KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2020/2577 E., 2021/11920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede; I-Sanıklar hakkında ... ve ...’a yönelik nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümler incelendiğinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz isteminin, sanığın evinde bulunan tabancalar dışında yağma suçunu işlediğine dair dosyada başka delil bulunmadığı, müşteki beyanlarının çelişkili olduğu, diğer mağdurun beyanı alınmadan karar verildiği,
atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı halde mahkumiyetine karar verilmesine yönelik olduğu, sanık ... ve müdafiinin temyiz isteminin olay yerinde bulunduğuna dair hiç bir delilin bulunmadığı, arabasını akrabası olması nedeniyle diğer sanık ...’ye verdiği, evinde bulunan tüfeği de ...’den emaneten aldığı, müştekinin tam olarak teşhis edemediği, atılı suçların unsurlarının oluşmadığı ve alt sınır yerine uzaklaşılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin mağdur ...’in dinlenmediği, eksik inceleme yapıldığı,
mağdurların muayenesinde her hangi bir zorlamaya dair bulgu olmadığından yağma suçunun unsurlarının oluşmayacağı, TCK’nın 109/a maddesinin unsurlarının oluşmadığı, hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK'nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
II-Müşteki ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hakkında kurulan hüküm incelendiğinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ve müdafiilerinin temyiz isteminin mağdur ...’in dinlenmediği, eksik inceleme yapıldığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2020/2577, K. 2021/11920, 22 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama