İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/20623 K.2021/14460

Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 gün ve 2019/207 E. 2019/270 K. sayılı dosyası ile sanıklar ..., ... (...) ve ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 22/06/2021 gün…

Esas2021/20623Karar2021/14460Tarih28 Eylül 2021Okuma6 dk · 1.141 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2021/20623 E., 2021/14460 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Eylül 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.141 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 gün ve 2019/207 E. 2019/270 K. sayılı dosyası ile sanıklar ..., ... (...) ve ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 22/06/2021 gün ve 2020/2923 Esas, 2021/12043 Karar sayılı bozma ilamına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02/07/2021 tarih ve 6-2019/101562 sayılı yazısı ile özetle; “İtiraza konu uyuşmazlık sanık ...'un temyiz isteminin süresinde olup olmadığı ve anılan sanığın savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı ile buna bağlı olarak diğer sanıklar hakkında esastan inceleme yapılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

1) İtiraza konu olayla ilgili olarak dosya üzerinde yapılan incelemede; sanıklar ..., ... (...) ve ... hakkında yağma suçundan dolayı daha önce kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasından sonra yeniden yapılan yargılama sırasında her üç sanık müdafiinin huzurda bulunduğu 10/09/2019 tarihli celsede mahkumiyete dair hüküm tefhim edilerek karar verilmiş ve tefhim edilen kararda da, "Katılan ... ve vekili Av. ..., sanık ... müdafii Av. ..., sanık ... müdafii Av. ... ..., sanık ... müdafii Av. ... geldi.

Sanık ...'nın yüzlerine karşı, iddia makamının mütalaasına uygun olarak verilen kararın hazır olanlar yönünden tefhimden, hazır bulunmayanlar yönünden tebliğden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek veya başka yer Ağır Ceza Mahkemesi’ne (bulunmadığı takdirde Asliye Ceza Mahkemesi’ne) verilerek mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile veya aynı yerlere başvurularak tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay’a temyiz ile yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup,

usulen anlatıldı." açıklaması yapılarak temyiz süresi ve yasa yolu ile başvuru şekli ve süresi usul ve yasaya uygun olarak anlatılmıştır.

Kararı sanıklardan ... (...) ve ... müdafiileri yasal süresi içinde temyiz etmiş, ancak, sanık ... müdafii tefhim edilen hükmü temyiz etmemiş, sanığa 23/09/2019 tarihinde bulunduğu ceza infaz kurumunda tebligat yapılmış ve 24/09/2019 tarihinde de sanık tarafından karar temyiz edilmiş, Yüksek Daire de temyizi yasal süresinde saymak suretiyle usul yönünden hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Bilindiği gibi, 7035 sayılı Kanun ile CMK'nun 291. maddesinde değişiklik yapılarak 05/08/2017 tarihinden sonra verilen kararlar yönünden temyiz süresi 15 güne çıkarılmış ise de, 26/09/2014 tarihli ve 5235 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca "Resmi gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü,

beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere 305 ila 326. maddelerinin uygulanacağına" dair hüküm ve 1412 sayılı CMUK'nun 310 maddesindeki "temyiz süresinin bir hafta olduğuna" dair hüküm gözetildiğinde, sanık müdafii tarafından 7 günlük süre içinde temyiz edilmeyen hükme yönelik daha sonra 14. günde sanık tarafından yapılan temyiz itirazının reddine karar verilmesi yasal zorunluluktur.

Zira, inceleme konusu dosya daha önce temyiz denetiminden geçmiştir ve dolayısıyla tekrar temyiz edildiğinde 1412 sayılı CMUK'na göre inceleme yapılacağından, temyiz süresinin 15 güne çıkarılmasına dair yasal değişikliğe tabi değildir. Ayrıca, tefhim edilen kararda sanık müdafiinin temyiz süresinde, başvuru yeri ve şekli konusunda yanıltılması da söz konusu değildir.

2) Yine dosya üzerinde yapılan incelemede, sanığın 03/09/2019 tarihli duruşmada sanıklardan ...'un vareste talebinde bulunduğu ve mahkemece sanığın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildiği görülmüştür.

Bilindiği gibi, 5271 sayılı CMK'nun 193. maddesi uyarınca, Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı, yine aynı Kanunun 196. maddesi uyarınca mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hallerde müdafii isterse mahkemenin sanığı duruşmadan hazır bulunmaktan bağışık tutulabileceğine ilişkin düzenlemeler karşısında;

Yağma suçundan yargılanan sanığın yargılama sırasında başka bir suç nedeniyle farklı yer cezaevinde hükümlü bulunduğu ve duruşmalardan bağışık tutulması konusunda talebinin olduğu gibi, bu hususta da bir karar verildiği, ayrıca yoklukta duruşma yapılmasına ilişkin CMK'nun 195. maddesinin uygulanma koşullarının da bulunmaması karşısında, 10/09/2019 tarihli son duruşma oturumunda hazır bulundurulmamasının, savunma hakkının kısıtlanması kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, Yüksek Dairenizin 22/06/2021 gün ve 2020/2923 Esas, 2021/12043 Karar sayılı ilamına karşı, sanıklar ..., ... (...) ve ... aleyhine itiraz yoluna gitme zorunluluğu doğmuştur” denilmek suretiyle itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede; Sanık ...’un 03/09/2019 tarihli duruşmada duruşmalardan vareste tutulma talebinde bulunduğu ve mahkemece duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildiği görülmekle, 1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2-) Dairemizin 22/06/2021 gün ve 2020/2923 Esas, 2021/12043 Karar sayılı, bozma ilamının KALDIRILMASINA,

Her ne kadar 6723 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce ilk derece mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'un 305 ile 326. maddelerindeki temyiz hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 310. maddesi uyarınca bir haftalık temyiz süresinin geçerli olduğu anlaşılmakta ise de,

05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi (7) gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş (15) gün olarak değiştirildiği, 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 1. madde hükmüne göre de, 05.08.2017 ve sonrasında verilen (ilk derece ve istinaf ayırımı yapılmaksızın bütün) kararlar hakkında yeni temyiz sürelerinin uygulanması gerektiğinin belirtildiği, ceza muhakemesinde “Derhal Yürürlük İlkesi” nin geçerli olduğu,

bu ilke uyarınca değişiklik aleyhe olsa bile yürürlüğe girdiği günden itibaren bütün vakıalarda uygulanması gerektiği, kaldı ki değişikliğin sanık lehine bir değişiklik olduğu, esasen yürürlükten kaldırılmakla birlikte 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi dolayısıyla bir kısım kararlar yönünden yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi hükmünün bu değişiklikler karşısında “Zımnen ilga” edildiğinin kabul edilmesi gerektiği düşüncelerinden hareketle temyiz süresinin on beş (15) gün olduğunun belirlendiği,

Nihayet, tereddütleri ortadan kaldırmak amacıyla 7035 sayılı Kanunla eklenen geçici birinci maddesiyle; 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinde yapılan değişiklikler “bu Kanunun (7035) yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır” denilmek suretiyle doğrudan ya da istinaf sonrası ayrımı yapmaksızın bütün kararların yeni temyiz süresine, yani on beş (15) günlük temyiz süresine tabi olduğunun açıkça vurgulanması sebebiyle, tebliğnamedeki sanık ... yönünden red istemli görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;

Müştekinin bozma öncesi beyanlarında ısrarla kasasının anahtarı, nüfus cüzdanı ve 60 TL parasının iade edilmediğini söylediği, bozma kararından sonra 60 TL paranın müşteki hesabına yatırıldığına dair makbuz ibraz edilmesi üzerine zararın giderildiğinden bahisle koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 168 maddesiyle uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıkların neden oldukları yargılama giderinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken 5271 sayılı CMK'nin 326/2. maddesine aykırı olarak "Eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... ve müdafi ile sanık ... (...) müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama gideri kısmından ‘eşit olarak tahsiline'' ilişkin ibare çıkarılarak "sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına" tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/20623, K. 2021/14460, 28 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20623
Karar No
2021/14460
Tarih
28 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/20624 K.2021/13420
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20645 K.2021/5675
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20652 K.2021/5669
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/20669 K.2021/10356
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20674 K.2021/5164
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20691 K.2021/21456

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.