Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/12430 E. , 2025/2170 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/97 E., 2022/271 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Nitelikli tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/12430 E. , 2025/2170 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/97 E., 2022/271 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Nitelikli tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesi uyarınca temyiz davası açılması için yedi günlük bir süre öngörülmüş iken 05.08.2017 tarihli ve 30145 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7035 sayılı Kanun) 21 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "yedi" ibaresi "on beş" şeklinde değiştirilerek temyiz süresi on beş güne çıkarılmış, anılan madde gerekçesinde; “Madde ile 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle tarafların temyiz haklarını daha etkin kullanabilmeleri amacıyla temyiz isteminde bulunma süresi yedi günden on beş güne çıkarılmaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.02.2020 tarihli ve 2019/13-145 Esas 2020/122 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) yürürlükten kaldırılmasına rağmen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile, bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağına ilişkin istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi nedeniyle, somut olayda, 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre bir hafta olduğu, ayrıca, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihinden sonra 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı hâllerde, temyizde sebep gösterme zorunluluğunu da dikkate alan kanun koyucu, 7035 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinde değişiklik yaparak 05.08.2017 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar bakımından temyiz süresini yedi günden on beş güne çıkarmış ise de, 1412 sayılı Kanun'un temyiz süresine ilişkin hükümlerine de atıf yapma imkanı bulunduğu hâlde bilinçli bir şekilde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşılması karşısında, incelemeye konu son karar tarihi 18.03.2022 olmakla birlikte bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce dosyanın Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle ve ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; temyizi kabil olan kararda yasa yolu bildiriminin de 15 gün şeklinde hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunduğu anlaşılmakla; sanığın on ikinci günde gerçekleştirdiği temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelemesine Gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 09.04.2015 tarihli ve 2014/153 Esas, 2015/86 sayılı karar ile, sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1-4, 43/2-1, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 18 gün hapis cezası; katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2-3-e, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve beş yıl denetim süresinin belirlendiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02.06.2015 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/72 Esas sayılı kararı ile 13.11.2017 tarihinde işlediği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan aynı Kanun'un 165/1, 62, 50, 52. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilerek, sanık hakkında önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar veren mahkemesine ihbarda bulunulduğu, sanık hakkında yapılan ihbar üzerine denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği kabul edilerek hükmün açıklanmasına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen ihbara konu 5237 sayılı Yasa'nın 165/1. maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve ihbara konu olan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı ve sanığın adli sicil kayıtlarına göre ihbara konu olacak başkaca mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz isteği bu itibarla yerinden görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.