İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2022/7920 Karar: 2024/995 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7920 K.2024/995

6. Ceza Dairesi 2022/7920 E. , 2024/995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1010 E., 2022/1881 K. SUÇ : Yağma KARAR : Direnme (Mahkûmiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1881 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6.

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2022/7920 E. , 2024/995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1010 E., 2022/1881 K. SUÇ : Yağma KARAR : Direnme (Mahkûmiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1881 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6.

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2022/7920 E. , 2024/995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1010 E., 2022/1881 K. SUÇ : Yağma KARAR : Direnme (Mahkûmiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1881 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/1679 Esas, 2022/2888 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/294 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının bendi, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/2185 Esas, 2021/2989 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle; 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/2185 Esas, 2021/2989 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/1679 Esas, 2022/2888 Karar sayılı kararı ile "...Dairemize göre, 5237 sayılı Kanun’nın 37/1. maddesi uyarınca fail olan sanık ...’nin işlediği yağma fiilin de, katılan mağdur (HCC)’ye yönelik cebiri, silahtan sayılan ofis anahtarlarını başına vurup onu sersemletmek suretiyle ika ettiğinden, adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun’nın 37/1 ve 6/1-f (4) maddeleri delaletiyle aynı Kanun’un 149/1-a maddesinden cezalandırılmasında ve katılan mağdura karşı işlenen ve yağmanın cebir unsurunu oluşturan yaralama fiilinde elde kullanılan ofis anahtarı ile onun başına vurulduğu ve başında sağ temporoparietooksipital bölgede 2 cm boyunda ciltten çökük, cilt ile aynı renkte nedbe oluştuğu belirlendiğinden fiilin silahla yağma olarak nitelendirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca azmettiren sanık ...’nin yağma suçunun temel şekli bakımından doğrudan kastla hareket etmekle birlikte, nitelikli yağma suçu bakımından olası kastının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Zira somut olayda sanık ...’yi yağma suçuna azmettiren sanık ...’nin silahla yağma suçuna yönelik olarak doğrudan kastı yok ise de; sanık ..., fail olan diğer sanık ...’nin katılan mağdur (HCC)’ye yönelik cebir kullanırken silah veya silahtan sayılan bir şeyi (eşyayı) kullanabileceğini öngörmüş ve neticeyi de göze almıştır. Bu itibarla azmettiren sanık ..., fail olan diğer sanık ...’nin işlemiş olduğu 5237 sayılı Kanun’nın 149/1-a maddesi kapsamında nitelikli yağma suçu bakımından olası kastla hareket ettiği için, 5237 sayılı Kanun’nın 61. maddesine belirtilen kriterler göz önüne alınmak suretiyle belirlenen temel cezadan aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca, 1/3’ten yarısına kadar indirim yapılması gerekir. Ancak; suçun temel şekli bakımından doğrudan kastının bulunması sebebiyle, aynı Kanun’un 148. maddesinde öngörülen temel cezanın alt sınırının makul bir miktar üstünde ceza verilmesini gerektirecek oranda bir indirim yapılması, bu suretle suç ve cezada hakkaniyet ilkesinin hayata geçirilmesi de sağlanmalıdır. Açıklanan nedenlerle; 1) Sanık ...’nin bu nitelikli hali öngörebileceği ve olası kastının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’nın 38/1. maddesi yerine 37. maddesi tatbiki ve aynı Kanun’un 149/1-a ve 21/2. maddeleri uyarınca nitelikli yağma suçundan cezalandırılması yerine, yazılı şekilde yağma suçunun temel şeklinden mahkumiyetine karar verilmesi, 2) Sanık ve müdafii tarafından ibraz edilen 15/01/2013 tarihli Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliği’nden alınan sağlık raporuna göre, “antisosyal kişilik bozukluğu” tanısı nedeniyle sanığın barışta askerliğe elverişli olmadığı yönünde karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi'nden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1881 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın cezası kesinleşen diğer sanık ...'i basit yağma suçuna doğrudan kastla azmettirdiği, sanık ...'in işlediği nitelikli yağma eylemi yönünden ise olası kastı olduğu ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 63 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın suça iştirakinin olmadığına, yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ilişkindir. 3.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın nitelikli yağma suçundan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ 1.Sanıklardan ...'ın katılanın kiracısı, sanık ...'in de sanık ...'ın arkadaşı ve ortağı olduğu, sanıklar ... ve ...'in zamanla katılanın güvenini kazandıkları, birlikte icra yolu ile satışa çıkarılan gayrimenkul ihalesine girmeye karar verdikleri, sanıkların ekonomik durumları iyi olmadığından katılandan ihale için bankadan para çekmesini istedikleri, katılanın da bu teklifi kabul ettiği, daha sonra sanıklar ... ve ...'in katılanın bankadan çekeceği parayı yağmalama hususunda anlaştıkları, yaptıkları plan dairesinde sanık ...'in yönlendirmesi ve temin ettiği araçla diğer sanık ...'un katılanla birlikte katılan adına para çekmek için ... Akbank Şubesine gittiği, katılanın bankadan çekmiş olduğu 550.000,00 TL'den kesinti yapılmasıyla kalan 547.000,00 TL'yi çantasına koyarak, sanık ...'un sevkindeki araca bindiği, bu esnada katılanın içerisinde para bulunan çantasını elinde tuttuğu, sanık ...'un katılana "rahat otur amca" diyerek içerisinde 547.000,00 TL bulunan çantayı arka koltuğa koyduğu, daha sonra sanık ...'in katılanı ihale için paranın yatırılacağı Vakıfbank ... Şubesi yerine, sanık ...'ın emlak ofisine getirdiği, bu esnada saatin 16.30 sıraları olduğu, burada sanık ...'un katılana "sen geç, ben tapu işlemlerini yapıp geleyim" diyerek katılanın araçtan inmesini istediği, katılanın araçtan ineceği sırada arka koltukta bulunan içerisinde paraların bulunduğu çantayı almak için hamle yaptığında, sanık ...'in katılanın çantayı almasını engellemek amacıyla elleriyle ve ele geçirilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre silahtan sayılan anahtarla vurmak suretiyle katılanın çantayı almasını engellediği ve katılanı ittirmek suretiyle araçtan inmesini sağladığı, daha sonra sevkindeki araçla da katılana çarparak, suça konu paranın bulunduğu çanta ile birlikte olay yerinden kaçtığı, sanık ...'un uygulamış olduğu cebir nedeniyle katılanın doktor raporunda belirtildiği şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı bu şekilde sanıklar ... ve ...'ın katılana karşı yağma suçunu işledikleri, yağma suçuna konu paranın iade edilmediğinin anlaşıldığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. Katılan hakkında Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp ana bilim dalı başkanlığınca düzenlenen 23.09.2020 tarihli raporda " Kişinin 17/03/2020 tarihinde Atatürk Devlet Hastanesine müracaat ettiği, bilinç açık, koopere, oryante olduğu, sol humerus arkasında yaklaşık 20 cm boyunda ekimoz olduğu, yumuşak doku travması izlendiğinin belirtildiği, müzekkere ekinde başka bir tıbbi evraka rastlanmadığı, 21/08/2020 tarihide Anabilim Dalımızda alınan anamnez ve yapılan mauyanesinde; mülk alışverişinde bulunacakları kişileri yanında bulunan parayı almak için kafasına vurduklarını ve sol kolunu arabanın sürgülü kapısına sıkıştırdıklarını ifade ettiği, muayene tarihi itibariyle tıbbi bir şikayetinin bulunmadığını, sağ temporoparietooksipital bölgede 2 cm boyunda ciltten kökük, cilt ile aynı renkte nedbe bulunduğu, kişinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde" olduğunun belirtildiği görülmektedir. B. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KABULÜ 1.İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi arasında, maddi vakıanın kabulü hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/1679 Esas, 2022/2888 Karar sayılı kararında, suçun sübutunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. 3. Bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli tensip zaptının 6 numaları ara kararı uyarınca sanığın cezai ehliyetinin tespiti için Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği, aynı hastanenin 22.04.2022 tarihli kurul raporu ile sanığın işlediği iddia olunan yağma suçu yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığının bulunmadığı, cezai sorumluluğun tam olduğunun bildirildiği tespit edilmiştir. 4. Bölge Adliye Mahkemesi 15.06.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1881 Karar sayılı kararında direnme kararının gerekçesi olarak "...Sanık ...'ın Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 22/04/2022 gün ve 4319 sayılı raporu ile ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirilmiş, sanığın ceza sorumluluğu olmadığına dair dayandığı raporun askerliğe elverişli olmadığına dair rapor olması, askerliğe elverişli olmamak ile cezai ehliyetin bulunmaması durumlarının farklı olması karşısında, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna ilişkin raporu yeterli görülmüştür. Sanık ...'ın diğer sanık ...'in eylemine hangi fiil ile iştirak ettiğinin değerlendirilmesinde; sanıkların birlikte katılanın bankadan çekeceği parayı katılandan almak hususunda anlaştıkları ve plan yaptıkları, bu kapsamda sanık ...'ın diğer sanık ...'e olayda kullanması için kendisine ait aracı tahsis ettiği yine, katılana parayı banka yolu ile EFT ile göndermek yerine elden alarak teslim etmesi şeklinde telkinde bulunduğu, sanık ...'in bankadan 547.000 TL parayı alıp çantaya koyan katılanı aracı ile gidecekleri yer dışında başka yerlerde gezdirerek oyaladığı, katılandan paranın olduğu çantayı aracın arka koltuğuna koymasını istediği, akabinde de katılanın gidecekleri banka yerine sanık ...'in kendisini gezdirerek oyalaması üzerine şüphelenerek sanık ...'tan sorduğunda, sanık ...'un panikleyerek katılana karşı cebir göstererek elinde bulunan anahtar ile o an aniden gelişen durumdan kaynaklı olarak katılanın başına vurduğu, katılanı araçtan indirerek para dolu çanta ile araçla olay yerinden hızla uzaklaştığı dikkate alındığında, sanıklar ... ve ...'in katılanın bankadan çekeceği parayı almak için anlaştıkları, fakat bunun ne şekilde olacağına dair anlaştıklarına dair dosyaya yansımış bilgi ve belgenin bulunmadığı; Sanık ...'un katılanın aracın arka koltuğunda bulunan para dolu çantayı alarak, araçtan uzaklaşması durumunda eylemin 5237 sayılı Kanun.'un 141/1. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturacağı, keza katılanın elindeki çantayı katılana fiziki müdahalede bulunmaksızın elinden çekip alması durumunda 5237 sayılı Kanun.'un 142/2-b. maddesinde düzenlenen elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturacağı, keza katılanın elindeki çantayı katılanı iterek cebir kullanmak suretiyle alması durumunda 5237 sayılı Kanun.'un 148/1. maddesinde düzenlenen temel yağma suçunu oluşturacağı, sanık ...'in aniden gelişen elindeki anahtar ile katılanın başına vurarak parasını gasp etmesi eyleminin ise 5237 sayılı Kanun.'un 149/1-a. maddesinde düzenlenen silahla yağma suçunu oluşturduğu; Katılanın yaşı, olayın gelişimi, sanıkların planlaması ve oynadıkları mizansen roller dikkate alındığında, sanıklar ... ve ...'in katılanın parasını alma şeklindeki anlaşmalarının paranın hırsızlık şeklinde alınmasından çok cebir kullanarak yağma şeklinde alınmasınıda içerir bir anlaşma olduğunun dosya içeriği ve kaçamaklı savunmalarından anlaşıldığı, sanık ...'ın da iştirakinin hırsızlık suçuna değil yağma suçuna yönelik olduğu, diğer sanık ...'in elindeki anahtar ile katılana vurması şeklinde ani gelişen eyleminden sanık ...'ın önceden anlaşılmadığı için sorumlu tutulamayacağı, sanık ...'in katılanın başına anahtar ile vurmasının paranın alınması için zorunlu olmayıp plan harici aniden gerçekleştiği keza sanık ...'ın diğer sanık ...'e suçu işlerken gerektiğinde kullanması amacıyla silah sayılan bir alet de vermediği dikkate alındığında, sanık ...'ın eyleminin diğer sanık ...'in eylemine yağma suçunun temel hali için fikir birliği içerisinde hareket ederek sanık ...'i suçu işlemeye sevk etmek ve suçta kullandığı aracı da vermek suretiyle hareket ettiği, sanık ...'in aniden gelişen silahla yağma suçuna iştirakinden bahsedilemeyeceği, yağma suçunun temel haline iştirakinin kabulü gerekeceği kanısı ile mahkememizce verilen kararın doğru olduğu..." hususlarını gösterdiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Dairemize göre, 5237 sayılı Kanun’nın 37/1. maddesi uyarınca fail olan sanık ...’nin işlediği yağma fiilin de, katılan mağdur (HCC)’ye yönelik cebiri, silahtan sayılan ofis anahtarlarını başına vurup onu sersemletmek suretiyle ika ettiğinden, adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun’un 37/1 ve 6/1-f (4) maddeleri delaletiyle aynı Kanun’un 149/1-a maddesinden cezalandırılmasında ve katılan mağdura karşı işlenen ve yağmanın cebir unsurunu oluşturan yaralama fiilinde elde kullanılan ofis anahtarı ile onun başına vurulduğu ve başında sağ temporoparietooksipital bölgede 2 cm boyunda ciltten çökük, cilt ile aynı renkte nedbe oluştuğu belirlendiğinden fiilin silahla yağma olarak nitelendirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Sanık ... yönünden ise; Sanığın, diğer sanık ...'le birlikte eylemi planladığı, bu plan doğrultusunda katılanın güvenini kazanarak kredi çekmeye ikna ettiği, akabinde parayı nakit olarak yanına almasını telkin ettiği, devamında ise diğer sanık ...'in suça konu parayı, katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralayarak alıp kaçtığı görülmektedir. Her ne kadar sanık ... olay yerinde değil ise de, bir kişinin müşterek fail sıfatını alması olay yerinde olup olmamasına bağlı değildir. Olay yerinde bulunmasa da, birlikte suç işleme kararı alındıktan sonra aralarındaki iş bölümü çerçevesinde eylemin tamamlanmasına önemli bir katkıda bulunmuş ise kişinin müşterek fail olarak cezalandırılması gerekir. Somut olayda da, sanıklar arasındaki fonksiyonel iş bölümünde, katılanın güvenini kazanarak kredi çekmesini ve parayı nakit olarak yanına almasını sağlama görevinin sanık ...'a ait olduğu, sanık ...'in görevinin ise katılanı etkisiz hale getirerek parayı almak olduğu görülmektedir. Bu nedenle sanığın müşterek fail olarak 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca nitelikli yağma suçundan cezalandırılması gerekir. V. KARAR Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1010 Esas, 2022/1881 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla