Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2022/4376 E. , 2024/19 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2733 E., 2020/446 K SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik isti
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2022/4376 E. , 2024/19 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2733 E., 2020/446 K SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 ncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2019 tarihli ve 2019/1361 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 ncü, 58 nci ve 63 ncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanık hakkında Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/235 Esas, 2019/69 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 53 ncü, 58 nci ve 63 ncü maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/2733 Esas, 2020/446 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ve katılanın baba oğul oldukları; sanığın işlettikleri pansiyonda babasına yardım ettiği, sanığın olay günü saat 12.00 sıralarında pansiyonda bulundukları sırada babasından 150,00 TL para istediği babası olan katılanın da sanığın esrar alacağını tahmin ettiğinden para vermek istemediği, sanığın "para vermezsen senin için kötü olur, seni öldürürüm" diyerek katılanı tehdit ettiği, katılanın korkarak tüm parası olduğunu beyan ettiği 60,00 TL'yi masaya bıraktığı ve sanığın parayı alarak ayrıldığı, katılanın da karakola giderek şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır. 2. Katılanın aşamalarda değişmeyen, tutarlı beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 3. Sanığın savunmasında, olay günü kullandığı telefon yüzünden babası ile tartıştıklarını, para istediğini, babasının da verdiğini, ancak kesinlikle tehdit etmediğini beyan ettiği görülmüştür. 4. 13.01.2019 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında pansiyon içerisinde bulunan bir adet vantilatörün kırılmış olduğunun belirlendiği görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, Ancak; " Dosya kapsamındaki deliller ve mahkemenin kabulü ile de belirlendiği üzere, sanığın nitelikli yağma suçuna konu olan ve katılandan alınan 60,00 TL paranın değeri, satın alma gücü ve suçun işleniş şekli itibariyle Türk Ceza Kanun'un 150/2. maddesindeki değer azlığının uygulama koşullarının oluştuğu, verilen cezadan bu madde uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile bu madde uygulanmayarak sanığa fazla ceza tayini, Hukuka aykırı; istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf iddiaları yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 280/1. maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlatılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığından istinafa konu kararın gerekçesindeki Türk Ceza Kanun'un 150/2. maddesindeki değer azlığı hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına dair kısım ile Türk Ceza Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafının hükümden çıkartılarak yerine; "Sanığın suçuna konu 60,00 TL paranın miktarı, satın alma gücü ve suçun işleniş şekli itibariyle değeri az olarak değerlendirilmekle,Türk Ceza Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak, 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi gereğince, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," fıkraları eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve infazın dairemizce belirlenen 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükme ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine" karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalardaki tutarlı beyanı, katılanın beyanı ile uyumlu kolluk tarafından düzenlenen Yakalama, Üst Arama ve Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ve sanığın tevil yollu ikrarı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, sanığın ölümle tehdit ederek katılanın 60,00 TL parasını alması şeklinde gerçekleşen eyleminde, nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/2733 Esas ve 2020/446 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 nci ve 289 ncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.