KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2022/7588 E., 2022/18033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
765 sayılı mülga TCK 495. maddesi yağma suçunu “...Her kim, menkul bir malın zilyedini veya cürüm mahallinde bulunan bir başkasını cebir ve şiddet kullanarak veya şahsen veya malen büyük bir tehlikeye düşüreceği beyanı ile tehdit ederek o malı teslime yahut o malın kendi tarafından zaptına karşı süküt etmeye mecbur kılarsa on seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur....
Bir malın yağması esnasında veya akabinde fiili icra veya itmam etmek veya malı kaçırmak yahut kendisini veya şerikini cezadan kurtarmak için mal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra eden kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur...” şeklinde düzenlemekte idi söz konusu düzenlemenin 2. fıkrası 5237 sayılı TCK'ya nakledilirken büyük ölçüde nakledilmemiş kapsamı daraltılmıştır.
Daha önce malı alma tamamlandıktan sonra gerçekleşen cebir veya tehdit bile eylemi yağmaya dönüştürürken 5237 sayılı TCK'da sadace mal alınma esnasında uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmekte mal alındıktan sonra gerçekleşen cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmemektedir.
Somut olayımızda sanık, mağdurlara ait aracın kapısını zorlayarak girmiş içeride bulunan bozuk paraları, tornavidayı çalarak inmiş, müştekiler veya üçüncü kişiler tarafından sıcak takip olmadan aldığı malları müştekinin hakimiyet alanından çıkarmıştır. Dolayısıyla hırsızlık eylemi tamamlanmıştır. Sonradan tesadüfen fark edilmesi üzerine yakalanmamak için silah kullanarak tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen olayın yeni dönemde tamamlanmış hırsızlık suçunu yağmaya dönüştürmemesi nedeniyle tamamlanmış hırsızlık ve tehdit olarak gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. Durum böyle olunca suçun işlendiği tarihte yağma suçunu oluşturan eylemin karar tarihinde daha lehe olan hırsızlık ve tehdit eylemini oluşturduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında tehdit suçuna yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Giriş kısmında ayrıntılı anlatıldığı üzere suç tarihine göre daha lehe olan hükümler nedeniyle, eylemin yağma değil hırsızlık suçuna ilaveten silahlı tehdit fiilini oluşturduğu; Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 106/2 maddesinde tanımlanan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 23/12/2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE;
2-Sanık hakkında nitelikli yağma suçuna yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Giriş kısmında ayrıntılı anlatıldığı üzere sanığın eyleminin karar tarihinde, suç tarihine göre göre daha lehe olan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. maddelerine uyduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK'nın 149/1-a-h maddesinden hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/7588, K. 2022/18033, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama