İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2236 K.2022/5561

Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine ilişkin ...

Esas2022/2236Karar2022/5561Tarih13 Nisan 2022Okuma6 dk · 1.278 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2022/2236 E., 2022/5561 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Nisan 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.278 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine ilişkin ...

5 Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 08.01.2015 tarih ve 2013/733 E. 2015/23 K. sayılı hükmün sanık tarafından temyizi edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06/12/2017 tarihli tebliğname ile mahkeme hükmünün "ONANMASI" talep edilmiş, Kapatılan 13. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarih ve 2018/732-2018/14945 E.-K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.02.2022 tarih ve 2021/144840 sayılı yazısı ile özetle, “karar tarihinde ...

E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın duruşmalardan bağışık tutulmayı talep etmediği halde yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı” belirtilerek itiraz edilmiştir.

Bunun üzerine itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasında somut vak'a bazındaki uyuşmazlık; savunması alındıktan sonra serbest bırakılan (veya yargılamanın başından itibaren tutuksuz olarak yargılanan) ve savunmasının alınması esnasında ya da kovuşturma evresinde bağışık tutulma konusunda bir beyanı ya da dilekçesi bulunmayan sanığın karar duruşmasında aynı yargı çevresi içinde bulunan cezaevinde bulunmasına rağmen yokluğunda, 5271 sayılı CMK’nın 193/1. ve 196/5. maddelerine aykırı olarak karar verilip kesinleşen hükmün, olağanüstü kanun yollarından olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine bozulup bozulamayacağı konusundadır.

5271 sayılı CMK’nın “Sanığın duruşmada hazır bulundurulmaması” başlıklı 193. maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz...”

“Sanığın duruşmadan bağışık tutulması” başlıklı 196. maddesinin beşinci fıkrasında “Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargı çevresinin dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.”

“Hukuka kesin aykırılık hâlleri” başlıklı 289. maddesinin birinci fıkrasında “Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuku kesin aykırılık var sayılır.”

Düzenlemelerine yer verilmiş ve sözü edilen maddenin g) bendinde “Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında sayılmıştır.

Aynı şekilde 1412 sayılı CMUK’nın 308. maddesinde de “Hüküm için mühim olan noktalarda mahkeme karariyle müdafaa hakkının tahdit edilmiş olması”, kanuna muhalefet halleri arasında sayılmıştır.

Bilindiği üzere, 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre, temyiz incelemesi yapılan hallerde Yargıtay’ın başlangıçtan itibaren temyiz başvurusunda ileri sürülmeyen bir sebepten dolayı da bozma yetki ve görevi vardı... Esasen 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden önce karara bağlanan dosyalar yönünden bu hükümler halen yürürlüktedir ve uygulanmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, ayrıntıları 02/04/2019 tarih, 2018/13-457 esas ve 2019/272 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2019 yılından itibaren istikrarlı bir biçimde verdiği bütün kararları uyarınca; serbest olarak savunması alındıktan sonra başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevine alınan ve savunmasının alınması esnasında ya da kovuşturma evresinde duruşmalardan bağışık tutulma konusunda bir beyanı ya da dilekçesi bulunmayan sanığın hükmün verildiği son oturumda hazır bulundurulmaması,

CMK’nın 193/1 ve 196/5. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması olup, aynı Kanun’un 289/1-h. maddesi uyarınca (istinaf öncesi temyiz bakımından ise. CMUK m. 308/1-8) hukuka kesin aykırılık hâlidir. İlk derece mahkemelerinde devam eden yargılamalarda, bu lâzimeye uyulmadan mahkûmiyet kararı verilmesi, temyiz başvurusunda belirtilmese dahi, re’sen dikkate alınması gereken bir bozma sebebidir.

Dairemiz de diğer ceza daireleri gibi, temyiz kanun yolu incelemesi esnasında istikrarlı bir biçimde ve duraksamasız olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda sözü edilen içtihatları doğrultusunda uygulama yapmaktadır.

Esasen “Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi”nde benimsenen, “Adil Yargılanma Hakkı” ve “Lekelenmeme Hakkı” ile “Eksiksiz soruşturma ve Tek Celsede Duruşma” prensipleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının mâkul sürede leh ve aleyhe bütün delilleri toplamaları, sadece mahkûmiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dava konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri dava konusu yapmamaları, yâni bir nev'i filtre görevi yapmaları gerekir.

Bu prensiplerin hayata geçirilebilmesi için mevzuatımızda ilk defa, 5271 sayılı CMK’nın 160 / 2. maddesi hükmü ile; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılarına şüphelinin lehine olan delilleri (de) toplama ve şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğü getirilmiş, ayrıca; aynı Kanunun 170 ve 174. madde hükümleri ile de, iddianamenin iadesi kurumuna yer verilmiştir.

Soruşturma evresi uzun sürebilir. Ancak, kovuşturma evresinin yeni bir delil toplanmasına gerek kalmadan ve bir iki celsede bitirilmesi hedeflenmiştir.

Yukarıda özetlenen düzenlemelere ve Dairemizin (ve Yargıtay’ın yeniden yapılanması dolayısıyla kapanan 13. Ceza Dairesi’nin) bu düzenlemeler doğrultusunda verdiği çok sayıda kararına rağmen, soruşturma evresinde toplanması gereken deliller toplanmadan düzenlenen iddianameler çoğu kez kabul edildiğinden, tek celsede duruşma hedefine de ulaşılamamaktadır.

Bu itibarla usul ekonomisi açısından, sonraki oturumlara gelmesini gerektiren özel bir durum yoksa tutuksuz olarak yargılanan sanığa, duruşmalardan bağışık tutulmayı isteyip istemediği hatırlatılıp, isteyen bütün sanıklar hakkında bağışık tutulma kararı verilmelidir.

Mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra, muhakeme hukukuna ait sözü edilen işbu veya başka bir içtihat değişikliği sebebiyle ve olağanüstü kanun yolu ile onama kararının kaldırılıp, ilk derece mahkemesi hükmünün bozulup bozulamayacağı meselesine gelince;

Öncelikle belirtmek gerekir ki, kural olarak kanunlar geçmişe yürütülemez. Bu bağlamda usul hukukunda da “Derhâl yürürlük ilkesi” geçerlidir.

Ancak, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” düzenlemesine yer verilmek suretiyle, maddi ceza ve infaz hukuku hükümlerinde, fail (sanık veya hükümlü) lehine olarak yapılan kanun değişikliğinin geçmişe yürütüleceğinde de her hangi bir kuşku bulunmamaktadır.

Buna karşılık Dairemize göre, muhakeme usulüne dair bir içtihat değişikliği gerekçesiyle, önceden kesinleşmiş kararların, olağanüstü kanun yoluyla (söz gelimi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine) bozulması mümkün değildir.

Öte yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları(içtihatları), genel olarak açıklayıcı ve yol gösterici olmaları münasebetiyle çok çok önemli hukuk metinleri olmakla birlikte, yalnızca somut olay bakımından bağlayıcıdır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 05.02.2021 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 16.10.2020 gün, 2018/4 esas ve 2020/2 karar ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/06/2021 gün, 2021/21-297 esas ve sayılı kararlarında belirtildiği üzere, kanun hükmünde olan içtihadı birleştirme kararlarının (dahi) kesinleşmiş kararlar hakkında uygulanamayacağı, diğer bir ifadeyle geçmişe yürütülemeyeceği kabul edilmiştir.

İçtihat değişikliklerinin kesinleşmiş kararlar bakımından da bozma sebebi olarak kabul edilmesi hâlinde, “kesin hükmün müessiriyeti prensibi” ile toplumun adalete olan güven duygusu zedelenecek ve yıllar önce kesin hükme bağlanan davaların dahi, zamanaşımına uğraması riski ortaya çıkacaktır. Bu nev’i mahsurların ortaya çıkması ihtimali de, uygulayıcıları, hukukun içtihat yoluyla geliştirilmesi (gerektiğinde içtihatların değiştirilmesi) konusunda atalete sevk edecektir.

Bütün bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tutuksuz olarak savunması alındıktan sonra, başka suçtan aynı yer cezaevinde başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olarak bulunan ve savunmasının alınması esnasında ya da kovuşturma evresinde duruşmalardan bağışık tutulma konusunda bir beyanı ya da dilekçesi bulunmayan sanığın yokluğunda karar verilmiş ise de, temyiz dilekçesinde bu sebeple savunma hakkının kısıtlandığının ileri sürülmemiş olduğu ve dosyada bu yönde başkaca herhangi bir bulgu veya beyan da bulunmadığından,

Dairemizin, Yargıtay Cumhuriyet Başavcılığı’nın tebliğnamesine uygun olarak verdiği onama kararıyla mahkûmiyet hükümlerinin kesinleştiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarının karar tarihinden sonra değiştiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kesinleşen bu mahkumiyet kararına sanık ...’nin savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle itiraz ettiği incelenen dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle;

Tutuksuz yargılanan ya da savunması alındıktan sonra serbest kalan ve sonradan başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olup duruşmalardan bağışık tutulma yönünde aşamalarda beyan veya talebi de bulunmayan sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun konuyla ilgili olarak görece yeni içtihatları gerekçesi ile savunma hakkının kısıtlandığından bahisle, Kapatılan 13. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarih ve 2018/732-2018/14945 E.-K. sayılı onama kararımızın kaldırılıp ... 5 Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 08.01.2015 tarih ve 2013/733 E. 2015/23 K. sayılı mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı yerinde görülmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

SONUÇ / HÜKÜM

5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. Maddesi gereğince yapılan incelemede; Kapatılan 13. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarih ve 2018/732-2018/14945 E.-K. sayılı ilamı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz sebepleri yerinde görülmediğinden, CMK'nın 308/2-3. maddeleri gereğince İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 13.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/2236, K. 2022/5561, 13 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2236
Karar No
2022/5561
Tarih
13 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/2237 K.2022/5110
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/2237 K.2022/7060
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2237 K.2022/2939
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/2238 K.2022/5107
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/2238 K.2022/4771
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2238 K.2022/6603

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.