KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2022/15570 E., 2024/9324 K.
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/854 E., 2022/185 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır
Karar Detayı
338 kelime·2 dk okuma
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.", aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafıince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede.
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ile katılanın para karşılığı cinsel ilişki için buluştukları, sonrasında sanığın konut içerisinde katılanı etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralamak suretiyle katılana ait suça konu para ve cep telefonunu zorla aldığı iddia olunmuş ise de;
sanığın savunmalarında suç tarihi öncesinde katılanın erkek arkadaşı ile kendi kardeşi arasında husumet bulunduğunu, bu sebeple kendisine kumpas yapılarak iftira atıldığını, atılı suçu işlemediğini belirtmiş olması ve bu savunma ile de örtüşen sosyal medya yazışma çıktılarını dosyaya sunmuş olduğunun anlaşılması karşısında öncelikle savunma doğrultusunda belirtilen husumetin suç tarihi öncesinde gerçekten bulunup bulunmadığının,
ilgili kişilerin tanık sıfatı ile beyanlarının alınması ve gerekmesi halinde varsa başkaca diğer delillerin de toplanmasından sonra tereddütte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca şayet taraflar arasında evvelce husumet iddiası bulunuyor olması halinde suçun sübutuna yönelik başkaca yan delillerinde bulunması zorunluluğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması,