İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/6157 K.2021/3904

Sanık ... hakkında katılan ...’a karşı kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31/03/2016 gün ve 2015/336 Esas- 2016/144 Karar sayılı hükmün, katılan ... vekilinin…

Esas2021/6157Karar2021/3904Tarih3 Mart 2021Okuma6 dk · 1.262 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2021/6157 E., 2021/3904 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.262 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Sanık ... hakkında katılan ...’a karşı kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31/03/2016 gün ve 2015/336 Esas- 2016/144 Karar sayılı hükmün, katılan ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20/01/2021 gün ve 2018/1115 Esas, 2021/479 Karar sayılı bozma hükmüne karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2021 gün ve İtiraz-2016/273924 sayılı yazısı ile;

“Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasında sübuta ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı olayımızda, itirazın konusunun, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik suç vasfı yönünden yapılan itirazın, kararı temyiz yasa yoluna tabi hale getirip getirmeyeceğine ilişkindir.

Bilindiği gibi, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen ve Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 346–25 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında açıkça belirtildiği üzere; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, kamu davasının CMK’nın 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesi sonucunu doğurduğundan, bu yönüyle sanık ile Devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

5560, 5728, 6008 ve 6545 sayılı Kanunlarla 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;

1) Suça ilişkin olarak;

a- Yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,

b- Suçun Anayasa'nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,

2) Sanığa ilişkin olarak;

a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması,

b- Yargılamaya konu kasıtlı suçun, sanık hakkında daha önce işlediği başka bir suç nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin denetim süresi içinde işlenmemiş olması,

c- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

d- Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,

e- Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir beyanının olmaması,

Şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.

Tüm bu şartların varlığı hâlinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve on sekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.

CMK’nun 231. maddesinin onuncu fıkrasında; denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı öngörülmüştür.

Öte yandan, Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi. "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir...", “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesi ise. "Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır..." şeklinde düzenlenmiş olup, 36. maddede de herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, 40. maddesinde, Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkının bulunduğu belirtilmiştir.

Anayasa'da yer alan bu düzenlemeler doğrultusunda, ceza muhakemesi sürecinde verilen karar ve hükümlere yönelik kanun yolları da CMK'da düzenlenmiştir. CMK’nun 231. maddesinin onikinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmış olup, itiraz merciince itirazın reddine karar verilmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşecektir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik itirazın incelenme sınırı, Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 13-12 sayılı Kararı ile. "İtiraz merciince evrak üzerinde inceleme yapılabildiğinden, itiraza konu karar yönünden yapılacak inceleme de ancak 231. maddenin objektif koşullarının belirlenmesi ile ilgili sınırlı bir inceleme olmalıdır.

Duruşmada kanıtlarla doğrudan temas etme olanağı bulunmayan merciin, kanıt değerlendirmesi yaparak yeni bir hüküm tesisi, itiraz kurumunun niteliğine aykırı olacaktır. İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan, bu karara konu olan ve 231. maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olan hükmün değerlendirilmesi, 231 ve 271. maddelerdeki düzenlemelere aykırıdır.

İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, 231. maddenin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılmalıdır." şeklinde kabul edilmiş ve bu uygulama Özel Dairelerce istikrarlı olarak sürdürülmüştür.

Ancak, şeklen yapılacak incelemenin ihtilaf konusu hususlara köklü çözüm sağlamayacağına ve hak arama hürriyetini ihlal edeceğine yönelik eleştiriler de dikkate alınarak Ceza Genel Kurulunca 22.01.2013 tarih ve 534-15 sayı ile.

"İtiraz mercii, o yer Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafisine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafisini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı" şeklinde görüş ve uygulamada değişiklik yoluna gidilmiştir.

Böylece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz üzerine, itiraz merciinin işin esasına da girebileceğine karar vermiştir. Diğer taraftan, CMK'nun 223. maddesinde yargılama sonucunda verilebilecek temyiz kanun yoluna tabi hükümler gösterilmiştir.

Yukarıda yasal dayanak ve nitelikleri ortaya konulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, henüz hukuki sonuç doğuran bir karar olmadığından, anılan kanun hükmü uyarınca temyizi kabil bir karar olarak değerlendirilemez.

Bu karara yönelik "vasıf" yönünden yapılacak itirazın ise kararı temyizi kabil bir karar haline getirmeyeceği kabul edilmelidir. Bilindiği gibi, miktar itibarıyla kesin olan hükümlerde suç vasfı yönünden yapılan temyiz başvurularında vasıf bakımından esastan inceleme mümkün ise de, bu kabul, verilen hükmün CMK'nun 223. maddesi kapsamında verilmiş bir hüküm olma ön koşuluna bağlıdır.

CMK'nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen ve yukarıda niteliği açıklanan kararlar ise "hüküm" niteliğinde olmadığından, CMK'nun 231/11. maddesi uyarınca "itiraz" yasa yoluna tabi olup, belirtilen 22/01/2013 tarihli CGK kararında da vurgulandığı üzere "itiraz" yasa yolunda itiraz merciince esasa girilmek suretiyle suç vasfı yönünden değerlendirme yapılabilmesi de mümkündür. Dolayısıyla, sanık hakkında CMK'nun 231/5 maddesi uyarınca "kasten yaralama" suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen karara yönelik katılan vekilinin suç vasfına yönelik itirazları "temyiz" değil "itiraz" kanun yolu incelemesinde halli gereken bir husustur.

Bu sebeplerle, sanık ... hakkında kurulan hükmün bozulmasına dair Yüksek Dairenizin 20/01/2021 gün ve 2018/1115 Esas, 2021/479 Karar sayılı kararına karşı, sanık hakkındaki hükümle ilgili karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın mahâlline iadesine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK'nin 6352 sayılı Yasanan 99.maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;

1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,

2-) Dairemizin 20/01/2021 gün ve 2018/1115 Esas, 2021/479 Karar sayılı, Sanık ... hakkında katılan ...’a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik bozma ilamının kaldırılmasına,

3-) Sanık ... hakkında katılan ...’a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

SONUÇ / HÜKÜM

Sanık hakkında katılan ...’a karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı CMK.'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca sanığın yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, Dairemizin 20/01/2021 gün ve 2018/1115 Esas, 2021/479 Karar sayılı ilamının diğer yönlerinin korunmasına, 03/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/6157, K. 2021/3904, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6157
Karar No
2021/3904
Tarih
3 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/6158 K.2021/5480
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/6158 K.2021/5421
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/6159 K.2021/4790
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/6160 K.2021/3818
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/6161 K.2021/4967
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/6162 K.2021/4455

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.