KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2022/4411 E., 2024/998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/4061 E., 2020/1389 K.
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2017/495 Esas, 2019/252 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-h, 31/3, 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/4061 Esas, 2020/1389 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca değer azlığı yönünden hüküm, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-h, 150/2, 31/3, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz Sebepleri Suçu işlemediğine ve beraatine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde gece sayılan zaman dilimi içerisinde mağdur ile kız arkadaşı olan tüm aramalara rağmen bulunup dinlenemeyen, davanın daha fazla sürüncemede kalmaması için soruşturma aşamasındaki beyanının okunulması ile yetinilmek zorunda kalınan ...'ın Kültürpark'tan çıkarak Tedaş İşletmesi mevkine doğru yürümekte iken suça sürüklenen çocuğun yanlarına geldiği mağdurdan para istediği mağdurun yok demesi üzerine suça sürüklenen çocuğun mağdura hakaret içeren sözler sarf ettiği ayrıca üzerinde taşıdığı bıçakla mağdurun raporunda belirtildiği üzere yaraladığı, elini mağdurun cebine sokarak 50.00 TL parasını da alıp olay yerinden kaçtığı bu şekilde sanığın isnat edilen geceleyin silahla yağma ve hakaret suçlarını işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
2.Ancak; Suça sürüklenen çocuğun mağdurdan yağma sureti ile aldığı paranın 50.00 TL olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında "değer azlığına" ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 150/2 nci maddesi uygulanmaksızın fazla cezaya hükmedilmiş olması hukuka aykırı ise de; 5271 sayılı Kanun' un 280/1-a, 280/1-e ve 303/1-a maddeleri gereğince bu hukuka aykırılık hali yeniden yargılama yapılmaksızın Bölge adliye mahkemesince düzeltilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdurun beyanları, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrar içeren beyanları, olay yeri inceleme ve yakalama tutanağı gibi deliller karşısında, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görüldüğü üzere 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) ve (h) bendi uyarınca 11 yıl olarak belirlenen temel hapis cezasından, sırasıyla aynı Kanun'un 150/2, 31/3 uygulandıktan sonra 4 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasından 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında sonuç cezanın "4 yıl 26 gün" yerine, "5 yıl 26 gün " hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/4061 Esas, 2020/1389 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasından; “5 yıl 26 gün hapis cezası” ibaresinin çıkartılarak yerine " 4 yıl 26 gün hapis cezası" nın eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4411, K. 2024/998, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama