Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/13325 E. , 2025/3301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/60 E., 2022/444 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi ile silahla tehdit, hakaret ve mala zarar verme HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama I.Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan verilen k
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/13325 E. , 2025/3301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/60 E., 2022/444 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi ile silahla tehdit, hakaret ve mala zarar verme HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama I.Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan verilen karara ilişkin yapılan temyiz incelemesin de; 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanıklara hakaret suçundan dolayı tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince sanıklar müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına ilişkin yapılan temyiz incelemesin de; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenleme uyarınca, sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmiş olsa da, bozma öncesi kararda sanık hakkında yaralama ve hakaret suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş olduğundan, hakkında beraat yanında mahkûmiyet kararı verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Dosya ve duruşma tutanakları, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, sanık müdafiinin vekalet ücreti yönündeki talebinin reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, III. Sanıklar ... ve ... hakkında birden fazla kişi ile silahla tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin yapılan temyiz incelemesine gelince; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar Derya ve Mehmet'e yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a-c maddelerine uyan birden fazla kişi ile silahla tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 24.08.2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.