KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2022/6135 E., 2023/224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
1.217 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2021 tarihli ve 2021/2614 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) ve (d) bendleri, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2021 tarihli ve 2021/.47 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'nun 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a), (d), (h) bendleri, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/2730 Esas, 2021/2094 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 04.10.2021 tarihli ve 2021/2730 Esas, 2021/2094 kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/24207 Esas, 2021/19843 Karar sayılı kararı ilâmıyla;
"... 5237 sayılı Kanun'un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımındanda suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.12.2010 günlü, 6-225/268, yine 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 145. veya 150/2. maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
5237 sayılı Kanun'un 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun'un 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim 5237 sayılı Kanun'un 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, uyuşturucu bağımlısı olması sebebiyle tedaviye muhtaç olan sanığın gece vakti annesi olan mağdur ile birlikte ikamet ettikleri konut içerisinde mağdurdan para istediği, mağdurun vermemesi üzerine sanığın ekmek bıçağını alarak mağdurun üzerine yürüdüğü ve vermezsen seni öldürürüm şeklinde tehdit ettiği, mağdurun da 100.00 TL para çıkartarak sanığa vermesi şeklinde gerçekleşen eylemde sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci
fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/16 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a), (d), (h) bendleri, 150 nci maddesinin 2 nci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Gerekçenin tamamen hatalı olduğuna, sanığın annesiyle birlikte aynı evde yaşıyor olması, düzenli bir gelirinin olmaması, herhangi bir işte çalışmaması gözetildiğinde sanığın eve gelerek annesinden para istemiş olduğuna dair savunmasının tevil yollu ikrar olarak kabulünün hukuken hatalı olduğuna, ceza yargılamasında mahkûmiyetin büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiğinden katılan beyanı dışında delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanığın temyiz sebepleri özetle;
Suçsuz olmasına karşın ceza aldığına, ceza infaz kurumundan yapmış olduğu telefon görüşmeleri dinlendiğinde suçsuz olacağının anlaşılacağına, annesinin o konuşmalarında çok üzülüyordum beni mecbur bıraktın dediğine, 21.03.2022 tarihli mağdura ait telefon görüşmelerinin dinlenmesine, bunların somut delil olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın birlikte aynı evde yaşadıkları katılanın oğlu olduğu, olay günü gece vakti eve gelen sanığın katılandan para istediği, katılanın para vermeyi kabul etmemesi üzerine sanığın bıçak doğrultmak suretiyle katılanın üzerine yürüdüğü ve katılana parayı vermezsen "Seni öldürürüm" demesi üzerine de katılanın 100,00 TL parayı sanığa verdiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın hazırlık dahil tüm aşamalarda istikrarlı ve oluşa uygun anlatımlarda bulunduğu belirlenmiştir.
3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Beraat Kararı Verilmesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılanın hazırlık dahil tüm aşamalarda istikrarlı ve oluşa uygun anlatımlarda bulunması ile özellikle katılanın uyuşturucu kullanan sanığın kendisinden para istediğine dair beyanları ile örtüşen sanığın kaçamaklı savunmaları ve Hukukî Süreç baslığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı gözetildiğinde suçun sanık tarafından işlendiğine dair kabülde bir isabetsizlik bulunmadığı belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/16 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/6135, K. 2023/224, 26 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama