İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2022/15470 Karar: 2024/8636 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/15470 K.2024/8636

6. Ceza Dairesi 2022/15470 E. , 2024/8636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1064 E., 2022/796 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2022/15470 E. , 2024/8636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1064 E., 2022/796 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2022/15470 E. , 2024/8636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1064 E., 2022/796 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen olaylar hakkında inceleme yapar." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik yapılan incelemede; Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit bir kimseyi malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Tehdit; mağdurun veya onun bir yakınının hayatına, beden veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı itibarıyle esaslı (büyük) bir zarara uğratılacağı yönündeki irade beyanıdır. Yasada sayılanlar dışındaki değerlere yönelik tehdit ve yağma suçunu oluşturmaz. Sanığın söz ve davranışla, müştekiye hayatına veya vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini söylemeli veya göstermeli, mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağını söylemeli veya göstermelidir. Bunun doğal sonucu sanık hareketinin veya sözlerinin bir sonuç içermesi, bir kötülük yapılacağını açıkça göstermesi gerekir. Söylediği söz veya davranışından yapacağı kötülük veya davranış rahatlıkla anlaşılmalıdır. Tehdit, malı teslime zorlamaya veya iade edilmesini istemekten vazgeçirmeye elverişli olmalıdır. Yani objektif ve orta seviyedeki herkes bu hareketi tehdit olarak anlayacak ve etkilenebilecek olmalıdır. Mağdurun aşırı korkaklığı ya da evhamları nedeniyle korkuya kapılıp eşyayı tesliminde yağma oluşmaz, hırsızlık oluşacaktır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 1-Sanıkların, katılanın şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidinde bulunarak şantaj eylemini tamamlandıktan sonra sanıkların katılandan 100.000,00 TL para göndermesini istediği, göndermediği takdirde "mağazanızı yakarım, kafanızı koparırım " demek suretiyle katılanı hayatına ve mal varlığı itibariyle esaslı bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ettikleri hususu ve sanıkların kastını özgülediği gözetilerek, sanıkların eyleminin 5237 sayılı kanunun 148 inci maddesi ve devamında düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanıkların mahkumiyetleri yerine beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2- 21.01.2021 tarihli duruşmada dinlenen tanıklar ... Şahin, Musa Şahin, ...'nin beyanlarına itibar edilip edilmediğinin gerekçeli kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla