İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2019/850 K.2019/2164

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31/03/2015 tarihli iddianamesiyle yağma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda aynı yer 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarih ve 2015/107 Esas, 2015/223 Karar sayılı hükmüyle…

Esas2019/850Karar2019/2164Tarih2 Nisan 2019Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2019/850 E., 2019/2164 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31/03/2015 tarihli iddianamesiyle yağma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda aynı yer 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarih ve 2015/107 Esas, 2015/223 Karar sayılı hükmüyle yağma suçundan TCK’nin 149/1-a-c, 31/2, 168/3, 62 maddeleri uyarınca 3 yıl 20 gün hapis cezası ile ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilip bu mahkumiyet hükmü sanıklar müdafiileri tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edildiği ve 04/03/2016 tarihli tebliğname ile hükmün BOZULMASI talebiyle dosyanın Yüksek 6. Ceza Dairesine gönderildiği, Yüksek 6. Ceza Dairesi, 27/02/2019 gün, 2016/3376 Esas, 2019/1229 Karar sayılı ilamıyla;

“Sanıkların işledikleri suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilecekleri konusunda rapor alındığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA" oy birliğiyle karar verildiği,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/03/2019 gün ve KD- 2015/298216 sayılı yazısı ile;

“İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 6.Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık,suçun subutuna, vasıflandırmaya ya da cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin olmayıp suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınmasının gerekli olup olmadığı ve TCK'nun 150/2 maddesindeki değer azlığına ilişkin hükmün uygulama olanağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; suç tarihinde saat 16.30 sularında okuldan çıkıp evine gitmek üzere yolda yürümekte olan mağdurun önüne geçen suça sürüklenen çocuklardan Cenk'in mağdura hitaben 50 kuruşun var mı diye sorduğu, cep telefonunu almalarından korkan mağdurun cebinden 1 TL çıkarıp verdiği, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdurun cebinde para olduğunu farketmesi üzerine cebine el atarak 5 TL daha parayı aldıkları ancak mağdurun cebinde basit bir arama bulunması mümkün var olan cep telefonunu almadıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.Yapılan yargılama sonrası suça sürüklenen çocuklar hakkında yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve temyizler üzerine de hükümler tüm suça sürüklenen çocuklar yönünden onanmıştır.

Onanan hükümler yönünden ilk itirazımız, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan ve karar tarihinde de 18 yaşından küçük olup TCK'nin 6. maddesi kapsamında çocuk statüsünde olan suça sürüklenen çocuklar hakkında SİR (sosyal inceleme raporu) alınmamış ve alınmama gerekçesi de karara yazılmamıştır.

Dosyanın temyizen incelenmesinin talep edilmesi üzerine de Başsavcılığımız tarafından tanzim edilen tebliğnamede, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1 maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca raporun aldırılmama gerekçesinin kararda yazılmaması sebebiyle hükmün bozulması talep edilmiştir. Yüksek Daire ise, suça sürüklenen çocukların işledikleri suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilecekleri konusunda rapor alındığının anlaşılması gerekçesiyle, tebliğnamedeki görüşe iştirak etmeyerek hükmün onanmasına karar vermiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun benzer olayda, sosyal inceleme raporu alınmaması sebebiyle 6. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı Başsavcılığımız tarafından yapılan itirazı 20/11/2018 tarih 2016/986 Esas, 2018/554 sayılı Karar ile reddettiği görülmüştür.

Bu itirazımıza konu ilamda da, aynı konumda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı suçtan yapılan yargılamada sonuç ceza olarak 5 yıl hapis cezası tayin edilmiş olup sosyal inceleme raporu aldırılmadan ve aldırılmama gerekçesi kararda tartışılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararı Yüksek Dairece sadece bu sebepten bozulmuş olup münhasıran bu sebepten bozma yapılamayacağı ve SİR raporu alınmasına gerek olmadığı yolundaki itirazımız ise önce Yüksek Daire sonra Yüksek Ceza Genel Kurulu tarafından reddedilmiştir.

Mezkur Ceza Genel Kurulu kararı, Anayasamızın 90. maddesine göre iç hukuk hükmünde olan ve 27/01/1995 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 20/11/1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 40,5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri dikkate alındığında 15-18 yaş grubunda çocuklar hakkında (suç tarihi itibariyle) mevcut yaşı gözetilerek Sosyal İnceleme Raporu aldırılmalıdır.

Eğer bu rapor aldırılmamış ise Anayasanın 141/3, CMK'nin 230 ve 232. maddeleri kapsamında bunun gerekçesi kararda tartışılmalı ve aldırılmama sebebi açıkça gösterilmeli, gerekçesi yazılmalıdır. Sosyal inceleme raporu ile işlenen fiilin hukuki sonuçlarını algılama yeteneğine ilişkin rapor birbirinden farklıdır ve birinin diğerinin yerine kaim edilmesine yasal imkan bulunmamaktadır.

Diğer itiraz sebebine gelince, suça sürüklenen çocuklar mağdurdan önce 50 krş para istemişler mağdur cep telefonunu alacakları korkusuyla 1 TL vermiş cebinde gördükleri 5 TL olmak üzere toplam 6 TL parayı almışlar ise de, kolaylıkla bulunması mümkün cep telefonunu almamışlar, bu hususta detaylı bir arama ya da sıkıştırma yapmamışlardır. Dolayısıyla verilen 6 TL ile yetinmeleri sebebiyle eylemlerine TCK.nin 150/2 maddesindeki değer azlığına ilişkin hükmün uygulaması gerekir.

Bu sebeplerle, suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükmün ONANMASINA dair karara karşı hükmün BOZULMASI talebiyle itiraz zorunluluğu doğmuş bulunmaktadır.

Açıklanan gerekçelerle;

Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/02/2019 gün ve 2016/3376 Esas, 2019/1229 Karar sayılı ONAMA kararının kaldırılarak, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarihli, 2015/107 Esas, 2015/223 karar sayılı hükmünün BOZULMASINA, karar verilmesi talep olunur.” denilerek Dairemizin kararına itiraz edilmekle;

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK'nin 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,

2- Dairemizin 27/02/2019 gün ve 2016/3376 Esas, 2019/1229 Karar sayılı sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan “onama” ilamının kaldırılmasına,

3- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;

a- Suç tarihinde kayden 12-15 yaş aralığında olan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,

b- Mağdur ...'ın suç tarihinde okuldan çıkıp evine doğru gittiği sırada sanıklar ..., ..., ... ve ...'in önüne çıktıkları, mağdura 50 Kuruş parasının olup olmadığını sordukları, mağdurun da cebindeki telefona karışmasınlar diye sanıklara 1,00 TL verdiği, bu sırada sanık ...'in, mağdurun ceplerini kontrol ettiği ve diğer sanıklara mağdurun cebinde para olduğunu söylemesi üzerine sanık ...'in mağdura elindeki sopa ile vurarak mağdurun cebinde bulunan 5,00 TL'yi aldıktan sonra olay yerinden uzaklaştıkları olayda; mağdurun cüzdanında bulunan 5 TL'yi alıp, üzerinde bulunan cep telefonunu almadan ayrılan sanıkların özgülenen kastı da gözetilerek haklarında 5237 sayılı TCK'nin 150/2. madde ve fıkrasının uygulanma koşullarının karar yerinde tartışılmaması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2019/850, K. 2019/2164, 2 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2019/850
Karar No
2019/2164
Tarih
2 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/850 K.2019/27425
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/850 K.2019/1551
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/851 K.2019/3816
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/851 K.2019/5588
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/851 K.2019/8216
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/851 K.2019/5126

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.