair kanunda, yağma suçuna ilişkin ceza davalarına Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılabileceğine dair özel bir düzenlemeye yer vermemiştir.

O halde, anılan Bakanlığın katılma isteminin genel hükümlere göre sonuca bağlanması zorunludur. 5271 sayılı CMK'nın 237. maddesinde suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerin katılabileceği belirtilmektedir. Öte yandan, Ceza Genel Kurulu'nun 24.12.1965 gün ve 5855 sayılı kararında vurgulandığı üzere katılma talebinin kabulüne esas teşkil edecek zarardan, maksat suçtan doğrudan doğruya meydana gelen ve gelmesi umulan zarardır. Dolaylı olarak meydana gelebilecek zarardan davaya katılmak mümkün değildir. İdarenin toplumun genel yapısının bozulmadan korunmasına yönelik keyfiyeti, yağma suçunda aranan doğrudan zararı içermez.

Bu itibarla, yağma suçlarında doğrudan zarar görmeyen ve suçları takip görevi bulunmayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının mağdurlara yönelik işlenen yağma suçları ile ilgili davalara katılmaya hak ve yetkisi bulunmadığı, ilk derece mahkemesi olarak yargılamayı yürüten İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yanılgılı değerlendirmesinin idarenin davaya müdahil olarak kabulü ile idareye istinaf davası açma hakkı vermeyeceği dikkate alınıp İstanbul Bölge Ad1iye Mahkmesi 14. Ceza Dairesince idare lehine verilen müdahale kararını kaldırılıp istinaf davasının reddi yerine yazılı şekildeki bozma kararı yerinde değilse de,

ilk derece mahkemesi tarafından istinaf bozması benimsenerek yargılamaya devam edilmesi karşısında, mağdur ...'nın 14.07.2017 tarihli dilekçe içeriğine göre bu kez 5237 sayılı TCK'nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin takdirinin zorunlu olduğu düşünülmeden esas ve usul yönünden yanılgılı uygulamalara yer verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, idare vekili ve sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 05.07.2018 gün, 2018/2711 Esas ve 2018/1722 Karar sayılı “İstinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2018/3073, K. 2018/7941, 10 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2018/3073
Karar No
2018/7941
Tarih
10 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3074 K.2018/7552
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/3075 K.2018/7496
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/3075 K.2018/9356
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/3075 K.2018/12451
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/3076 K.2018/8900
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/3076 K.2018/14965

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.